Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1836
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 11750
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 757
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2062 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (201) | Dış Politika (2598) | Ekonomi (263) | Eğitim (99) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (78) | Adalet (89) | Milli Kültür (683) | Gençlik (30) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (956) | Tarım (160) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (7) | Meslek Kuruluşları (20) | Basın ve Televizyon (29) | Din (728) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (15) | Milli Güvenlik (691) | Türk Dünyası (962) | Şiir (138) | Sağlık (212) | Diğer (3724) |

Görüş bildirebileceğiniz Ekonomi konuları
Türkiye’nin ekonomisi iyiye mi gidiyor? (67)
Bankacılık sistemimiz nereye gidiyor? (3)
Vergiler adil mi? Hangi vergiler değişmelidir? (7)
Küçük işletmelerin ve esnafların temel sorunları nelerdir? (4)
Ekonomi ile ilgili diğer konular (182)


Ekonomi - Ekonomi ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Yaşar DURMAZ - (Ziyaretci) 22.09.2026 15:57:59

Türkiye’de Konut Sektöründe Ne Oluyor? Satıcı Çok, Alıcı Yok

Türkiye’de emlak sektöründe bir süredir ciddi bir sıkışıklık ve daralma yaşanıyor.

Fiyatlar yükseliyor ama vatandaşın alım gücü de aynı oranda ve aynı hızda artmıyor. Satışlar yavaşladı. Özellikle ikinci elde eski hareketliliği görmek zor. Reel fiyatlarda da gerileme var.

Peki sahada ne görüyoruz?

Her taraf satılık ev ilanlarıyla dolu. Satıcı çok, alıcı pek yok…

İlan sitelerine baktığınızda aynı bölgede, benzer özelliklerde çok sayıda konutun satışta olduğunu görüyorsunuz

Mülk sahibi alıcı bekliyor, emlakçı müşteri arıyor.

Buna karşılık gerçek alıcı bulmak eskisi kadar kolay olmuyor.

Bunları yan yana koyunca insan ister istemez soruyor: Peki piyasada ne değişti?

Bence önemli değişim, ilanlardaki beklentiyle alıcının ödeyebileceği rakam arasındaki farkta görülüyor.

Bir ev 5 milyon liraya ilana çıkıyor. Ev sahibi, “Benim evim bu eder” diyor. Alıcı geliyor, bakıyor, hesap yapıyor ve o parayı vermiyor. Sonra bekleme, telefonlar ve pazarlık başlıyor. Rakam aşağı geliyor ve satış gerçekleşiyor.

Gerçek fiyat da o zaman ortaya çıkıyor.

Sahada alıcının daha temkinli olduğunu görüyoruz

Eskisi gibi bir eve bakıp hemen karar vermiyor.

Aynı bölgede alternatiflere bakıyor, fiyatları karşılaştırıyor, bütçesini zorluyor mu diye düşünüyor.

Satıcı da artık şunu daha fazla görmek zorunda: Yüksek fiyat yazmak başka, o fiyata alıcı bulmak başka.

İşte burada emlakçının sorumluluğu başlıyor.

Emlakçı sadece ilanı hazırlayıp internete koyan kişi değil. Satıcıya piyasanın gerçeklerini anlatmalı. Müşterinin duymak istediği rakamı söylemek kolay; gerçekten satılabilecek fiyatı söylemek zordur. Gerçek Emlakçılık “Abi, senin ev 6 milyon eder” demek değildir. Zor olan, “Bu evin piyasası 5 milyon civarında, daha yukarı yazarsak satış uzar” diyebilmektir.

Hatta sırf portföy almak için gerçekçi olmayan fiyatı kabul etmemek gerekiyor. Çünkü satılmayacak bir fiyatla alınan ev aylarca ilanda kalıyor. Bu da ne ev sahibine yarıyor ne de emlakçıya...

Bence iyi emlakçılık biraz da burada başlıyor: Müşteriyi memnun etmek değil, ona piyasanın gerçeğini söylemek.

Hoşuna gitmese bile.

Elbette bu tabloyu sadece faizle veya krediyle açıklayamayız.

Vatandaşın geliri ortada. Krediye ulaşmak kolay değil.

Faizlerin seviyesi belli. Konut arzı da işin cabası...

Bir de geçmişten gelen fiyat beklentileri var.

Konut, uzun yıllar boyunca sadece barınma ihtiyacı değil, güvenli bir yatırım olarak görüldü. Bu nedenle bazı ev sahipleri geçmişteki fiyat artışlarını bugüne taşımak istiyor. “Komşum geçen yıl şu fiyata sattı, benimki de o kadar eder” hesabı ise her zaman tutmuyor.

Çünkü piyasa geçmiş fiyatlara göre değil, bugünkü alıcıya göre şekilleniyor.

Bu yüzden piyasayı anlamak için ilanlara değil, gerçekleşen satışlara bakmak lazım.

Kaç konut satıldı? Hangi fiyattan satıldı? Ne kadar sürede alıcı bulundu?

Çünkü ilandaki rakam bir beklentidir. Gerçek fiyat ise satış gerçekleştiğinde ortaya çıkar.

Kiralık konut meselesine bakacak olursak, okullar açıldı, yeni eğitim-öğretim dönemi başladı. Tayinler bitti. Herkes evine, ocağına yerleşti. Kış aylarına doğru ilerliyoruz. Kiralık konut piyasasındaki hareketliliğin önemli bölümü geride kaldı.

Bundan sonraki dönemde bazı bölgelerde kiracı bulmak daha fazla zaman alabilir.

Aynı durum satış piyasası için de geçerli.

Bu nedenle mülk sahiplerinin fiyatlarını bugünün piyasa şartlarını dikkate alarak yeniden değerlendirmekte fayda var.

Unutmayalım: Emlak sektöründe fiyatı mülk sahipleri değil, piyasanın gerçekleri ve müşteri belirler.

Selam ve saygıyla...

Yaşar DURMAZ

Kocaeli Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.