Derin sularda, rol alma, paye kapma arayışı(!)
Derin sularda, rol alma, paye kapma arayışı(!)
20 Ağustos 2016
15 Temmuz darbe girişimi sonrası, tartışılan en önemli konulardan biri Erdoğan-Putin buluşması.
Bu tarihi buluşmanın nasıl gerçekleştiği ve kimlerin aracı olduğu? Soruları merak konusu.
Bütün bu gelişmelere paralel olarak fırsatı kaza etmeme adına darbe kalkışması sonrası birçokları öne çıkarak bir &8216;rol alma ve pay kapma` peşinde olduğu gözleniyor.
Erdoğan-Putin buluşmasında buna şahit olduk.
Nitekim bu ve benzeri girişimler hiç şüphesiz spontanegelişen olaylar değildir.
Türk-Rus ilişkileri, Rus SU-24 uçağının Türk F-16`ları tarafından 24 Kasım 2015`te Suriye sınırını ihlal etmesinin ardından düşürülmesiyle dibe vurmuştu.
ABD ve AB gelişmeden fevkalade memnundu.
Ankara ile Moskova`da ise telaş ve tedirginlik hakimdi.
Rusya suçlu iken haklıymış gibi agresif bir tavır sergileyerek ilişkileri sıfırlayan girişimlere başvurdu.
Turizm ağır darbe almış, Rusya`ya tarım ürünleri ithalatı durma noktasına gelmiş, Rusya`daki Türk şirketleri büyük zorluklar yaşamaya başlamışlardı.
Rusya ile kriz, Türkiye`nin Suriye`de PKK/PYD ve IŞİD`e karşı mücadelesini de olumsuz etkiliyordu.
Ve sonrasında duygular ve alınganlıkların yerine akıl ve gizli diplomasi devreye girdi.
Nihayet, bir noktaya varıldı ve 9 aylık bir gerilime Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Federasyonu Başkanı Putin son noktayı koydular.
St. Petersburg buluşması küresel ve bölgesel dengeler açısından da çok önemli bir tarihi gelişme oldu.
MEKTUP OPERASYONU ÜZERİNDEN ZİKZAKLAR&8230;
Hürriyet Yazarı Murat Yetkin`in Rusya ile krizi bitiren gecenin öyküsünü konu alan yazısını Hürriyet gazetesi manşetten verdi:
Murat Yetkin`e göre Türkiye-Rusya krizini bitiren süreçte Org. Hulusi Akar, Cavit Çağlar, Nazarbayev, İbrahim Kalın gibi isimler rol oynadı.
En kritik an ise mektubun 24 Haziran`da saat 03.00`te havalanan özel uçakla Putin`e ulaştırılmasıydı.
Bu haber üzerine şaşırtan bir açıklama geldi.
T24`e konuşan Eski Devlet Bakanlarından işadamı Cavit Çağlar ise iddiayı yalanlayarak, ``Bu konuyla hiçbir ilişkim yok. Olsaydı söylerdim´´ dedi.
Anlaşılan bazı zikzaklar yaşanıyor&8230;
Avrasyacılar devrede&8230;
Vatan Partisi, Kremlin ile teması Alexander Dugin, aracılığı ile kurmuş ve emekli İstihbaratçı Pekin`in başkanlığındaki üç kişilik partili bir heyet Moskova`ya gitmiş.
Doğu Perinçek`in Rusya ile yakınlığının nereden kaynaklandığını anımsatmakta fayda var.
Perinçek, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin`in Özel Temsilcisi ve Dış Politika Danışmanı Alexander Dugin`i yakından tanıyan bir isim.
Eserlerinde Türk düşmanlığı yapan Dugin, daha önceki yıllarda Doğu Perinçek`in davetlisi olarak Türkiye`de birçok toplantıya katılmıştı.
&8216;Rus Jeopolitiği` isimli bir kitabın da yazarı olan Aleksandr Dugin, Avrasya Jeopolitiği`nin de fikir babası olarak bilinir&8230;
Anlaşılan gayri resmi bir ilişki bu ve Dugin, kendi ülkesinin çıkarları için devredeydi.
Ne diyelim...
Bu girişimlerden siyasi rant beklemeden, sadece ülkenin ali menfaatleri nazari dikkate alınarak yürütülmüşse, bir vatandaş olarak bize de katkı sağlayan herkese teşekkür etmek düşer&8230;
BEN DE BİR GERÇEĞİ
HATIRLATMIŞ OLAYIM
Rus jet uçağının &8216;angajman kuralları gereği` düşürüldüğü (Uçağın düşürülmesi ile ilgili bazı pilot ve askeri yetkililerin FETÖ darbe kalkışmasında tutuklu bulunuyor(!).)
24 Kasım 2015`in hemen sonrasında Rusya uzmanı ve 90`lı yılların başında Cumhurbaşkanı rahmetli Turgut Özal`a ve Başbakan Süleyman Demirel`e devletin dağılan Sovyetler Birliği`ne yönelik siyasetinin belirlenmesinde olağanüstü yardımları olan Enver Altaylı, Cumhurbaşkanı başdanışmanı, sözcüsü büyükelçi İbrahim Kalın`a, uçağın düşürülmesinin muhtemel sonuçlarının neler olabileceği ve Rusya ile Türkiye arasında çıkacak krizin önlenmesi konusunda uyarılarında bulunarak, krizin atlatılması için yakın dostu Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan
Nazarbayev`in aracı olarak yardımcı olabileceğine dikkat çeken bir mesaj gönderdi.
Bildiğim kadarıyla süreç bu mesajla başladı.
Bu konular aslında çok konuşulmaz ve konuşulmamalı.
Sayın Altaylı, konuşmayan ve konuşulmasını doğru bulmayan insanlardan birisidir.
Belki de birileri bundan bir karşılık bekliyor olabilir.
Ama öyle kişiler var ki:
Öylesine büyük işler başardıkları ve öyle mahrem devlet sırlarına vakıf oldukları halde, o gerçekleri hiçbir yerde konuşmazlar ve susmayı tercih ederler.
Yaptıklarından kendileri için hiçbir beklenti içinde olmazlar..
Çünkü: Onlar kendilerini devlete ve millete adamış vatanseverlerdir.
Onlar kaya gibi ketum ve devlet sırlarını namus bilen gerçek karakterli şahsiyetlerdir.
Bu gerçekten hareketle:
Bazen gerçeği biliyorsanız ayrıntılı yoruma gerek yoktur. Ben de ayrıntılı yoruma girmeyeceğim ve sadece bu konuda bildiğimi hatırlatmakla yetineceğim.
|