Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1836
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 11662
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 757
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2062 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (194) | Dış Politika (2586) | Ekonomi (257) | Eğitim (99) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (77) | Adalet (88) | Milli Kültür (669) | Gençlik (30) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (941) | Tarım (160) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (7) | Meslek Kuruluşları (19) | Basın ve Televizyon (29) | Din (723) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (15) | Milli Güvenlik (687) | Türk Dünyası (960) | Şiir (135) | Sağlık (212) | Diğer (3707) |

Görüş bildirebileceğiniz Anayasal Düzen konuları
Üniter ve Laik devlet yapımız sasılıyor mu ? (14)
Yeni Anayasa çalışmalarının hedefi sizce nedir? (21)
Demokratik yapımız demokratik mi? Neler yapılmalıdır? (8)
Anayasa hakkında diğer konular (151)


Anayasal Düzen - Anayasa hakkında diğer konular konusu hakkında görüşler
Mustafa Mete ÖZPINAR - (Ziyaretci) 25.08.2025 11:58:04

PARTİLER ÜSTÜ BİR DAVADA DEĞİŞİM ve YÜKSELİŞ İÇİN DÜNYAYA SESLENİŞ



PARTİLER ÜSTÜ BİR DAVADA

DEĞİŞİM ve YÜKSELİŞ

İÇİN

DÜNYAYA SESLENİŞ

KONUYA BAŞLARKEN: “BU YAZI SIRADAN BİR YAZI DEĞİLDİR. LÜTFEN İYİ OKUYUNUZ. Değişim ve yükseliş davası partiler üstü bir davadır. Osmanlının yıkılışından ve Türkiye’nin Cumhuriyet olarak kuruluşuna kadar böylesi inançla azimle milli ve manevi duyguların birbirine sımsıkı sarıldığı mücadele savaşlar hariç hiç olmadı.

Bu bir VATAN SEVGİSİ davasıdır, MİLLETİN HUZUR ve GÜVEN davasıdır, hürriyet ve istikbal davasıdır.

Sn. Rıza MÜFTÜOĞLU’ndan ALLAH razı olsun. Vatan ve milleti için bunca keşmekeş durumların yaşanmasına rağmen kendini feda ederek bu yola gönül koydu, can koydu, yılların birikimlerini koydu ve sınırsız azimle, vatanperver insanları bir araya getirerek bu yola çıktı.

Biz bu yola “ DEĞİŞİM” düşüncesiyle çok alternatifi bir araya getirerek çıktık. Yani 75 yıllık bölen, kamplara ayıran parçalayan köhne demokrasiyi bir kenara itip “Tamamlama” esasına dayalı en geniş eksendeki birlik ve beraberliği sağlayacak yeni bir siyasi sistemi öneriyoruz. Birlikte yönetim birlikte denetleyerek büyük atılımlar gerçekleştirebiliriz. Dava partiler üstü bir davadır. Unutmayın değişmesi gereken; SİSTEMDİR.

Milleti parti kavgasına yönlendirip pasifize etmeler artık son bulacak İNŞAALLAH.

HİÇ BİR YERDE YAZILMAYAN SÖYLENMEYEN HABER BİLE YAPILMAYAN, YAPTIRILMAYAN MÜTTEFİK DİYE YUTTUĞUMUZ VATAN ve MİLLET DÜŞMANLARININ GİZLİ OYUNLARINI ÇOK DİKKATLE OKUYUN. DOST BİLDİĞİMİZ DÜŞMANLARIMIZ NE HAYALLER KURUYORLARMIŞ GÖRÜN.

ABD. denen ezeli dost gibi düşmanımız yunan adaları ve Trakyaya üsler kurdu.

“DEĞİŞİM ve YÜKSELİŞ”in tek amacı bu aziz vatanı ve 85 milyon insanının hayat kalitesini yükseltmektir.

Halkın parti çekişmeleri ile yıllardır pasifize edilerek susturulduğu, güdümlü hale getirildiği ARTIK YETER

BU SATIRLARI DEFALARCA OKUYUN ÜSTÜMÜZE OYNANAN OYUNLARI YAPILAN ALÇAKÇA PAZARLIKLARI GÖRÜN “ UYAN ARTIK CANIM TÜRKİYE’M “ UYAN…

Dava partiler üstüdür. Unutmayın kazanılması gereken seçim değil, bu çileli aziz milletin yarınları va
Yenilmesi gereken parti değil sistem var. Halkı parti kavgasına yönlendirilip pasifize ediliyorlar.

