Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1520
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 3640
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 225
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 729
Toplam 779 Bilgi Makalesi ve toplam 1831 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Okuyucularımıza Sunduğumuz Temel Bilgiler
BÜYÜK TÜRK DEVLETLERİ (Cumhurbaşkanlığı Forsundaki)

16 BÜYÜK TÜRK DEVLETİ ;


BÜYÜK HUN İMPARATORLUĞU


Kurucusu : Mete

Hükümranlık Yılları : M.Ö. 209- M.S. 151

Sınırları : Batıda Hazar Denizi, doğuda Pasifik Okyanusu olmak üzere Orta ve Doğu Asya’nın büyük bir bölümü.



ÖZET TARİHÇE :


Türk tarihinin M.Ö 5000 yıllarına kadar dayandığı bilinmektedir. Ancak kaynakların yetersizliği nedeniyle bu yıllarda kurulan Türk Devletleri hakkında kaynakların yetersizliği nedeniyle Hunlardan başlanmaktadır.

Bilinen ilk Türk Devleti Büyük Hun İmparatorluğudur. Bu imparatorluğun ilk hanı ise Teoman’dır. Tarihçiler Büyük Hun İmparatorluğu’nun M.Ö. 209 yılında Teoman’ın oğlu Mete’nin tahta çıkması ile kurulmuş olduğu fikrinde birleşmektedirler.

Büyük bir devlet adamı ve büyük bir komutan olan Mete’nin gerçekleştirdiği tarihi uygulamalar şunlardır;

-On kişiden (manga),on bin atlı (tümen)’ya kadar askeri teşkilat kurmuştur.

-Büyük çaplı avlarla askeri eğitim ve tatbikatlar yaptırmıştır.

-Okların aynı hedefe yönlendirilmesi için ıslıklı ok uygulamasını getirmiştir.

-Çekilme ve çembere almayı öngören ünlü Türk taktiğini uygulamıştır.

-Ekonomik problemleri olan Türk Toplumlarını yan yana getirerek ekonomik birlik temellerini atmıştır.

-Halk-Ordu kaynaşmasını sağlamıştır.

-Yüeçi ve Çinlilerden aldığı askeri ve kültürel yenilikleri kendi toplumunda uygulamıştır.

-Hanların belli askeri kademelerden yükselerek bu makama gelmesinin faydalarına inanmıştır.

Büyük Hun İmparatorluğu önce Batı-Doğu, daha sonra Kuzey-Güney şeklinde ikiye bölünmüştür. Kuzey Hun Devleti 151 yılına kadar devam etmiştir. Güney Hun Devleti ise Çin egemenliğini kabul etmiştir. Geniş otlakların bulunduğu Çin’e sayısız akınlar düzenleyen Hunlara karşı Çinliler Çin Seddini inşa etmişlerdi. Mete zamanında Çin seddini de aşan Türkler, Çin’i vergiye bağlamışlardı.


ÖZELLİKLERİ :


Çoğunlukla hayvancılık ve tarımla geçinen Hunlar, Gök Tanrıyı tek Tanrı olarak kabul eden bir dine sahiptiler. Aile hayatına çok önem veren Hunlar kadını toplumun temel direği olarak görmüşler ve ona saygın bir yer vermişlerdir.

Hunlar, askerliğe, ağaç dikmeye, at yetiştiriciliğine, av yapmaya ve ticarete önem vermişlerdir.

Devletin prensliklerle yürütülmesi, onluk teşkilat, çekilme ve aldatma taktikleri, Çinlilerle mücadeleden öğrenilen pralı asker uygulaması, devlet sözlerine sadık kalınması, siyasette karşılıklı güvene önem verilmesi Hunların belli başlı özellikleridir.


BATI VE KUZEY HUN İMPARATORLUĞU



Kurucusu : Pu Nu (Pa Nu) Yabgu

Hükümranlık Yılları : 48-151

Sınırları : Tanrı dağları, Amur ırmağı, Mançurya ve Çin ile sınırlanmış olan bölgedir.



