Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1836
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 11552
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 757
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2062 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (191) | Dış Politika (2567) | Ekonomi (256) | Eğitim (98) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (73) | Adalet (87) | Milli Kültür (657) | Gençlik (29) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (920) | Tarım (160) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (7) | Meslek Kuruluşları (19) | Basın ve Televizyon (29) | Din (713) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (15) | Milli Güvenlik (684) | Türk Dünyası (956) | Şiir (132) | Sağlık (211) | Diğer (3681) |

Görüş bildirebileceğiniz Dış Politika konuları
Irak`ın kuzeyinde yapılan sınır ötesi harekat ne olmalıdır? (5)
Barzani mi daha tehlikeli PKK mı? (15)
Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (208)
ABD ve İsrail ile ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (335)
Türk Dünyasıyla ilişkilerimiz yeterli mi ?hedef ne olmalıdır? (5)
Beşli Shangay örgütü ile ilişki kurmalı mıyız? (128)
Dış politika ile ilgili diğer konular (1871)


Dış Politika - Dış politika ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Ahmet Kılıçaslan Aytar - (Ziyaretci) 22.02.2019 00:33:50

HANOI, TRUMP VE JONG UN

HANOI, TRUMP VE JONG UN

2 Şubat`ta ABD, nükleer silahlar kontrolünün dayanağı olan 1987`de Sovyetler Birliği ile imzaladığı Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması`ndan (INF) çekildi.
Böylece ABD ve Rusya arasında 2021`de süresi dolacak bir diğer anlaşma Yeni Stratejik Silahları Azaltma Antlaşması (New Start) sarsıldı.
1969` da Londra, Moskova ve Washington` da imzalanan Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) ise hâlâ yürürlüktedir.
Ancak bu antlaşma da ABD ve Rusya arasında sözleşmeli bir nükleer silah çerçevesi olmadan teminat sağlamıyor.


Çünkü nükleer konusunda herşey, iki süper gücün karşılıklı silah denetimine rızaları ve teminat vermeye istekli olmalarına bağlıdır.
Ne ki, ABD ve Rusya bunun yerine nükleer silah birikimi gerçekleştiriyor.
Savunmasız kalmak istemeyen daha küçük ülkeler de çaresiz buna uyuyor.
Kuzey Kore ile İran bunun sadece ilk örnekleri sayılıyor...


12 Haziran 2018`de Singapur`da ABD Başkanı Trump, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile görüştü.
Trump, K. Kore`nin nükleer tehdidini sona erdirdiği konusunda ısrar etti.
Nitekim Pyongyang, eski tesislerin sökülmesinden sonra bütün nükleer ve füze testlerini durdurdu.
Ancak K.Kore rejimin hayatta kalması ve statüsünün nihai garantörü olarak nükleer programının olgunlaşmaya varmasını hâlâ anayasasında tutuyor.
Ülkenin anayasasında saklı tutulan bir kabiliyete sahip olmak ise K.Kore`nin nükleer cephaneden vazgeçmeyeceğinin kanıtı sayılıyor...


Başkan D. Trump şimdi Kim Jong Un ile 27-28 Şubat`ta Vietnam/ Hanoi`de yapılacak ikinci zirveye hazırlanıyor.
Ve zirveden bir hafta önce Trump, K.Kore`nin nükleer silahlarını yok etmek için "hiçbir şekilde acele etmediğini",
K.Kore`nin denuclearizasyonu sonuçlandırmak için "Acil zaman çizelgesi "nin olmadığını söyleyerek herhangi bir aciliyet duygusunu reddediyor.


Halbuki bölge ülkeleri K.Kore`nin nükleer silah devleti olarak kabul edilemeyeceğini,
Nükleer programın ve tesislerin tasfiyesine yönelik adımlar atılıncaya kadar ülkenin yaptırımlar altında kalmasını talep ediyor...