DEĞİŞİMİN İHTİVA ETTİĞİ YAŞAM MODELİ

DEĞİŞİM; Kişinin gelecekte nasıl bir hayat yaşamak istediğini, nerede olmak, neler yapmak istediğini hedeflendirmesi ile gelecek hayalini resmetmesidir.

İnsanların, olumsuzluğu ortadan kaldırmak için mücadele etmeyip kolay olan olumsuzu kabul etmek gibi bir eğilimi vardır. Olumsuz kabul ettiği şeye sıkıca tutunur.

Etki altında kalmak, karar vermek, savunmaya çekilmek hatta tümüyle geri çekilmek sizin kararınız. Tabii ki hayat sizin hayatınız, özgürsünüz.

DEĞİŞİMLE;

Kendi hayatınızı kendi ellerinize alabilir, hedeflerinize istediğiniz gibi yön verebilirsiniz.

DEĞİŞMEZSENİZ; Kendinize hedef oluşturmazsanız problemleri düşünür, hedefe odaklanmayı pas geçer kendinizi yolunda gitmeyen şeylere odaklanmış halde bulursunuz. Suçlunun kim olduğunu, neticelerini anlamaya çalışırken problem çukurunda yolunuzu kaybedersiniz.

DEĞİŞİMLE; Kişiler ve asil milletimiz, hedeflerine inandığı andan itibaren gerekli adımları cesaretle atmaya başlar, kendisine stratejik yol haritası çizerek, fırsatlar kollar, imkanlar yaratır.

Kişisel vizyonunuzda olsa gelecek hedeflerinizi belirlemeniz mümkün olmayacaktır. Çünkü sistem yine aynı sistemdir. Mevcut durumda yaşadığınız şartlarınız ne kadar olumsuz olursa olsun, planlı çalışırsanız, gerçekçi hedef belirlerseniz, azimle çalışırsanız ve her şeyden önemlisi olabileceğine inanırsanız başaran siz olacaksınız biz olacağız millet olacak. Bunu sakın unutmayınız.

Bugünün sıkıntılarından ilanihaye kurtulmak için DEĞİŞİM ve YÜKSELİŞ organizasyonunu kavramanız gerekir. Araştırmalı, incelemeli ve analiz etmelisiniz. Şu an neredeyiz? Yeni yöntemler bulunamayışı, mevcut yönteme olan saygının kaybı ve çaresizlikten kurtulamayış bu günleri devamlı bu millete yaşatacaktır. UYANIK OL TÜRKİYE

Bunlar ve benzeri belirsizlikleri ortadan kaldırmak için profesyonel bir DEĞİŞİM yolculuğuna başlamalısınız.

Sonuçları algılayan, DEĞİŞİM ve yeniden yapılanmanın itici gücünü oluşturan profesyonellerin, yolculuğunu destekleyecek gelişim ve destek araçlarına ihtiyaç vardır. Onlarda sizler ve sizler gibi bizim çıktığımız davaya gönülden inananlardır.

A.B.D. NİN TÜRKİYE’Yİ ÇEMBERE ALIŞ OYUNLARI


1)ABD Türkiye`yi çembere alıyor. Yunan adaları ve Trakya sınırına kadar üs kurdu. PYD`yi silahlandırıp bölgeye üs kurdu. ABD Türkiye`yi tehdit eden Doğu Akdeniz tasarısını senatoya sundu. Türkiye`ye baskıyı artırdı. Türkiye`de lider, otorite ve yönetim boşluğu oluşmasını bekliyor

2) 2025`e kadar kadar parçalanacak 25 ülkeden biri de Türkiye idi. 2013`ten sonra oluşturulacak bir otorite boşluğu ile Türkiye işgale açık hale getirilip en az üçe bölünme planı uygulanacaktı. İlk hedef otorite boşluğu idi. FETÖ otorite boşluğu oluşturmakla görevlendirildi.

3) Ve bölme mesajını verdiler. New York Times Gazetesi 2016 yılında ABD Başkanı Wilson`un 100 yıl önce çizdiği Türkiye`yi üçe bölen haritayı tekrar yayınladı. Times Gazetesi ABD derin devletine bağlı. Uygulayacakları planların mesajı gazetede yayınladı. Resimdeki o harita.

