Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1836
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 11622
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 757
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2062 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (193) | Dış Politika (2580) | Ekonomi (257) | Eğitim (99) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (75) | Adalet (87) | Milli Kültür (666) | Gençlik (30) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (934) | Tarım (160) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (7) | Meslek Kuruluşları (19) | Basın ve Televizyon (29) | Din (721) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (15) | Milli Güvenlik (686) | Türk Dünyası (959) | Şiir (133) | Sağlık (212) | Diğer (3693) |

Görüş bildirebileceğiniz Dış Politika konuları
Irak`ın kuzeyinde yapılan sınır ötesi harekat ne olmalıdır? (5)
Barzani mi daha tehlikeli PKK mı? (15)
Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (208)
ABD ve İsrail ile ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (337)
Türk Dünyasıyla ilişkilerimiz yeterli mi ?hedef ne olmalıdır? (5)
Beşli Shangay örgütü ile ilişki kurmalı mıyız? (128)
Dış politika ile ilgili diğer konular (1882)


Dış Politika - Dış politika ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Yavuz KOCA - (Ziyaretci) 17.06.2025 15:08:22

İran Biat Şah ve Mat

İran Biat Şah ve Mat
Yayınlanma: 17 Haziran 2025


İran sınır komşumuz. Köklü bir devlet. 1979 yılına gelindiğinde, Şah Rıza Pehlevi halk desteğini yitirmişti. 1960`lardan itibaren sürgün hayatını önce Türkiye’de, sonra Irak`ta yaşayan ve en son Fransa’da koruma altına alınan Ayetullah Humeyni’nin beklediği/bekletilen gün gelmişti.

Humeyni, Şubat 1979`da İran`a döndü. Devrim gerçekleşmişti. Cicim ayları sonrası, devrim sürecinde kendisini destekleyenlerden öteki gördüklerinin hemen tamamını, Cumhurbaşkanı seçilen kişi (Beni Sadr) dahil tasfiyeye başladı. Tasfiyeye; idam (yaklaşık 300.000 kişi), sürgün, kaça-kaç, malına çökme, itibarsızlaştırma derken her şey dahildi. Sonuç, şah ve mat…

Kaça Kaç Durağı Erzurum:


Erzurum’da dönemin en lüks otelini Oral ailesi işletiyordu. Müdür Selim Bey, İstanbul Hilton’dan getirilmişti. Ben İngilizce bilmem nedeniyle otelde resepsiyonisttim, gece çalışıyor gündüz Üniversite’de eğitimimi sürdürüyordum.

İran’dan can havliyle kaçan çok insanla tanıştım. Özellikle varlıklıların ilk duraklarından birisiydi Oral Oteli. Odalar dolduğundan lobide korku dolu gözlerle kara kara düşünen, yerlerde sürünen ve uyuya kalan çok İranlı vardı.


Azerbaycan Türkçesine hakimiyetimden onlarla rahat anlaşıyordum. Ben bugünleri, bir üniversite öğrencisi olarak 1980 yılında sezmiş ve görmüştüm. Biat kültürünün sonuçları geliyorum diyordu. Devrim Muhafızlarının hakimiyeti, liyakatin ve ehliyetin yerle yeksan oluşu işaret fişeği idi. Şah ve mat…

Tezatlar:

İran`da Monarşinin yerini “İran İslam Cumhuriyeti” aldıktan sonra, Saddam Hüseyinli Irak’la savaştırıldılar. Öyle ki, savaşta paşa kalmayınca Genel Kurmay Başkanlığına bir albay atanmıştı.

İran’ın karakter alt yapısı hem güçlü hem zayıf. Zayıf yönlerinden birisi, devşirilebilen adamlar. Yoksa, İsrail bu kadar rahat hareket edemez, kılcal damarlara giremez, istediği kişileri/yerleri nokta atışıyla imha edemezdi. Ardında beybabası ABD olsa bile…

Neden… İran gerçek dostu olmaması için ne gerekiyorsa yaptı. Azerbaycan-Ermenistan savaşında Ermenilerin yanında yer aldı. PKK faaliyetlerinde Türkiye’nin karşısında oldu. Kıbrıs’ta her daim Rumları destekledi. Vekalet savaşlarında kullandığı örgütler hariç yakın ve/veya uzak komşulardan herkes mesafe koydu İran’a!..

İslam ülkeleri mi? Geçiniz efendim… Cetvelle çizilmiş ülkeler, bir sözle atanmış liderler, tarihi Osmanlı’ya ihanetle dolu bir miras, hac ayında bile İsrail’i destekleyen Suudiler ve daha niceleri. Gazze’nin tek kare fotoğrafı dahi yeter ama “yanan” kim? Şah ve mat…

Türkiye:

Maalesef halen, İran’dan, Irak’tan, Suriye’den, Mısır’dan, Lübnan’dan ve daha nicelerinden ders çıkaramayanlar olsa da inşallah kimse vatanımızı zora düşüremeyecek. Satılabilir yeterince hain bulamayacaklar, zira bu ülkeyi karşılıksız sevenler, kadirleri bilinmese de önce vatanım demeyi sürdürüyorlar.

Bazen düşünürümde, sahi biz hangi iklimde, hangi saiklerle yoğrulduk? Adanmışlık vurgununda kendimizi unutmayı nasıl becerebildik? Bize emanet edilen görevleri yüz akıyla yönetme bilincini kimden edindik? Onca hukuksuzluğa rağmen, devletimize neden küsmedik? İyi ki de küsmemişiz. Hem devlete düşman olan hem o devletin meclisini yönetenler hem Türkiye Cumhuriyeti’ne hakaretamiz TC diyen, hem TC’nin kırmızı plakalı araçlarından inmeyenler bizden evla görülseler de… Şah ve mat…

Hedef:

İran Türkiye’den sonra en fazla Türk’ün yaşadığı ülkedir. Mezhep farklılığı bizi bağlamaz, İran Müslümanların yaşadığı bir ülkedir. Ötesi, gördüğü ihanetlere rağmen, Türk Milleti tarihi misyonla her daim mazlumun, çocuğun, yaşlının, düşkünün, kadının güvencesi olmuştur.

Şunu unutmamalıyız ki Lübnan’da kurdukları sistem ne getirdiyse, Irak’ta da Mısır’da da o oldu. Suriye’de de o olacak. İran’da aynısını yapmaya çalışacaklar ve sıraya bizi koyacaklar. Hedefin ne olduğunu görmek için DEM’in özendiği Irak’a ABD’nin getirdiği sisteme bakalım mı? Cumhurbaşkanı Kürt, Başbakan Şii, Meclis Başkanı Sünni olacak… Türkiye’de böylesi bir saçmalık uygulanabilir mi? Böyle bir ülke yaşayabilir mi? Asla…

Bayrağımız, toprağımız, dilimiz tartışmaya açılamaz. Bilmeliyiz ki, bir ülkede milli değerler tartışılmaya başlarsa, Aslanlar, Kaplanlar, Metinerler, Çetinerler hemen yeşile koşarlar. Şah ve mat…

Es-selam olsun, ves-selam olsun, has-kelam olsun, “Bayrak” bağımsızlığımızın sembolü, “Toprak” uğrunda ölünebilen vatandır, diyenlere…


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.