Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1835
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 11346
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 757
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2062 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (189) | Dış Politika (2524) | Ekonomi (249) | Eğitim (97) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (71) | Adalet (83) | Milli Kültür (624) | Gençlik (28) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (907) | Tarım (158) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (7) | Meslek Kuruluşları (17) | Basın ve Televizyon (22) | Din (683) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (15) | Milli Güvenlik (674) | Türk Dünyası (949) | Şiir (129) | Sağlık (205) | Diğer (3648) |

Görüş bildirebileceğiniz Şiir konuları
Şiirler (129)


Şiir - Şiirler konusu hakkında görüşler
Bedrettin KELEŞTİMUR - (Ziyaretci) 12.08.2025 14:26:06

ŞİİR, SANAT VE MİLLİ HİSLER

ŞİİR, SANAT VE MİLLİ HİSLER
Bedrettin KELEŞTİMUR
Yıllarca Elâzığ Şehrimizde, “Şiir ve Sanatı besleyen bir edebi muhitin
varlığından söz ettik!”
Artık Elâzığ Şehrinin bir, “Taşra Şehri…” olarak anılmasının da çok
yanlış olduğunu belirtmiştik.
Son yıllarda neler oldu, acaba diyoruz ‘sular tersine mi akmaya başladı!’
Yanlış bir ifade kullanıyorsam lütfen düzeltiniz, “bu şehirde
1990’ların heyecanını göremiyorum!”
“Heyecan” üzerine yazdığımız bir dörtlükte şöyle diyorduk;
“Heyecan yüksek, moral, milli şuur;
“Ey yükselen nesil” yüreğin sesi…
Yürekçe beslenelim; ‘milli gurur’
Can derim, milletimin her ferdine,
Nedim ol derim, kutlu sefer bizim.”
Bu şehrin, ‘şiir adına, sanat adına, musiki adına vesaire…’ bizleri de
bir araya getiren, milli hislerimizi de sürekli uyanık tutan, kutlu
seferleri vardı!
Bir an gözlerim kararır gibi oldu, ‘acaba idealizm öldü mü?’ İçin için
titredim! Hayır, bu milleti yaşatan en yüksek moral kaynağı,
‘idealizmdir…’
İdeal insan, ‘ufuk insanı, gaye insanı, dava insanı, vakıf insanı…’
olarak tanımlarım.
Bir şiirimizde de, “İdeal İnsan…” için şöyle deriz;
“Kimdir de hele; ‘ideal insanı’
Yüreğinde sevgi-aşkla dolanı
Memleket için gül gibi solanı
Vefalı, vakıf bir insan olanı,
Sevdasında, ‘mum kimin eriyeni’
Kolay mı her zaman, ‘veren el olan’”
“Vatan olmaya…” deriz, “Millet olmaya…” deriz değil mi?
“Olmak!” fiili, bizleri içten içe kuşatır/ kuşatmalı da, efendim…
1990’lardan itibaren bu şehrin/ veya Şehir insanının, “edebi şöleni…”
sadece ilim muhitini etkilemiyordu! Şehrin 7’sinden 70’ine bütün
insanını kuşatıyordu… Hele, “Gazi Caddesinden Tarihi Öğretmenevi önüne
kadar, omuz omuza uzanan yürüyüşler…” Şehir bir bayram havasına
bürünüyordu!
“Hazar” başlıklı şiirimizde şöyle sesleniyorduk;
“Hazar, isminle bir meşale oldun
Gönüller içre Türk’e lâle oldun
Şiirin ihlasıyla kaynar, Hazar
Ruhumu besleyen şelale oldun
İkiliğe meydan okur, ey vefa;
Şair meclisinde bulurum sefa!