4) Haritanın paylaşıldığı 2016 yılı 15 Temmuz Darbesinin yılı. Tesadüf değil. Haritaya göre Marmara, İstanbul ve İzmir`i de içine alan bölge Uluslararası Constantinopolitan Devleti, Doğu Anadolu’da Ermenistan, Güneydoğu Anadolu’da Kürdistan, orta bölge Türkiye diye bölünmüş.

5) Geçen sene CHP İzmir belediye başkanı Tunç Soyer İzmir`in kendi bayrağı ve parasının olması gerektiğini söyledi. Wilson haritasında İzmir ayrı bir devlete bağlı olarak görünüyor. Tunç Soyer`in de Wilson gibi bir mason olduğunu bilmeyen yok. Soyer`in konuşması tesadüf değil.


BU BÖLÜMÜ DEFALARCA OKUYUN NELER YAPMIŞLAR

6) ABD derin devletine çalışan Henry Kissenger:
"Kıyamet Savaşı olacak, Ortadoğu`daki dengeler tamamen değişecek. 7 ülke işgal edilip Büyük İsrail Devleti kurulacak. Bu 7 ülkeden biri kesinlikle Türkiye olacak" demişti. Türkiye`yi işgal edip stratejik bölme yapacaklar.mış

7) FETÖ darbe girişimini organize eden sözde “yurtta sulh konseyi” üyesi eski Tuğamiral Sinan Sürer’in odasında ele geçirilen dokümanlarda, Türkiye’yi iç savaşa sürekleyecek ve bölünmesine neden olacak plan tespit edildi. FETÖ bu kirli kurguya hizmet ediyordu..(!)

8) Planları aynen şöyleydi:

Deniz Kuvvetlerini FETÖ ile ele geçir.
Akdeniz`de operasyon yapamayacak hale getir.
15 Temmuz darbesiyle de Türkiye`yi içine kapa pasifize et.
Akdeniz, Suriye, Afrika, Ortadoğu`da Türkiye`siz paylaşım yap, harita çiz. Tüm planları bozuldu.
ÖRTÜLÜ SAVAŞTAYIZ EY TÜRKİYE…

9) Türkiye neden bölünecek.
Güneydoğu petrol denizi. Uzaydan tespit edildi. Çökecekler!
Kapadokya`ya kadar Büyük İsrail toprağı. Bölünmeden çökemezler.
Bölgede güçlü devlet ve otorite istenmiyor. Irak, Suriye, Libya, Türkiye, İran gibi. Bölünüp minimalize edilecek.

10) Türkiye 2016-2021 arasında otorite ilan ederek oyunu bozdu. İçeride bölme odakları tasfiye edildi. Dışarıda kuşatma odakları askeri operasyonlarla delindi! Akdeniz`e inip Libya ile anlaşarak savunma kalkanı kurduk. Ordu, MİT ve silahlar hızla modernize edildi.

11) 2016`dan sonra ABD Yunanistan`ın kuzeyinden güneyine kadar askeri olarak yerleşmeye başladı. Silah ve savaş mühimmatı yığdı. Ve hala yığmaya da devam ediyor. Tam bu arada dünyanın gözü önünde Yunan vekil 2020`de Türkiye bayrağını ikiye yırttı. Mesaj net. Türkiye`yi böleceğiz!

12) Türkiye büyük hamlesini yaptı. MİT için güvenlikli ve aktif olacak KALE adında bina yaptı. Metafizik istihbarat ve yüksek teknoloji eklendi. Dinleme ve sızma imkansız. Dış operasyon izni verildi. İsrail Hakan Fidan üzerinden KALE`yi tehdit etti. Çünkü MİT`i kaybettiler!

13) Kritik bir 10 yıl başladı. Saldırılar artacak. Türkiye TSK ve MİT`i temizleyip milli silahlarla modernize ederek savunma için hazır hale getirdi. ABD ve İsrail TSK ve MİT`i hedef tahtasına oturttu. FETÖ`nün temizlenmesi ile TSK ve MİT`i kaybettiler. Ama kim bilir ne şeytanlıklar planlıyorlar.

TÜRKİYEDE İÇ SAVAŞ PEŞİNDELER…

14) Birlik şart! Türkiye`de iç savaş çıkarıp otorite boşluğu planlıyorlar. Futbol, parti, ideoloji, ekonomi gibi birçok konu kaşınarak kontrollü kaos oluşturulacak. Darbe ve iç savaşın anahtar kelimeleri demokrasi ve özgürlük. Hedef petrol ve enerji kaynaklarının kontrolü.