ÖZET TARİHÇE :


Çinlilerin ve onların tarafını tutan diğer kavimlerin Hunlara yönelik saldırıları, özellikle M.S. 70 yılından itibaren imparatorluğun dağılması ve parçalanması sonucunu doğurmuştur. Hun İmparatorluğundaki ilk bölünmede Gerçek Han M.Ö. 60 yılında Batı Hun hakanı olmuştur. M.Ö. 54’te kardeşi Doğu Hun hakanı Huhanyeh’e yenilince Huhanyeh tek Hun hakanı olarak kalmıştır. M.Ö. 54’te ise Çiçi Han kendisini Batı Hun hakanı ilan etmiştir. M.Ö. 36 yılında Çiçi Hakan ordusu ile birlikte Çinliler tarafından yok edilmiştir. M.S. 48 yılında ise büyük bir bölünme ile Kuzey ve Güney Hun Devletleri meydana gelmiş, Kuzey Hun Devleti Pu Nu2nun önderliğinde imparatorluğun varisi sayılmıştır. Güney Hun Devleti ise Çin egemenliğine girmiştir. Tarihçiler bağımsız devletin kuzeyde devam ettiği düşüncesinde birleşmektedirler. Kuzey Hun Devleti 151 yılında Siyenpiler tarafından ağır bir yenilgiye uğratılınca Büyük Hun İmparatorluğu da sona ermiştir.


ÖZELLİKLERİ :


Büyük Hun İmparatorluğunda açıklandığı gibidir.


AVRUPA HUN İMPARATORLUĞU



Kurucusu : Hakan Balamir

Hükümranlık Yılları : 375-454

Sınırları : Batıda bugünkü Fransa’ya kadar, doğuda Ural Dağları olmak üzere Balkanlar ve Kafkasya’yı kapsayan bölge.



ÖZET TARİHÇE


Avrupa Hun İmparatorluğu, batıya göç eden Hun kabilelerinin Hakan Balamir liderliğinde Volga Hun devletini kurmasıyla ortaya çıkmıştır. Bu tarihten sonra devamlı, batı ve güneye doğru sınırlarını genişleten imparatorluk Avrupa’da egemen güç haline gelmiştir.

İmparatorluğun en güçlü siması Atilla idi.

378 yılında Hunlar Tuna’yı geçtiler, hiçbir karşı koyma olmadan Trakya’ya kadar ilerlediler. Bir bakıma büyük bir keşif olan bu hareketten sonra Tuna kuzeyine yöneldiler.

395 yılında Kafkaslardan Suriye’ye ve İç Anadolu’ya, batıda ise Trakya’ya kadar uzanan akınlar düzenlediler.

422 ve 423 yılında Rua ve Uldız komutasındaki ordu iki defa Roma’yı Bizanslardan kurtardı.

Atilla batıda Fransa’ya kadar ilerledi.

447 yılında Bizans’a barış şartlarını kabul ettirmek isteyen Atilla, Büyük Çekmeceye kadar ilerledi. Bizans barış istemek zorunda kaldı. Bazı bölgeler ile yüklüce bir harp tazminatı konusunda anlaşma sağlandı.

452 yılında Atilla 100.000 kişilik bir ordu ile Alpleri aşarak Venedik’e girdi. Roma’yı üçüncü defa kurtararak ülkesine döndü.

Atilla’nın ölümünden sonra imparatorluk küçüldü. Oğulları İlek, Dengizik ve İrnek’in çabaları devleti yeniden canlandırmaya yetmedi.


ÖZELLİKLERİ



Avrupa Hunları akıncılık özelliklerinden büyük örnekler vermişlerdir. Eskiden aylar süren seferleri haftalara, bazen de günlere sığdıran Atilla, Türk Gücü ve süratini bütün Avrupa’ya tanıtmıştır.

Avrupa haritasının o dönemde alt üst olması nedeniyle bazı tarihçiler bilinçli olarak Avrupa Hun Devleti ile ilgili bilgileri ya hiç yazmamışlar ya da saptırmışlardır.


AKHUN İMPARATORLUĞU



Kurucusu : AKŞAVAR (AKŞUNVAR)

Hükümranlık Yılları : 350-563 (567)

Sınırları : Hazar Denizi’nin doğusundan Tarım Havzasına kadar olan bölgeler ile Batı Türkistan, Pakistan ve Tibet bölgesi.



ÖZET TARİHÇE


Akhunlar’ın 350 yıllarında Altay bölgesinden ayrılarak Türkistan’a geldikleri ve burada egemen oldukları, birçok tarihçinin bunları Eftalit olarak adlandırdığı bilinmektedir.

Akhunlar zamanla gelişip güçlenmişler, İran’la büyük mücadele veren Akhunlar Sasani ve Sabirlerle yapılan savaşlar sonunda en geniş topraklara kavuşmuşlardır.

