Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1836
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 11425
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 757
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2062 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (191) | Dış Politika (2531) | Ekonomi (252) | Eğitim (98) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (72) | Adalet (86) | Milli Kültür (640) | Gençlik (28) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (911) | Tarım (158) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (7) | Meslek Kuruluşları (19) | Basın ve Televizyon (29) | Din (691) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (15) | Milli Güvenlik (679) | Türk Dünyası (951) | Şiir (131) | Sağlık (209) | Diğer (3660) |

Görüş bildirebileceğiniz Dış Politika konuları
Irak`ın kuzeyinde yapılan sınır ötesi harekat ne olmalıdır? (5)
Barzani mi daha tehlikeli PKK mı? (15)
Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (207)
ABD ve İsrail ile ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (333)
Türk Dünyasıyla ilişkilerimiz yeterli mi ?hedef ne olmalıdır? (5)
Beşli Shangay örgütü ile ilişki kurmalı mıyız? (128)
Dış politika ile ilgili diğer konular (1838)


Dış Politika - Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? konusu hakkında görüşler
Mehmet KOÇAK - (Ziyaretci) 17.10.2015 21:58:04

Merkel, Ankara`dan boş dönmek istemiyor!


Mehmet Koçak

kocak61mehmet@gmail.com



Merkel, Ankara`dan boş dönmek istemiyor!

17 Ekim 2015

Uzun süredir Türkiye`nin uyarılarına kulak tıkayan ve gelebilecek tehlikeleri görmezlikten gelen Almanya öncülüğündeki AB, şimdi dış politika çıkmazlarından kurtulmak ve karşı karşıya kaldığı mülteci sorunuyla baş edebilmek için Türkiye`ye başvurmak zorunda kaldı.

İlk olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brüksel`e davet edildi. Son yıllarda insan hakları, basın ve düşünce özgürlüğü ile PKK terör örgütü ve DAİŞ`le mücadele gibi konularda Avrupa medyası ile siyasilerinin eleştirilerin ötesinde ağır suçlamalarıyla zor bir sürece giren ilişkiler, bu sefer Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın Brüksel`de dostane bir şekilde ağırlanmasıyla yeni bir dönemin başlatılmak istendiği ima edildi.

Çünkü değişen şartlar Türkiye`nin önemini ortaya çıkardığı gibi şimdi AB, Ankara`nın desteğine muhtaç.

Önceki gün Brüksel`de yapılan AB liderler zirvesinde, mülteci akınının kontrol altına alınması konusunda Türkiye ile işbirliğini önceleyen bir eylem planı onaylandı. Türkiye karşıtlığı politikalarıyla AB`yi etkileyen Almanya Başbakanı Angela Merkel, yarın bu amaçla Ankara`da olacak. Merkel`in Türkiye`ye yapacağı ziyareti HDP destekçisi olan Yeşiller Partisi ve Sol parti, Merkel`in Türkiye ziyaretinin Erdoğan`a yarayacağı gerekçesiyle karşı çıkıyor.

Ama Merkel: ``Türkiye olmadan çözemeyiz´´ diyerek bütün baskı ve eleştirilere rağmen programını iptal etmedi. Anlaşıldığı üzere çok istediği için değil, mecbur kaldığı için geliyor...

Son aylarda mülteci krizi ile ülkesinde ve AB içinde ciddi eleştirilerin hedefi olan Şansölye Merkel, mülteciler krizinin üstesinden gelebilmek için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu`nu AB Komisyonu`nun teklif ettiği iki aşamalı planın hayata geçirilmesi için ikna etmeye çalışacak.

Ayrıca Merkel`in çantasında, Rusya`nın fiilen devreye girmesiyle belirsizleşen Suriye sorununun ve terör olaylarının görüşülmesi için özel dosyalar var. Türkiye ise bunların yanında Suriye`de ``güvenli bölge´´ ve ``Türk Vatandaşlarına Vize Muafiyeti´´ni pazarlık konusunda ısrar etmeyi düşünüyor.

Almanya`nın saygın haftalık &8216;Die Zeit` gazetesinin ``Dünün tarihi başarısızlığı şimdi Başbakan`ın karşısına çıkıyor. Erdoğan Avrupa`ya doğru adım attığı zaman, Merkel kapıyı onun yüzüne kapamıştı. Türkiye Cumhurbaşkanı şimdi ülkesinin yüzünü Avrupa`dan çeviriyor, Merkel ise Erdoğan`ın peşinden koşuyor.´´ şeklindeki yorumunda; son zamanlarda değişen dengeler, beklenmeyen mülteci akını ve ABD`nin Rusya`ya uygulanan ekonomik ambargoya uyulması konusundaki baskıları Merkel`i ciddi anlamda zorladığına ve Türkiye`ye ihtiyaç duyulduğuna işaret ediliyor.