15) Herkes uyanık olmalı. Parti kavgaları arttığı an ajanlar Türkiye`ye damlar. İç savaşı körükler. Dava partiler üstüdür. Unutmayın kazanılması gereken seçim değil huzur var. Yenilmesi gereken parti değil sistem var. insanlar parti kavgasına yönlendirilip pasifize ediliyor.

16) Türkiye yakında büyük Mavi Vatan Tatbikatı yaparak meydan okuyacak. Sondaj gemileri ile Mavi Vatan`a yerleşme zemini kurdu. İHA-SİHA ile kukla piyonları etkisiz hale getirdi. Ayasofya ile stratejik mesaj verdi. Particilik ideolojisiyle düşünmeyin. Tarihin en büyük tehdidiyle karşı karşıyayız. Devletimizi yönetenlere ve gönülden sahip çıkanlara ALLAH Yardım etsin.


BUGÜN DAR BOĞAZDAYIZ

Ekonomik anlamda oldukça zor bir dönemden geçiyoruz bir süredir. Görünen o ki bir süre daha devam edecek bu süreç. Bu nedenle yardımcı olabilmek adına böyle zor dönemlerde neler yapabiliriz.

Ekonomi de bu şekilde işler.. yani ortaya çıkan bir kriz durumunda hükümetler önce ilk müdahaleleri yaparak durumu stabil hale getirmeye çalışır. Yani bu dönemlerde uzun vadeli ekonomi politikaları uygulanmaz; kısa vadeli ilk şokları atlatacak hamleler yapılarak durum stabil hale getirildikten sonra ekonomi politikaları gözden geçirip uygulanmaya konur.

VE… DEĞİŞMEK ZORUNDAYIZ

Kendini yenile, kendine değer ver ve artık pespaye olmaktan kurtul. İnsan denilen varlık değişmeye çok müsaitdir. Çünkü düşünebilen tek yaratık... Düşünebilen bir varlık değişmez mi? Elbette değişir. Her gün değil her dakika değişir hem de... Kimisi iyi anlamda kimisi kötü anlamda &8239;Kimisi kendini geliştirerek değişir, kimisi kendini dibe çekerek değişir... Olduğu yerde sayanlarsa Kuşkusuz onlarda kendini dibe çekenler arasındadır.



Yüce Yaradan bizlere düşünebilme yetisi vermiş, iyiyi güzeli huy edinelim diye Kutsal Kitabımızı göndermiş... neden be insanoğlu, neden kötüyü örnek alırsın kendine?

&8239;Değişim demiştim değil mi? Düşünebilen varlık dedim insanlar için... Evet işte onlar bugün beğendiğini yarın beğenmez... Dün beğenmediğini de bugün beğenebilir... Oysa hayvanlar öyle mi? Köpek kediden hoşlanmıyorsa her zaman hoşlanmayacak demektir, değişmez... Ya bitkiler öyle mi? Yoo onlar da öyle değil... Çiçekler suyu dünde seviyordur bugünde... Onlarda değişir elbette ama elinde olmadan, bilinçli bir şekilde değil insanlar gibi... Uzun tüyleri olan bir köpeği tıraş ettirirsin görüntüsü değişir, çiçeğe su vermezsin solar. Bakın onların değişimi bile insanoğluna bağlı...

GÖNÜLLERDE “DEĞİŞİM”İ BAŞLATAN ÇOK DEĞERLİ VATAN DOSTU Sn. “Rıza MÜFTÜOĞLU“na Türkiyenin şükran borcu vardır.

DÜNYANIN BAŞINDAKİ BELALAR; DERİN DEVLETLER

Derin Devlet sözünü yıllardır duyarsınız. Hemen herkes de bu konuda çeşitli fikirlerde bulunur. Bütün ülkelerin de birer derin devleti olduğu sürekli söylenegelen bir konudur. Ülkelerin güçleriyle derin devletlerinin güçleri genelde doğru orantıda olmaktadır. Yalnızca bir derin devlet, bu konuda diğerlerinden çok daha hırslı,sinsi ve kahpe olmaktadır. Bu derin devlet, İngiliz Derin Devletidir. Edindiğim birçok kaynakta, bu devletin dünya üzerindeki hakimiyeti, zulmü ve sinsiliklerini yakından görmüş olacağız. Araştırma yaptığımızda, bu yapı ile ilgili yüzlerce hatta binlerce belge olduğunu görmekteyiz. Ben burada bunlardan çok çok küçük bir kısmına değineceğim. Bunlardan en önemli gördüklerimi paylaşmak istiyorum.

