HAZAR ŞİİR AKŞAMLARINA
HAZAR ŞİİR AKŞAMLARINA Bedrettin KELEŞTİMUR Şair sözü, milletin duygu teli O tel, yürekle bir, titretir eli O dille, cihana destanlar yazdık Dinle Hazar’dan, budur fetih dili Hazar, bir mavi seccade Davudi sesle yankılanır O seste, bir âlem azade, Turan menzilinde dolanır! Hazar, bir büyülü deniz Yıldız yıldız tarih yağar Uzakta değil, bahtımız; Destanlarla tekrar doğar! Hazarda, vefa sancağı, Hoş gelişler olsun deriz! Altay da tüter ocağı, Mağcanlar, can olsun deriz! Hazar, bir rüya âlemi “Şiirle kurmuş devleti” Duygu yüklüdür kalemi, Alp erencedir savleti! Hazar, sadakat yemini, Emaneti üzerinde! Gök bayrak süslü zemini, Türkistanî nazarında! Hazar, bağrında gül açan, Gönlümüzün baharıdır! ! Rahmet üstüne nur yağan, Duyguların seheridir! Hazar, tarifi şiirde; Mısra mısra arifleşir O kıvılcımı şuurda; İçten içe zarifleşir! “Dil’de, Fikir’de, İş’te birlik” Gaspıralı ’da yanar ateş, Yüce ufuklar çekmez darlık, Hazar, yükün mihnetle eş! Hazar, sözünde sefer var Her zaferin bir öyküsü! Sazın telinden haber ver Yaşar, dillerde türküsü! Hazar, tasviri çizilir Hayali cihan yurdun Söz içre edep yazılır Canlar, ebedi taht kurdun! Ata Yurttan, Ana Yurda, Coğrafyaya isim verdin! Türkçe’m, nöbet bekler şurda, Şairin gönlüne erdin! Üç kıtanın rahmindesin, Bütün yüzler sana dönük! Oğuz Ata neslindesin, Hazar, Türklük sana konuk! … tarih sana konuk! HAZAR Hazar, isminle bir meşale oldun Gönüller içre Türk’e lâle oldun Şiirin ihlasıyla kaynar, Hazar Ruhumu besleyen şelale oldun İkiliğe meydan okur, ey vefa; Şair meclisinde bulurum sefa HAZAR ŞİİR AKŞAMI Bugün, şiir akşamı, vuslatımız Hey küheylan, şahlanır yine atımız Bağ kuralım, geçmişten geleceğe Küçük Hazar’dan, Büyük Hazar’a… ŞİİR HASBİHALDİR Şiir, hasbihaldir Hal ehli ile kelâmdır İlham kaynağı gönüllerde, Rahmet damlalarıyla maveradan, Cümle âleme bir esintidir Şiirde, hikmet var! Sözün selâmı, selâmeti, hayratı Bir içli nağmede hoyratı Şiir, aşk nehri, sevda nehri Her insan bir âlem Âlemin rıhtımında hak ereni, Gönül gözüyle görür mualla şehri... ŞİİR VE ŞAİR Resul’ün hırkasını taşır, şair “Şiirde hikmet gibidir” der, Resul Anladım, “sanat Allah’ı aramak…” Bildim, “çelik çomak işimiş, sair…” Şiir, dua gibi süzülür gönlümden Hikmet pınarı gibi kaynar özümden İlham kaynağı gibi taşar özümden ŞİİR Şiir, aklın, gönlün, vicdanın sesi Öz ile tartıya alma, ‘hevesi…’ Kanayan yüreğime, ‘merhem’ olur Söz bulutu, ilham yağmuru, ‘nefesi’ ŞİİR SÖZÜNDE Şiir sözünde; hikmet var, ihsan var Sessiz çığlığın ruhunda, insan var Sesin mana elbisesi, lisan var His deryası, düşünce pınarında Akar gideriz fenadan bekaya Ağaç gibi, “kökü mazide ati” Şiir gibi gönüllerde, yasan var! ŞİİR KEDERLE YAZILIR Gül, dikeniyle sevilir Şiir, kederle yazılır Dünya zehrini içirir Gamsız geçen bir ömre yan ŞİİR AKŞAMINA Gönül mızrabını çal, nesrin bittiği yerde Şairleri haykırsın bu milletin her yerde Şiir gecesi bugün, Mezire’de düğün var Mısraların dilinde, ‘ülkü’ kalmasın yerde HAZAR’DA… Küçük Hazar’dan Büyük Hazar’a, Su gider, türkü gider, gönül gider Türk’e bayrak olacak, hilal gider Birlik ruhunu tutuştur, Hazar’da; “Dil’de, İş’te, Fikir’de Birlik” gider Elâzığ’dan; ‘bir büyük ülkü’ gider, Kızılelma’ya hey… Kızılelma’ya Asırların boyası, Turan gider HAZAR`DAN Hazar anılır, eski dostlarla Hafızamda yirmi beş yıllık hatıra Kimler gelmiş, misafir şu satıra Sade bir şiir, bir gece değil bu Asırların feryadını dinlemek Köprüler kurmak, gönül coğrafyama
|