Başbakan Merkel, Türkiye karşıtı politikalarından pişmanlık duyup duymadığını bilemem ama bu şekilde yorumların Alman basınında yer alması bir itiraf olması bakımından bana göre çok anlamlıdır.

MERKEL, GÜÇ KAYBEDİYOR

Merkel`in dış politikada başarısız kaldığı konusunda ciddi eleştiriler yapılırken sığınmacı politikaları yüzünden de Merkel`e destek hem partisi içinde, hem de kamuoyunda azalıyor. Anketler oy oranının düştüğüne işaret ediyor. Ağustos ayında Hristiyan Birlik Partilerinin oyları yüzde 43`teyken, son kamuoyu araştırmalarına göre şu anda yüzde 38 civarında.

Öte yandan, kısaca PEGİDA olarak anılan ``Batı`nın İslamlaşmasına Karşı Yurtsever Avrupalılar´´ hareketinin Dresden`de düzenlediği mitingde bir temsili idam sehpası taşınmıştı. İdam sehpasına asılı dövizlerde, iplerin Başbakan Angela Merkel ve yardımcısı Sigmar Gabriel için ayrıldığı belirtilmişti. Sığınmacı akınıyla yüz yüze bulunan Almanya`da yapılan kamuoyu araştırmalarına göre PEGİDA gibi faşist- ırkçı akımların taraftar sayısı hızla artıyor.

Irkçı ve İslam düşmanlığındaki artıştan endişelenen Almanlar, iltica başvurusu reddedilenlerin hızla sınır dışı edilmesi ve sığınmacılar için net kurallar gibi konularda Başbakan`dan somut öneriler ve planlar bekliyor. Kısacası Başbakan Merkel için zemin kayganlaşıyor. Bu olumsuz gidişi durdurmak için Merkel`in Ankara`dan eli boş dönmemesi gerekir.

ANKARA`DA KIRAN KIRANA PAZARLIK...

Şansölye Merkel`in yarınki Ankara ziyaretinde yeni önerilerde bulunacağının sinyalleri verildi. Edinilen bilgiye göre ağırlıklı olarak başta Suriye olmak üzere Asya ve Afrika ülkelerinden AB`ye göçü önlemek amacıyla Türkiye`nin daha çok sınır güvenliğini artırmak için maddi olarak desteklenmesi amacıyla 1 milyar Euro`luk yardım edilmesi ve bu yardımın Türkiye`nin AB`ye katılım payından kesilmesi teklif edilecekti.

Ayrıca bu desteğin AB sınır güvenliği birimi FRONTEX`ten irtibat görevlisi konuşlandırılması ve anında geri kabul gibi şartlara bağlanması planlanıyordu.

Türklere ``vize muafiyeti´´ yerine Türk vatandaşlarının AB`de en az üç ay süreyle vizesiz seyahat etmesinin önünü açabilecek şekilde bazı formüller üzerinde çalışılabileceği önerilecekti.

Ancak Türkiye, AB ile sığınmacı krizi konusunda işbirliğinin koşulu olarak 3 milyar euro mali yardım talep ediyor. Ayrıca Türkiye`nin AB`ye katılım payından kesilmesi ve şartlara bağlanması ile Türk vatandaşlarına ``vize muafiyeti´´ yerine Türk vatandaşlarının AB`de en az üç ay süreyle vizesiz seyahat edebilecek formül önerilerine sıcak karşılanmayacağını açık ve net bir dile Brüksel`e bildirdi.

Sığınmacı krizinin görüşüldüğü AB liderler zirvesinde Merkel, 3 milyarlık destek ve vize muafiyeti konularını pazarlık yapmak üzere Brüksel`den yetki alarak Ankara`ya geliyor. Merkel, Ankara`dan boş dönmek istemediği gibi Brüksel`de ``AB`nin beklentileri Ankara`da karşılık bulabilecek mi?´´ sorusuna cevap olacak bir haber bekliyor. Anlaşılan o ki; yarınki Merkel ziyareti çok önemli, bir uzlaşmaya elbette varılacak fakat bu sanıldığı gibi kolay olmayacak.

Türkiye eskisi gibi bazı küçük hibelerle tatmin olmayacak ve görüşmeler kıran kırana bir pazarlık içinde sürecek...


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.