Mesela Osmanlı İmparatorluğu zamanlarında bu yapılanmayla ilgili bazı örnekler vereyim ve bu satırları sakın unutmayın.


1) Osmanlı’nın son zamanlarında ekonomik açıdan bitmesine sebep olan bir antlaşma yapılmıştı.Antlaşmanın adı Baltalimanı Antlaşmasıdır. Bu antlaşma, devrin padişahına bir çeşit baskılarla imzalatılmıştı. Bu antlaşmanın sonucunda Osmanlı İmparatorluğunu adeta yarı sömürge haline gelmişti. Koskoca dünya impartorluğu, İngiliz Derin Devletinin avcuna düşmüştü.

Bu antlaşma, tek taraflı dayatmalar içeriyordu. Başta İngiltere olmak üzere Batılı ülkelere vergi ve imtiyazlar sağlamaktaydı. Devrin İngiltere Dışişleri Bakanı bunla ilgili olarak; “Şaheser bir antlaşma” diyor, diğer yandan da Klasik İngiliz sinsiliği ile “Osmanlı Devleti ticari ilişkilerinde, serbest ticareti, dünyadaki bütün devletler içinde en geniş biçimde uygulayan ülkedir" diyerek Osmanlıyı kandırmaktaydı.


2) Osmanlı’nın son zamanlarında adeta toprak kapma savaşları yaşanmıştı. Rus Çarı Nikola, İngiliz elçisi Hamilton Seymour’a imparatorluğu beraber paylaşalım teklifini sunmuştu. Girit adası ve Mısır’ı da Ruslar almak istiyordu. Bu yüzden İngiliz Derin Devleti elini çabuk tuttu. Ve Mısır’da kendi ajanları olan Miralay Ahmet İrabi isyanlar ve ayaklanmalar çıkardı. İskenderiye’de evleri yakıp insanları katlettiler. Hatta İngiliz vatandaşlarını da öldürdüler. Bunu yapmalarının çok ama çok sinsi bir sebebi vardı. O da, kendi halkını sözde kurtarma bahanesiyle İskenderiye’yi işgal etmekti. Fransa ile bereber nitekim birer gemilik filo gönderip önce İskenderiye’yi sonra da Mısır’ı Osmanlı’nın elinden aldılar. İngiliz Derin Devleti’nin tarih içerisinde hatta günümüzde de bu ve buna benzeyen çok fazla sayıda gizli ve sinsi tuzakları, oyunları vardı. Bunlar hala daha da devam etmektedir.
NE ACIKİ… KOSKOCA İMPARATORLUK BÖYLE ÇÖKTÜ

3) Osmanlı İmparatorluğunun manevi olarak yıkılması için de gene İngiliz Derin Devleti, halkın Allah inancını kısmen ya da tamamen aldı. Bunu da, Darwinin sözde Evrim teorisi ile yaptı. Bütün Osmanlı’ya Allah’ın değil de hayatın tesadüfler sonucu evrimle oluştuğu bilgisi kitaplarla anlatıldı. Bütün Anadolu’ya bu hurafe bilgi dağıtıldı. Osmanlı İmparatorluğu bu propaganda çalışmalarının sonucunda artık hem maddeten hem de manen çökmüştü. Milyonlarca kilometrekarelik topraklar ve güçlü iman dolu halk gitmişti. Yerine biraz toprak, yakılmış yıkılmış evler, tecavüze uğramış kadınlar, yetim kalmış çocuklar, çok fazla şehit kalmıştı. Batı, Osmanlı için Hasta Adam diyordu. İngiliz Derin Devletinin karışmadığı, dokunmadığı,bulaşmadığı tek bir savaş ya da tuzak yoktur. Mutlaka her olayın içinde oldular.