Akıncı bir ruha sahip olan Akhunlar askerliğe verdikleri önem sayesinde İran’ın güçlü ordularını defalarca mağlüp etmişlerdir.

Akhunlar İran ve müttefiği olan Gök Türklerin ordularının müşterek akınları sonunda mağlup olmuş ve 563 (567) yılında dağılmışlardır. Toprakları Gök Türkler ve Sasaniler arasında paylaşılmıştır.


ÖZELLİKLERİ


Hun örf ve adetlerini sürdüren Akhunlar, işgal ettikleri bölgelerde din, dil ve kültür konusunda tamamen hoşgörülü davranmışlar Hint ve Keşmirlilere Türk kültürünü tanıtmışlardır.


GÖKTÜRK İMPARATORLUĞU



Kurucusu : Bumin Kağan

Hükümranlık Yılları : 1. 552-630

2. 682-745

Sınırları : Doğu Gök Türk Devleti ; Orta Asya’dan Mançurya’ya kadar olan bölge

Batı Gök Türk Devleti :Hazar Denizi doğusu, Türkistan ve Tarım Havzası



ÖZET TARİHÇE


Gök Türk İmparatorluğu, Türk adı ile anılan ilk devlettir. Doğu Gök Türk Devleti 552 yılında Bumin kağan tarafından kurulmuştur.

Aynı yılda kurulan Batı Gök Türk Devleti kardeşi İstemi Kağan yabgu olarak getirildi.

Böylece iki devletten oluşan Gök Türk İmparatorluğu kurulmuş oldu.

İmparatorlukta egemenlik daima doğuda kalmıştır.

Gök Türk ordusu 630 yılında Çin karşısında büyük bir yenilgiye uğrayınca Çin egemenliğini kabul etmek zorunda kalmıştır.

52 yıl sonra tekrar canlanan imparatorluk 682 yılında ikinci döneme başlamış, 60 yıldan fazla süren bu dönem Uygurların 745 yılında hakimiyeti ele geçirmesiyle son bulmuştur.


ÖZELLİKLERİ


Gök Türkler, Türk kültür ve medeniyetinin Asya’daki en büyük temsilcisidir. Gök Türkler süvari savaş taktiklerini geliştirmişlerdir.

Demir, toprak ve ağacı çok iyi işleyen Gök Türklere ait birçok sanat eseri bulunmaktadır. Gök Türkler öğretim kurumlarına, mezartaşı kitabelerine, saraylara ve su kanallarına önem vermişlerdir.

Vezir Tonyukuk’un diktirdiği Orhun Anıtları, Türk Tarihinin en önemli belgelerinden biridir.

Hun geleneklerini devam ettiren Gök Türkler tarıma çok önem vermişlerdir.


AVAR DEVLETİ :



Kurucusu: Bayan Kağan

Hükümranlık Yılları : 565-805

Sınırları : Adriyatik’ten Karadeniz’e kadar bugünkü Tuna boylarını kapsayan bölge.



ÖZET TARİHÇE :


Gök Türklere yenilen Avarlar batıya göç ederek merkezi Macaristan’da olan devleti kurmuşlardır. Avarlar İstanbul’u iki defa kuşatmışlar, ancak donanmaları olmadığı için başarılı olamamışlardır. Avarlar Slavların tarihinde önemli rol oynamışlardır. Slavlar Avar baskısı ile Balkanlar’da ve Doğu Avrupa’da bugünkü Slav oluşumunu meydana getirmişlerdir.

Avarlar gerek ordunun tertip ve düzeni gerekse teçhizatı açısından Bizans ordusunu da etkilemişlerdir. İkinci İstanbul seferinden sonra Avarlar zayıflamaya başlamış, 791 yılında Şarleman’a yenilen Avarlar Hıristiyanlığı kabul etmek mecburiyetinde kalmışlardır. Baskılara dayanamayan Avarlar 795 yılında isyan etmişler,Şarleman’ın oğlu Papen ile iki yıl süren amansız mücadele sonunda yenilen Avarlar, 796 yılında hakimiyetlerini kaybetmişlerdir. Avarlar bundan sonra Franklar’a bağlı olarak 805 yılına kadar hüküm sürmüşler daha sonra da Slavlaşarak tarih sahnesinden çekilmişlerdir.