Küçük Hazar’dan Büyük Hazar’a,
Su gider, türkü gider, gönül gider
Türk’e bayrak olacak, hilal gider
Birlik ruhunu tutuştur, Hazar’da;
“Dil’de, İş’te, Fikir’de Birlik” gider
Elâzığ’dan; ‘bir büyük ülkü’ gider,
Kızılelma’ya hey… Kızılelma’ya
Asırların boyası, Turan gider…”
Asırların boyasında, vuslat şehri Harput’a, her gelen hayran kalırdı…
Nasıl kalmasın ki,
Harput, maddi ve manevi ihtişamıyla asırların, ‘tarihi buluşturan
efsane şehri oluyordu’
“Her gün duayla yıkanır, arınır
Takva boyasıyla huzur buluruz!
İman, islâm atlasında barınır
Şükür niyazında huzur buluruz!
İhlasla, hak menziline sarınır
Gönüller seferde hazar buluruz!”
Milli bir his, şuur ve heyecanı daha dün gibi yaşayamazsak, ‘yazık
bizlere…’ hem de çok yazık!
Türk Dünyasının dört bir yanından, “Hazar Şiir Akşamı…” sorulurdu?
Türkiye’nin dört bir yanından, ‘şairler, sanatçılar, mütefekkirler…’
Hazar Şiir Akşamının heyecanını yaşarlardı.
Elâzığ’da, Harput’ta, Hazar’da olmak, bir şair için, bir sanatçı için
farklıydı… O insanlar, ‘tarihi ve edebi bir şöleni birlikte yaşamanın
hazzı ve heyecanı içindeydiler…’
2025 yılında, elbette ki, bu şehrin bir yazarı olarak, ‘hissiyatımızı
okşayan o heyecanı sormak ve soruşturmak da elbette hakkımız…’
“Bugün, şiir akşamı, vuslatımız
Hey küheylan, şahlanır yine atımız
Bağ kuralım, geçmişten geleceğe
Küçük Hazar’dan, Büyük Hazar’a…”
2025 yılının Ağustos ayındayız, Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarının
tarihi hala belli değil! Gazetelerimiz de, Televizyonlarımızda,
Radyolarımızda, “Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarıyla İlgili ne sohbet
be ne de muhabbet yok gibi…” Gariptir, Türk Dünyasının Şiir Şöleni
olarak da anılan bu koca faaliyeti belki de, yine bir haftaya
sığdırılacak! Bizler isteriz ki, bu tarihi faaliyeti aylar öncesinden
konuşalım… Şiiri, Sanatı, Edebiyatı sevelim ve de sevdirelim. Allah
Resul’ünün (sav) “Şiirde hikmet var!” sözünden hareketle, gönül
dünyamızın ilham kaynağı olarak düşünmeliyiz.
Allah Resul’ünün nübüvvetini şiirleriyle destekleyen şairler; “Hassan
bin Sabit, Kâ’b bin Malik, Abdullah ibnu Ravaha…” Bu güzel sahabeleri
de rahmetle anıyoruz.
“Şiirin Kaynağı” başlıklı dörtlüğümüzde şöyle diyoruz;
“Şiirin kaynağı, Rabbimden ilham
Marifet dünyasında gezinmendir
Meyvesi acı, çeker yükünü gam;
Mısralar, gönüllerin dilekçesi
Sözle hafızalarda gezinmendir…”
Prof. Dr. Sadık Kemal Tural Hocamıza ithaf ettiğimiz bir dörtlükte de
şöyle sesleniriz
“Şiir olmasa dünya çöl olurdu”
Hikmet yıkamasa gök kül olurdu
Şiir aşktan doğar, ruhu yükseltir
Aşktan uzaklaşsa arz zül olurdu”
Şiirde, ‘gönül coğrafyamızı bir araya getiren, ortak değerler
etrafında birleştiren manevi bir cihaz olduğunu da söylemek isterim!’
Bir olma/ veya beraber olma şuurunu besleyen şiirin, sanatın gücüdür
dersem yeridir. Selam ve Muhabbetle…


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.