Gene İngiliz Derin Devletinin tüm dünya üzerinde hakimiyet kurması için kullandığı diğer bir etken de; Medyadır. İnsanları Medya vasıtasıyla yanıltmak,bilgilerini değiştirmek çok daha kolay olmuştur. Bir toplumu kışkırtmak için günümüzde de en kolay yöntem Medyadır. Önceden de günümüzde de Medyaya direk veya dolaylı olarak hakimiyet kuran gene İngiliz Derin Devletidir. İlk olarak 1914 yılında İngiliz Dışişleri Bakanlığı Londra’da Wellington House Binasında “Savaş Propaganda Ofisini” kurdu. Bu ofis, gizli bir şekilde birçok kurumları ya direk ele geçirdi ya da yönlendiriyordu. Nitekim 1.Dünya Savaşının tek galibi İngilitere olmuştu. İngiltere’ye karşı olabilecek iki güç olan Osmanlı ve Almanya da savaştan mağlup ve bitik bir şekilde ayrılmıştı. İngiliz Derin Devleti, 1.Dünya Savaşını başından sonuna kadar kordineli bir şekilde başlattı ve bitirdi. Onlarca ülkede milyonlarca insan öldü, ekonomik olarak da hemen hemen her ülke bitmişti. Sefalet ve sağlık sorunları bütün Avrupa’yı sarmıştı. İngilizlerin bu Savaş Ofisiyle ilgili olarak, gene aynı ülkenin Başbakanı Lloyd George, 19 Eylül 1916’da şunları söylemişti; “Kamuoyu işin yarısını bilmiyor. Sadece zaferleri okuyorlar,savaşın neye mal olduğu halktan gizleniyor.” Yarısını diyerek esasında cömert davranmıştı. Halk, neredeyse hiçbir şey bilmiyordu. İngiltere’nin kendi Başbakanı dahi bu derin yapılanmaya karşı çaresizdi. Görüldüğü üzere Derin Devletler ülkeler üstü bambaşka bir yol çizerler. Yolları, tuzaklarla, sinsiliklerle,savaşlarla, hainliklerle yani her türlü iğrenç pis işin tezgahlandığı yollardır. Derin Devletlerin en büyüğü ve en gizlisi de İngiliz Derin Devletidir. Daha günümüzde yeni yeni siyasiler ve gazeteciler bu yapıyı dile getirmeye başladı. Yakın zamana kadar bu yapılanma hakkında kimsenin bilgisi yoktu. Dünyanın başına bela olan bu kahpe yapılanmanın bitirilmesi, deşifre edilmesi herkesin üzerindeki önemli bir sorumluluktur.


Şu anda ülkemize içerden ve dışarıdan çeşitli saldırılar yapılmakta. Allah’ın izniyle bunların hiçbiri sonuç vermemekte ve vermeyecektir de inşaAllah. Fetö’sü, pkk’sı, pyd’si İşid’i vs bunların hepsi tek bir yerden emir alan piyon hareketlerdir. Bunları yöneten İngiliz Derin Devletidir. Nitekim baktığımızda bu yapılanmaların bağlantılarında hep İngiliz ajanlarının direk veya gizli müdaheleleri çıkmakta. Konuyu daha iyi anlamak için küçük bir örnek verirsek bu yapılanma, kafamızda daha iyi oturacaktır. İngiltere, dünya üzerinde sömürmediği, saldırmadığı,işgal etmediği veya dolaylı olarak müdahele etmediği ülke neredeyse kalmadı. Dünyanın tamamına musallat olmuş kenedir İngilitere. İngiltere derken, gerçekte arka planda saklı olan zalim, sinsi ve kahpelik dolu İngiliz Derin Devletidir. İkisini çok iyi ayırt edelim. İngiliz halkına bizim hiçbir şekilde düşmanlığımız veya garezimiz olmaz. Bu konu araştırdıkça uzayan ve derinleşen gerçeklerle dolu. Sizleri şimdilik fazla sıkmadan sözlerimi bitirmek istiyorum. Batılın bitişine çok az kaldı…Hak geldi çünkü…
İsra Suresi, 81. ayet: “De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur

KADER, HAYATIMIZIN NASIL ŞEKİLLENECEĞİNİ

ALLAH`IN ÖNCEDEN BİLMESİDİR.

Allah Kur`an`da İsra Suresinde şöyle buyuruyor; "Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız." (Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.)

Toplumda meydana gelen bazı hadiseler, insanlar arasında güvensizliklere, ayrılıklara neden olabiliyor. Terör, toplumsal şiddet, umumi musibetler gibi pek çok olay toplumun ruh sağlığını etkiliyor. Manevi destek alınmadığında, toplumun yapısı bozuluyor. İnsanları kötülüklerden alıkoyacak insanî ve ahlâkî değerlere ihtiyaç var. Hakiki iman ile kazanılan bu değerler toplumun huzurunu inşa ediyor.