ÖZELLİKLERİ


Hun adetlerini uygulamışlar, slavlar’a gösterdikleri kolaylıklar ve hoşgörü ile onların Balkanlar’da egemen devlet olmalarını sağlamışlardır.

Avarlar, ziraat ve at yetiştiriciliği yanında kısmen de madencilikle uğraşmışlardır.


HAZAR DEVLETİ



Kurucusu : Bulan Han

Hükümranlık Yılları : 630-1016

Sınırları : Karadeniz kuzeyi, Güney Rusya,Kuzey ve Güney Kafkasya.



ÖZET TARİHÇE :


550 yılından önce Kafkasya’da egemen olan Sabir Türk Boyları, bu tarihten itibaren etkinliklerini kaybetmeye, Hazarlar ise bunların yerini almaya başlamışlardır. 630 yılına kadar Gök Türk Devleti’nin sınırları içinde yaşamışlar, Gök Türk-Sasani mücadelesinde Gök Türklerin yanında, Bizans-Sasani mücadelesinde ise Bizans’ın yanında yer alarak Gök Türk birliğinin korunmasına yardım etmişlerdir. Gök Türklerin Çin egemenliğini kabul ettiği 630 yılında ise bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.

Hazarlar güneyden Arap akınları, kuzeyden çeşitli Slav akınlarına karşı mücadele etmişler, bu dönemlerde kurulan Macar ve Bulgar Devletleri ile Rus Knezlikleri Hazar Devlet yapısından faydalanarak teşkilatlarını oluşturmuşlardır.

Hazarların önemli bir özelliği de, çeşitli dinsel baskı ve etki altında kalmış olmalarıdır. İslamiyet ilk defa Hazar Devleti ile Türkler arasında yayılmaya başlamıştır. Hazarlar Şamanizm, Ortodoksluk, Musevilik ve İslamiyet’in aynı dönemde toplum içinde uygulanışı ile bugünkü laikliğe örnek teşkil edecek bir yapıya sahip olmuşlardır.

Hazar Devleti, Gök Türk yanlısı politikaları nedeniyle Peçenekler, Kıpçaklar, Slavlar, Macarlar, Bulgarlar ve Arapların sürekli baskılarına maruz kalmış, 1016 yılında Ruslar tarafından yıkılmıştır.


ÖZELLİKLERİ :


Hazarlar hakanın Tanrı soyundan geldiğine inanan bir yapıya sahipti. Devlet ve ordu teşkilatlarında Gök Türk sistemini uyguluyorlardı. Bu yönleri ile de diğer kavim ve devletlere örnek teşkil etmişler ve önderlik yapmışlardı.


UYGUR DEVLETİ



Kurucusu : Kutluğ Bilge Külkağan

Hükümranlık Yılları : 745-848

Sınırları : Orta Asya’dan Çin’in kuzeyindeki Ordu-balık bölgesine kadar olan bölge.



ÖZET TARİHÇE ;


Doğu Gök Türk Devleti’ni yıkarak bu mirasa sahip çıkan Uygur Devleti 745 yılında kurulmuştur. Uygurlar, ikinci kağanları Moyen-Çur döneminde topraklarını Orta Asya’ya kadar genişletmişlerdir. Uygurların siyasi hayatı Karluklar, Çikler, Basmiller ve Kırgızlarla mücadele ile geçmiştir. Bu dönemde güçlenen Tibetlilere karşı Çin’in yanında yer alan Uygurlar Tibetlilerden Mani dinini almışlardır. Bu dinin yayılmasını engellemeye çalışan devlet ve kavimler uzun süre Uygurlarla mücadele etmişlerdir.

840 yılında büyük bir Kırgız saldırısına ugrayan Uygurlar, Kırgızlara yenilerek Uygur Devleti tarihe karışmışdır. Bölgeden göç eden Uygurlar Kansu ve Doğu Türkistan’da iki ayrı devlet kurmuşlar, Kançu Uygur Devleti Çin’in himayesine girmiştir. Doğu Türkistan’da kurulan Uygur Devleti son kağanı olan Onye Tekin’in 848 yılında ölmesi ile son bulmuştur.


ÖZELLİKLERİ :


Uygurlar, Mani dininin kabul edilmesiyle savaşçı ve göçebe özelliklerini kaybetmişlerdir. Mabetlerde bulunan Uygur freskleri ile ipek üzerine boyanmış resimler ilginç sanat örnekleridir. Uygurlar Mani İran ve Hint minyatür resimlerinin atası olarak kabul edilmektedir.