Geçen ay ABD Ulusal İstihbarat Komitesi Dan Coats, Senato İstihbarat Komitesi`nde, K.Kore`nin nükleer silahlarını ve üretim kabiliyetlerini tamamen terk etmesinin mümkün olmadığını belirtti.
Yüksek seviyeli bir K.Koreli diplomat Thae Yong Ho, Kim`in " dünyadaki hiçbir paranın K.Kore`yi nükleer silahlarını bırakmaya ikna edemez" düşüncesinde olduğunu söylüyor.
K.Kore Merkez Haber Ajansı ise "Kore Yarımadası`nın yeniden dengelenmesi için sadece Kuzey ve Güney`den değil tüm komşu bölgelerden gelen nükleer tehdit faktörlerinin ortadan kaldırılmasi gerekir" düşüncesini işliyor...


Nitekim Pyongyang`ın mesela Çin, Rusya, Japonya ve Güney Kore`yi nükleer baskıya maruz bırakarak, Washington`dan Asya`da genişletilmiş nükleer caydırıcılık talebi,
ABD`nin ittifakları, ticari kararları ve ABD-Güney Kore Özel Tedbirler Anlaşması`nı duraklatmak için bir neden olsa da,
Başkan Trump`ın bu talebe yanıt vermeyeceği öngörülüyor.


Çünkü Trump`ın K. Kore`nin gerçek kimliğine bürünmesini görmek isteyeceği,
K.Kore`nin test yapmadığı ve yaptırımlara devam edildiği için zorlayıcı bir zaman çizelgesi kullanmayacağı,
Bu yüzden acele etmeyeceği düşünülüyor...


Ama Güney Kore`nin, Pyongyang ve Çin`le olan ilişkilerini hızlandırması uygulanan yaptırımları aşındırıyor.
Bu durum Trump`ın tehdidi sona erdirdiği iddiasına yol açarken,
Aynı zamanda K.Kore`nin denuclearizasyonu politikasının da güvenilirliğini azaltıyor.


Ya da daha endişe verici başka bir şey ise K.Kore`nin, nükleer silah ülkesi Pakistan ile ilişkisini geliştirmesidir.
Pyongyang`ın yükümlülüklerine aldırış etmemesi ve ekonomisini geliştirmek isteyen Pakistan ile gelişen ilişkisi,
K.Kore`nin nükleer kabiliyetleri konusunda şüpheye neden oluyor.
Şüphesiz, İran bu sürecin nasıl yürüdüğünü yakından takip etmektedir ki;
İran bu bölgede nükleer dominoyu tetikleme potansiyeli olan bir ülkedir...
Bu durum Kuzeydoğu Asya`yı da benzer bir gelecekle karşı karşıya bırakıyor...


Elbette bir çok şüphe vardır.
Ancak Hanoi`de buluştuklarında Trump`ın, sadece Kim`e değil bütün dünyaya;
Yaşanılan şu zamanın "Yıldız Savaşları Konseptinde Küresel Liberal Çağ " olduğunu ilan etmesi anlamında,
ABD`nin düşük verimli nükleer bir seçenek dahil olmak üzere "Nükleer Üçlü" denilen,
Bir savaş halinde hayatta kalabilmek için;
Geniş kapsamlı nükleer cephaneliği içeren varlıkların uzay dahil çeşitli silah platformlarına yayılarak ilk vuruşu yapabilme kabiliyetinin sağlandığını:
Stratejik olmayan nükleer kapasitenin sürdürüldüğünü bildireceği,
Politika olarak;
Potansiyel ya da potansiyel olmayan düşmanların herhangi bir ölçekte nükleer ya da nükleer olmayan stratejik saldırılarının caydırılacağını,
Caydırıcılık başarısız olursa zararın sınırlanması için ABD nükleer güçlerinin özel ve esnek rolüne başvurulacağını söyleyeceği düşünülüyor.


22. 2. 2019








Ahmet Kılıçaslan AYTAR
ahmetkilicaslanaytar@gmail.com


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.