YANDAŞ GAZETECİLİĞİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ...
YANDAŞ GAZETECİLİĞİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ...
29.07.2025
Yasar Durmaz
Bir zamanlar gazeteciler, halkın gözü kulağıydı. Doğruyu ararlar, yanlışı sorgularlar, hakikati dillendirirlerdi. Bugünler de ise ekranlara, köşelere, sosyal medyaya şöyle bir baktığınızda bambaşka bir manzara var: Yandaşlıktan, trollükten ve yalakalıktan geçilmiyor.
Eskiden bu memlekette, “Haber kutsaldır, yorum hürdür” denirdi. Gazeteci haberini ve yorumunu kendi vicdanıyla yapar; okuyucu da kendi aklıyla değerlendirirdi. Yani herkes kendi işine bakardı.
Ama şimdi…
Yazdıkların sponsorların, reklam verenlerin hoşuna gidiyorsa… Sistemin gözüne girecek birkaç sihirli cümle serpiştirdiysen…Ne âlâ! Koltuklar açılır, ödüller gelir, davetiyeler sıraya dizilir. Hatta belki bir kamu spotunda figüran bile olursunuz!
Ama sen kalk da bir aksaklıktan söz et…Bir yanlışlığa parmak bas…Ooo! Bir bakmışsın, senden kötüsü yok. “Bunun derdi ne?” diyen mi istersin, “ülke bu kadar güzelken niye bunu yazmış?” diyeni mi ararsınız.
Yazında üç beş olumlu laf et, birilerine güzelleme yap; alkışlar seni bulur. “Adam kalem oynatıyor!” derler. Ama sen düzenin çarpıklığını, sistemin çürümüşlüğünü dillendir…Hop, birden "negatif adam” olursun, “her şeye muhalif”, hatta " dış güçlerin sesi” bile olursun!
Sponsor sevinsin, sistem mest olsun istiyorsanız, reçete hazır: Gelişiyoruz, büyüyoruz, şahlanıyoruz, uçuyoruz!, hele bir de “vizyon”, “yatırım”, “çağ atlamak” gibi sihirli kelimeleri eklersen… Senden iyisi yok!
Şimdi soruyorum: Ne zamandan beri doğruları söylemek hainlik sayılır oldu? Ne ara alkışlanmak için yalan haber yazmak, pohpohlamak ve yalakalık yapmak gazetecilik sayılır oldu?
|