Avrupa’da kâğıt bilinmez iken Uygurlar tarafından kâğıdın her türü biliniyordu. Aynı şekilde matbaa da Türk Dünyasında ilk defa Uygurlar tarafından kullanılmıştır.


KARAHANLI DEVLETİ



Kurucusu : Bilge Kül Kadir Han

Hükümranlık Yılları : 840-1211

Sınırları : Aral ve Balkaş göllerinin güneyi, Maveraünnehir ve Tibet bölgesi.



ÖZET TARİHÇE :


840 yılında Uygur Devleti bölününce Bilge Kül Kadir Han, Uygur Kağanının halefi olarak “Kara kağan” adı ile ilk Karahan Hakanı olmuştur. Karhanlılar, Saman oğullarının etkisi ile Taşkent’ten başlamak üzere İslâmiyeti kabul etmişlerdir. Satuk Buğra Han islamiyeti kabul edince isminin sonuna Abdulkerim’i ilave ettirmiştir.

Karahanlı hakanları ülke içinde islamiyetin yayılması yanında Saman oğulları ve Gaznelilerle toprak mücadelesi yapmışlardır.

Kadir Hanın ölümü ile Doğu ve Batı Karahanlılar diye ikiye ayrılan devletin ömrü uzun olmamıştır. Batı Karahanlılar 1156 yılında Karluklara yenilerek, Doğu ve Fergana Karahanlıları ise 1211 yılında Kara Hitaylara yenilerek tarih sahnesinden çekilmişlerdir.


ÖZELLİKLERİ :


Karahanlılar dönemi, eski Türk örf ve adetlerinin islâmi yaşantı tarzına dönüştürüldüğü ve Büyük Selçuklu Devlet anlayışının temellerinin atıldığı geçiş dönemidir. Türk kültür ve medeniyetine sayısız eserler kazandıran Karahanlılar, bu kültürün yayılmasına da sebep olmuşlardır.

Yusuf Has Hacip’in Kutadgu Bilik eseri kanunlara, egemenlik anlayışına ve siyasete açıklık getirmiştir. Edebiyatta dünya klasikleri içinde yer alan ve ilk Türk sözlüğü olan Divan-ı Lugat-ı Türk ise Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılmıştır. Atabet-ül Hakayık, Saltuk Buğra Han Tezkiyesi, Hoca Ahmet Yesevî’nin eserleri Türk Dünyasının şaheserleridir.


GAZNELİLER DEVLETİ



Kurucusu : Alptegin

Hükümranlık Yılları : 963-1186

Sınırları : Batıda Hazar Denizinden itibaren İran ve İndus nehrinin doğusuna kadar olan bölge.



ÖZET TARİHÇE


Gazneliler Devleti Alptegin’in 963 yılında Gazne şehrini ele geçirmesi ile kurulmuştur. İkinci Müslüman Türk Devletiolan Gazneliler, batıda Selçuklular ve Abbasilere karşı sınırlarını emniyete alırken sürekli doğua doğru genişleme mücadelesi vermişlerdir. Özellikle devletin en geniş sınırlara sahip olduğu Gazneli Sultan Mahmut döneminde Hindistan’a karşı on yedi sefer düzenlenmiştir. Bunun sebebi Hindistan’ın iklimi ve yer altı zenginlikleri yanında islamiyetin yayılmasını sağlamaktı.

Selçuklulara karşı Dandanakan savaşını (1040) kaybeden Sultan Mesut İran ve Horasan gibi önemli topraklarını kaybetmiştir. Gazneliler bundan sonra duraklama, gerileme dönemlerine girmişler, taht kavgaları devletin yok olmasına neden olmuştur. Nitekim bu durumdan faydalanan Gurlular son başkent olan Lahor’a girerek Gaznelilere son vermiştir.


ÖZELLİKLERİ


İslamiyeti kabul eden ikinci Türk Devleti olan Gazneliler, İslam kültürünün gelişmesine katkıda bulunmuşlardır. Yerleşik şehir düzeninde birçok eserleri bulunan Gazneliler, Sultan Mahmut’un adalet prensipleri sayesinde diğer toplumlarla önemli ilişkiler kurmuşlardır.