DEĞİŞTİĞİMİZDE NELER OLACAK

Adalet, hürmet, sadakat, muhabbet, emniyet ve samimiyet gibi insanı insan yapan meziyetlere sahip olursak, toplum daha yaşanabilir bir hal alacaktır. Şiddet yerine merhametin, savaş yerine barışın, adavet yerine kardeşliğin olduğu toplumlarda huzur kaçınılmazdır. Bu değerleri anlamak ve hayatımıza geçirmek de gayret istiyor. Toplum için her fert kendi dairesini güzelleştirirse, yarınlarımız daha aydınlık olacaktır. Kendimizden, ailemizden yayılan huzur haleleri toplumu kuşatacak, barış hakim olacaktır İNŞAALLAH...

Huzurlu bir toplum için yapılması gerekenleri yapacağız İNŞAALLAH.

Toplumsal huzur, bir toplumun sağlıklı işleyişi ve bireylerin mutluluğu için vazgeçilmez bir unsurdur. Huzurlu bir toplum, barış, ilerleme ve refahın temelini oluşturur. Peki, toplumsal huzuru sağlamak ve sürdürmek için neler yapılabilir? ŞİMDİ BUNLARI DÜŞÜNÜYORUZ.

Barış ve ilerleme: Toplumsal huzurun sağlanmasında barış ve ilerleme kritik öneme sahiptir. Farklılıklara saygı göstermek ve çözümcü bir bakış açısına sahip olmak, toplumsal barışın temelini oluşturur. İlerleme, sadece teknolojik veya ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel anlamda da gerçekleşmelidir.

Nezaket, toplumlar arası ilişkileri geliştiren ve yönlendiren önemli bir erdemdir. İnsanların nezaket içerisinde olması, toplumsal düzeni ve doğru davranışları teşvik eder.

Ayrıca, etkili iletişim ve diyalog, farklı görüşler arasında köprüler kurarak toplumsal huzuru destekler.

Eğitim ve kültürel gelişim: Eğitim, toplumsal huzurun sağlanmasında temel bir rol oynar. Bilinçli ve eğitimli bireyler, toplumun genel refahına katkıda bulunur. Kültürel etkinlikler ve sanat, toplumun estetik duygusunu geliştirir ve bireyler arasında ortak bir kimlik duygusu yaratır.

Ekonomik istikrar ve sosyal adalet: Ekonomik istikrar ve sosyal adalet, toplumsal huzur için önemlidir. İşsizlik, yoksulluk ve gelir eşitsizliği gibi sorunların çözümü, toplumun genel huzurunu artırır.


TEMEL DÜŞÜNCELERİMİZ BUNLARDIR.


Her bireyin temel ihtiyaçlarının karşılanması ve adil bir gelir dağılımı, toplumsal barışın sürdürülmesine yaralı toplum hayatımıza çok büyük katkılar sağlayacaktır.

Toplumsal huzur, bir toplumun sağlıklı ve mutlu bir şekilde işlemesi için elzemdir. Barış, ilerleme, nezaket, eğitim ve ekonomik istikrar, toplumsal huzurun sağlanması ve sürdürülmesi için gerekli olan temel taşlardır.

Toplumun her kesiminin bu değerlere sahip çıkması ve bunları yaşatması, huzurlu bir toplumun inşası için şarttır.

MİLLET OLARAK NELER FEDA ETMEDİK Kİ..

Nelere elveda ettik, biliyor musunuz? Dostluğa, samimiyete, vicdana, Ve her şeyden daha önemlisi: Ahlâka veda ettik. Günümüzde, aynı sofraya oturur, yardım eder, elinden geleni yaparsın. Ama bir anda her şey değişir.

Oysa Müslümanda vefa vardır, bu unutulmamalıdır.Enes’ten nakledildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet gününde her vefasızın, vefasızlığının göstergesi olarak bir sancağı olacaktır...”

(Müslim, Cihâd ve Siyer, 14) &8239;Enes b. Mâlik şöyle demiştir:

&8239;“Allah’ın Peygamberi (s.a.v.) bize hutbe verdiği zaman mutlaka şöyle buyururdu: `Emanete riayet etmeyenin imanı yoktur; ahde vefa göstermeyenin ise dini yoktur.`”

(Ahmed b. Hanbel, III, 134) İbn Abbâs’tan rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kardeşinle (düşmanlığa varan şekilde) tartışma, onunla (kırıcı biçimde) şakalaşma ve ona yerine getiremeyeceğin sözü verme.” (Tirmizî, Birr, 58)

&8239;İnsan dostunu düşmana teslim eder mi? Asla. Dostuna güven konusunda şüphe duyar mı? Asla. Dostuna ihanet eder mi? Asla! “Kişi dostunun dini üzeredir. Bu yüzden her biriniz, kiminle dostluk ettiğine dikkat etsin.”

