Şansölye Merkel, değişiyor mu?
Şansölye Merkel, değişiyor mu?
Mehmet Koçak
kocak61mehmet@gmail.com
22 Ekim 2013, 06:55
Almanya`daki son seçim sonuçlarını değerlendirdiğim yazımda: bu ülkedeki seçimlerin AB`ye aday üye olmamız, Almanya ile ticari ve siyasi ilişkilerimiz, Almanya`da yaşayan yaklaşık 3 milyon vatandaşımız dolayısı ile hem seçim sonuçları hem de seçim sonrası oluşacak yeni hükümetin bizim için de oldukça önemli olduğundan bahsetmiştim.
Ayrıca yazımda Merkel`in, oylarını arttırmış olsa da koalisyon ortağı FDP`nin barajın altında kalması sonucu yeni bir ortak aramaya mecbur kalacağına işaret ederek yeni ortak bulmakta zorlanacağı gibi eski siyasi görüşlerinde ısrarcı olamayacağını yazmıştım.
Evet yorumlarımı doğrular nitelikte Almanya`da gelişmeler oluyor. Şansölye Merkel`in ısrarcı olduğu önceki politikalarından vazgeçtiği yönünde ilk sinyaller gelmeye başladı bile&8230;
Seçimlerde başarı gösteren Sol Parti`ye ortaklık için gitmeyeceğini açıklayan Başbakan Merkel`e, Yeşiller Hareketinden ret cevabı geldi. Koalisyon ortaklığı için tek seçenek olan Sosyal Demokratlara koalisyon hükümeti pazarlıkları devam ederken, Başbakan Merkel, politikalarında değişime gideceklerini ima eden açıklamalarda bulunuyor.
Ayrıca Federal Alman hükümeti Türkiye ile AB üyelik müzakerelerinde yeni başlık açılmasına yeşil ışık yaktı ve AB, Türkiye`nin üyelik müzakerelerinde 3 yıl aradan sonra müzakereler yeniden hız kazanmaya başladı. Hükümetler arası konferansın 5 Kasım`da toplanmasının ve bölgesel politika faslının resmen açılmasının planladığını bildirdi. Anlaşıldığı gibi Başbakan Merkel engeli aşılınca AB yolunda ilerleme sağlanmış oldu.
Lüksemburg`da yapılan AB Genel İşler Konseyi Toplantısı`nda 22. başlığın resmen açılması, Hükümetler Arası Konferans (HAK) için tarih belirlenmesinin karara bağlanması Merkel`in eski politikalarında ısrarcı olmayacağı veya olamadığının işareti oldu.
22. ``Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu´´ başlığının Haziran ayında açılması planlanmış ancak Gezi olaylarında polisin göstericilere uyguladığı şiddeti bahane eden Almanya`nın da aralarında olduğu bazı ülkeler başlığın açılmasına engel olmuştu.
Şansölye Merkel`in bu değişiminin gönüllü değil zoraki olduğunu herkes bilmektedir. Koalisyon pazarlığında olduğu Sosyal Demokrat Parti SPD`nin yanında Federal mecliste farklı siyasi partilerden girmeyi başaran 11 Türk kökenli milletvekilinin Merkel`i Türkiye karşıtı politikalarını eleştirmeleri ile Almanya Türk Toplumunun siyasi baskıları etkili olmuştur.
TÜRK KÖKENLİ VEKİLLER ÇİFTE VATANDAŞLIK İÇİN BASTIRIYOR
Federal Mecliste bulunan Türk kökenli 11 milletvekili Federal Hükümetin 22. ``Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu´´ başlığın resmen açılmasına engel olmamasını yeterli bulmuyorlar.
Onlar Türkiye karşıtı politikalardan tamamen vazgeçilmesi ve Almanya`da bulunan 3 milyonu aşkın nüfusa sahip olan Türk Toplumunun haklarının sağlanmasını istiyor. İstenilen bu haklar arasında öncelikli olarak;
İslam dininin diğer dinlerle eşit statüde olması için resmen tanınması, Okullarda İslam din eğitiminin ülke genelinde verilmeye başlanması Çifte vatandaşlık hakkının verilmesini Yerel seçim hakkı, opsiyon modelinin kaldırılması Sosyal hayattan dışlama ve ötekileştirme girişimlerine son verilmesi Çözüm bekleyen öncelikli sorunlar olarak sıralanmaktadır.
TÜRKLERE YÖNELİK AYRIMCILIKTA ARTIŞ VAR
Almanya başta olmak üzere Avrupa`da ırkçılık yükselmeye devam ediyor. Bu ırkçı akımların ilk hedefi İslam ve Müslüman topluluklardır. Müslümanlar içinde ise çoğunluğu teşkil eden Türklerdir.
Irkçı hareketler yüzünden yaşanan onca olaya, can ve mal kaybına acı olaya rağmen hala ciddi tedbirlerin alınmamış olması da ayrıca bir diğer üzüntü sebebidir. Almanya`daki ayırımcılığın hangi düzeyde olduğunu merak edenler yapılan anketlerin sonuçlarını görünce şok oldular.
Berlin-Brandenburg Radyo Televizyon Kurumu`nun (RBB) Berlin merkezli İnfo Gmbh şirketine yaptırdığı ankete 15 yaş üzeri 1011 Türk kökenli göçmen katıldı. Ankete katılan her 4 kişiden biri görünümünden ötürü sözlü aşağılamaya, hakarete uğradığını söyledi. Her 10 katılımcıdan biri, söz konusu gerekçeden ötürü kendisine şiddet uygulandığını belirtirken, bu rakam 15-29 yaş arasında iki katına çıktı.
İlkokul ya da ortaokuldan mezun Türklerden yüzde 10`u Türkçe isimlerinden dolayı iş başvurularının reddedildiğini açıkladı. Bu oran yüksek eğitimli Türk göçmenlerde ise yüzde 30`lara ulaştı.
Bu hem çok üzücü hem de çok tehlikeli bir gelişmedir ve Almanya`nın demokratik hukuk devleti olduğu yönünde şüpheleri arttırmaktadır. Bu sebeple bana göre bu durum, yeni kurulacak olan koalisyon hükümetinin üzerine gitmesi gereken en önemli olaylardan biri olmalıdır.
Ayrıca yeni hükümet Almanya`nın Türk karşıtı politikalarından vazgeçmeli Almanya`da yaşayan Müslümanları ``potansiyel suçlu´´ görme düşüncesi yerine bir arada huzur ve güven içinde yaşama adına karşılıklı hoşgörü kültürünün gelişimine destek vermelidir...
|