BÜYÜK SELÇUKLU İMPARATORLUĞU



Kurucusu : Tuğrul Bey

Hükümranlık Yılları : 1040-1157

Sınırları : Anadolu (Ege,Marmara hariç), Suriye, Filistin, Yemen, Irak, İran, Güney Kafkasya, Güneybatı Türkistan bölgesi.



ÖZET TARİHÇE :


Tuğrul Bey’in, Gazne Sultanı Mest Beyle yaptığı Dandanakan savaşı (1040) sonunda kazandığı zaferle Selçuklular imparatorluk haline geldiler. Dandanakan savaşı, siyasi ve askeri açıdan çok önemlidir. Selçuklu ordusu bu savaşta bütün Türk taktiklerini geliştirerek uyguladılar. Selçukluların güvenlik altında yaşamaları ve birliği sağlamaları bu savaşın sonunda gerçekleşmiştir.

1071 yılında Bizans ordusuna karşı Malagirt savaşını kazanan Selçuklular, bir daha ayrılmamak üzere Türklerin Anadolu’yu yurt edinmesini sağlamışlardır.

Tarihçiler Büyük Selçuklu İmparatorluğunu beş dönem halinde incelemektedirler.

- Başlangıç Devri : 935-1040

- Birinci İmparatorluk Devri : 1040-1092

- Fetret Devri : 1092-1105

-İkinci İmparatorluk Devri : 1105-1157

- Bölünme Devri : 1157


ÖZELLİKLERİ


Büyük Selçuklu İmparatorluğu döneminde Osmanlı Devleti düzeni, ekonomik sistemi ve ordu yapısının temelleri atılmıştır. Devlet idaresinde kurultay sistemi, ordunun merkez ve kanatlara ayrılması, diğer kavim ve soylardan paralı askerler kullanılması, merkeze bağlı devletlerin hukuki statülerinin belirlenmiş olması devletin siyasi varlığı açısından önemli uygulamalardır.

Selçuklular birçok sanat eserleri yanında Nizamülmülk’ün seyahatnamesi, Genceli Nizami’nin Hüsrev ile Şirin, Yusuf ile Züheyla eserleri önemlidir.


HAREZMŞAHLAR DEVLETİ



Kurucusu : İl Arslan

Hükümranlık Yılları : 1156-1231

Sınırları : Irak, Gney Kafkasya, İran, Batı Türkistan, İndüs Nehri doğusu olan bölge.



ÖZET TARİHÇE :


Harezmşahlar, Büyük Seluklu İmparatorluğuna bağlı bir valilik şeklinde 1097 yılında tarih sahnesine çıkmışlardır. İlkHarezmşah Kutbettin Muhammed’tir.

Harezmşahların bağımsıa bir devlet haline gelmeleri ise 1156 yılında Harezmşah olan İl Arslan zamanında gerçekleşmiştir.

Selçukluların tecrübelerinden yararlanan Harezmşahlar Devleti, Karahitaylar ve Moğollarla mücadele etmişlerdir. Moğollar ve Karahitaylarla mücadele ülkenin ve islamiyetin korunması, Abbasilerle mücadelenin ise halifeliğin alınması arzusuna dayanıyordu.

Selçukluların dağılmasından sonra ortaya çıkan Anadolu Selçukluları ile komşu olan Harezmşahlar, Selçuklu-Moğol mücadelesinde Moğolların yanında yer alınca yeni bir mücadele başladı. 1230 yılında Yassıçimen’de Selçuklulara yenilen Harezmşahlar 1231 yılında dağılarak tarihten silindiler.


ÖZELLİKLERİ


Harezmşahlar, düzenli bir devlet hayatı ile Türk ve İslam kültürünün güney batı Asya’da yayılmasına katkıda bulunmuşlardır.

Türkçenin yanında Arapça ve Farsçayı da kullanmışlardır.


ALTINORDU DEVLETİ



Kurucusu : Batu Han

Hükümranlık Yılları : 1241 (1260)-1502

Sınırları : Kırım, Kuzey Kafkasya, Volga ve Ural Boları, Orta İrtiş ve Yenisey bölgeleri



ÖZET TARİHÇE


Altınordu Devleti 1241 yılında Moğol Batu Han tarafından kurulmuştur. Tarihçilere göre Moğol İmparatorluğuna bağlı iken 1260 yılında Berke Han zamanında tamamen bağımsız olmuştur. Berke Han zamanında Devlet Türkleşmiştir. Yine aynı dönemde Altınordu Devleti İslamiyeti kabul etmiştir.