(Tirmizî, Zühd, 45; Ebû Dâvûd, Edeb, 16)

&8239;&8239;“İyi arkadaşla kötü arkadaş, misk taşıyan kimse ile körük üfüren kimse gibidir.

Misk taşıyan ya sana onu ikram eder, yahut sen ondan (miski) satın alırsın, ya da ondan güzel bir koku duyarsın.

Körük üfüren kimse ise ya elbiseni yakar ya da ondan kötü bir koku duyarsın!”

(Müslim, Birr, 146; Buhârî, Sayd, 31) “Sadece müminle arkadaş ol!

Yemeğini de ancak takva sahibi olan yesin!”

(Tirmizî, Zühd, 55; Ebû Dâvûd, Edeb, 16)

&8239;

“Allah katında arkadaşların en hayırlısı, arkadaşına karşı hayırlı davranandır.

Allah katında komşuların en hayırlısı ise komşusuna karşı hayırlı davranandır.”

(Tirmizî, Birr, 28; Dârimî, Siyer, 3) Samimiyet, iyi olmaktan geçer. Samimi olan asla yapmacık değildir. Ama günümüzde artık kim samimi, kim değil, bilemiyoruz. Ahlâk, zaten çoktan kaybedilen en kıymetli hazinelerden biri olmuş durumda.

&8239;Müslüman, elinden ve dilinden emin olunan kişidir.

Şu an ise kardeşimizin malına, canına, namusuna göz dikmiş durumdayız.

Bu Ne Müslümanlığa ne kardeşliğe nede insanlığa sığar.

Hayatta Tüm Olumsuzluklar Olurken Nasıl Pozitif Kalabilirsin?

Eğer nasıl iyi bir hayat yaşayacağının, nasıl iyi bir insan olunacağının arayışı içerisinde iseniz, İslam’ın sizlere sunacağı muhteşem hazinelere sahip olalım.

Ne kadar mutlu olursanız olun, eğer kalbinizde manevi bir huzur yoksa, mutsuz olacaksınız ve bu mutsuzluğu hiçbir şeyle bastırmayacaksınız. Ne kadar zengin olursanız olun paylaşmanın, Allah için vermenin mutluğunu bilememiş ve tecrübe etmemişseniz açgözlü biri olarak bu dünyadan gideceksiniz. Kendinizin değerini bilmediğiniz gibi yaratılmış bir canlının dahi değerini bilmeyecek hatta menfaatlerinizin ördüğü pencereden bakacak anlamsız boş bir dünyayı yine anlamsız bir şekilde terk edeceksiniz.

Eğer bir amaç ve bir şeyler için fedakârlık yapabiliyorsanız, haksızlığın karşısında hakkı tutabiliyorsanız, mazluma kol kanat açabiliyorsanız siz mutlu birisiniz,

Bu aziz vatanın üstüne toprak atanların, milleti hiçe sayanların TÜRK ve İSLAM davasında yanlış yapanların karşısında duran uyaran ikaz eden aziz milletime doğruyu gösteren ve bu doğru yolda yıllardır vatan ve millet davasını yaşamına rehber edinen örnek değerli müşfik insan Sayın; “Rıza MÜFTÜOĞLU” dur. Rabbim ondan razı olsun. Çok değerli vatan evladıdır.


Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu önderi Aziz Atatürk’te Osmanlı Devleti’nin asli gücünü zaafa düşüren politikasını bu nedenle hatalı bulur.

Türkiye Türklüğü Osmanlı kalıpları içinde anasır birliği ve Arapça Sünni ümmet politikaları için sarf edilirken İran Türklüğü de Türklüğün ve İslam âleminin umumi menfaatlerine aykırı bir tutumla Şia kılıfı içindeki Fars şovenizmi için kurban edilmişti. Bunların hiç birini unutmadık unutturmayacağız ve dünyanın kızaran yüzünü milyarlar seyredecek. İNŞAALLAH. Az kaldı.


TÜRK MÜHÜRÜ ASIRLAR ÖNCE DÜNYAYA SONSUZA

DEK VURULDU BUNU SAKIN UNUTMAYIN.

“DEĞİŞİM”E KOŞ HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK…

AZİZ MİLLETİME ENGİN SAYGILARIMLA

24 / AĞUSTOS / 2025.

ALANYA


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.