Devletin tüm yapısı ile Türk olduğu ve 1260 yılında bağımsız olduğu için Türk Devleti olarak kabul edilmektedir. Yine tarihçilere göre Türklerin ve Moğolların kaynaşmasıyla oluştuğu, ancak 1312 yılında tahta geçen 9. Altınordu Hakanı Özbek Han’dan itibaren Altınordu Devletinin Türklüğü açısından hiçbir şüphe kalmadığıdır.

1437 yılından itibaren çeşitli mücadeleler sonunda devlet Kazan, Kırın ve Astrahan Hanlığı şeklinde üçe bölünmüştür. Bu bölünmelere rağmen Büyük Orda Hanlığı devam etmiş,son Altınoğlu Hanı Şeyh Ahmet’in Kırın Hanının baskısı ile Litvanya’ya kaçması ve 1502 yılında burada öldürülmesi ile Altınordu Devleti yıkılmıştır.


ÖZELLİKLERİ


Moğolların batı kolu olarak kurulan devletin hakan ve 400 Moğol askeri dışında tamamı Türklerden oluşuyordu. Hakan sülalesinin zamanla Türkleşmesi ve İslamiyeti kabul etmeleri, Müslüman bir Türk Devletinin doğmasını sağlamıştır.

Altınordu Devleti ve bölünme sonunda ortaya çıkan hanlıklar, Orta Asya medeniyet ve kültürünün Rslara öğretilmesi ve onlarda devlet anlayışının yerleştirilmesi açısından önemli katkılarda bulunmuşlardır.


BÜYÜK TİMUR İMPARATORLUĞU



Kurucusu : Timur (Temur), Timurlenk

Hükümranlık Yılları : 1369-1507

Sınırları : Güney Kafkasya, İran, Pakistan ve Batı Türkistan



ÖZET TARİHÇE


Moğol Çağatay Hanlığı Timur sülalesinin eline geçtiği dönemde Moğollar, Müslümanlığı kabul etmiş ve nüfusun çoğunluğunu teşkil eden Türklerle kaynaşarak Türkleşmişlerdi.

Timur, uzun bir süre uğraşı sonunda rakibi Emir Hüseyin’i saf dışı bırakarak 1369 yılının sonunda Belh şehrinde “Ulus Beyi” olarak tahta oturmuştur.

Emir Timur güçlenince Osmnlı İmparatorluğuna yönelmiş, Suriye ve Doğu Anadolu’nun kendisine tabii olmasını istemiştir. Bu isteği kabul edilmeyince Osmanlı İmparatorlğu üzerine yürümüştür. 1402 yılında yapılan Ankara savaşını kanan Timur. Osmnlı İmparatorluğunu dağılma noktasına getirmiştir.Bu savaşta zayıflayan Osmanlı Bizans’ı serbest bırakmak zorunda kalmış ve Bizans 50 yıl kazanmıştır.

Timur’un ölümünden sonra oğulları taht kavgalarına başlamıştır.

Uzunca bir süre Karakoyunlu ve Akkoyunlularla mücadele eden Timur devleti iyice yorulmuş ve yıpranmışken 1500 yılında Özbeklerin hücumu sonunda Mavera-i-ünnehirdeki varlıklarını kaybetmişler ve Herat’ın elden çıkması ile de devlet 1507 yılında tamamen yıkılmıştır.


ÖZELLİKLERİ


Timur, öncelikle tarım önem veren bir hakandı. Hububat dışında pamuk, pirinç, elma, erik, üzüm, şekerkamışı ve portakal yetiştiriyorlardı.

Resim ve süsleme sanatı yanında edebiyat ve musikide ileriydiler.

Orduda onlu sistem ile devlette eyalet sistemi ve eski Türk geleneklerinin yaşatılmasına özen göstermişlerdir.

Toplumda kadının yeri muhafaza edilmiş, kadınlar ziyafetlere katıldığı gibi seferlere de katılıyorlardı.

Ekonomi ve maliye de belirli esaslara göre yürütülüyordu.

Ünlü şair Ali Şir Nevai Türkçenin zenginleştirilmesi ve yabancı kelimelerden arındırılmasına çalışmıştır.


BABÜR İMPARATORLUĞU



Kurucusu : Zahirüddin Muhammed Babür

Hükümranlık Yılları : 1526-1857

Sınırları : Kuzey ve orta Hindistan bölgesi.



ÖZET TARİHÇE

Zahirüddin Timur’un torunudur.

1494 yılınd Fergana valisi olunca Timur İmparatorluğunu yeniden canlandırmaya karar vermiştir. Bu maksatla diğer beylerle mücadeleye girişmiştir

1517 yılında Hindistan’a yönelen Zahirüddin, uzun mücadeleden sonra 1526 yılında Delhi Sultanı İbrahin Lodi’yi yenerek Babür İmparatorluğunu kurmuştur.

Hümayun ve Ekber ile topraklarını genişleten imparatorluk Cihangir döneminden itibaren zayıflamaya başlamıştır.

1723yılında imparatorluk Delhi ve Haydarabat olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

1738 yılında Nadir Şah İndus nehrinin batısını Safevi topraklarına katmıştır.

1857 yılında çıkan Sipahi isyanı ile imparatorluk tamamen yıkılmıştır.


ÖZELLİKLERİ


Çeşitli dinlere mensup toplumlar laik bir anlayış içerisinde karşılıklı hoşgörü ile devlet içinde varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Sanat ve ticarette önemli gelişmeler sağlayan Babür Devleti, İngiliz ve Hollandalılara sağlanan ticari imtiyazlarla kapitülasyonların ilk örneklerini vermişlerdir.

Devletin üst idaresi sadeleştirilerek işler hale getirilmiş,vergi sistemi uygulanabilir şekle sokulmuştur.

Ünlü Taç Mahal Şah Cihan zamanında inşa edilmiştir.

Kara ve deniz taşımacılığında önemli bir yere sahip olan imparatorluk,özellikle barut yapımında kullanılan güherçileyi ihraçta önem kazanmıştır.


OSMANLI İMPARATORLUĞU


Kurucusu : Osman Bey

Hükümranlık Yılları : 1299-1923

Sınırları : Balkanlar,Yunanistan, Anadolu, Ege Adaları, Karadeniz ve kuzey sahilleri, Kafkasya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika


ÖZET TARİHÇE


Osmanlı İmparatorluğu, uç beyliği olarak 1299 yılında Osman Bey tarafından Söğüt bölgesinde kurulmuştur. Batıya doğru genişleme yanında Türkmen göçleri ile birlikte güçlenen beylik giderek devlet konumuna ulaşmıştır. Afrika ve Avrupa’ya uzanan egemenlik alanları ile de imparatorluk hüviyetini kazanmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu özellikle yükselme döneminde dünyanın sayılı devletlerinden bir olmuştur. Varlık mücadelesi içinde Türkler arasında bazı mücadeleler olmuşsa da Avrupa’nın güçlü orduları tüm gayretleri ile imparatorluğu doğuya doğru itme ve denizaşırı ülkelerde bulunan topraklarını ele geçirmek için asırlarca silahlı mücadele vermişlerdir.

Rumeli’ye geçiş, Bizans’ın batıdan tecrit edilmesi, İstanbul’un fethi,tüm Balkanlar ve Yunanistan’ın ele geçirilmesi, Ortadoğu’nun tamamına egemen olunması,Kuzey Afrika ülkelerinin imparatorluğa bağlanması Osmanlı tarihindeki önemli geçit noktalarıdır.

Güçlü bir Türk Devletinin bölgede bulunmasını en büyük tehdit olarak değerlendiren ülkeler, çok taraflı ittifaklarla imparatorluğu sarsmaya başlamışlardır.

Bekanın ayrılmaz bir parçası olan refah, kalkınma gerçekleşmediği için sağlanamamış ve imparatorluk yıkılmaya başlamıştır. İmparatorluğun siyasi gücü zaman içinde kademe kademe zayıflatılmış ve parçalanarak elden çıkmıştır.

1918 yılında Mondros Mütarekesini imzalayan imparatorluğun varlığı tartışılır hale gelmiştir.

1923 yılında Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile fiilen ve hukuken siyasi varlığı sona ermiştir.



ÖZELLİKLERİ


Osmanlı İmparatorluğu Türk tarihinin en uzun yaşayan siyasi varlığıdır. Yarattığı olaylarla tarihin akışında çok etkili olmuştur.

Türk kültür ve medeniyetinin yanında İslamiyetin de yayılmasında önemli roller üstlenmiştir. 600 yıllık dönem Türklerin dünyayı, dünyanın da Türkleri tanımasına sebep olmuştur.

İmparatorluk döneminde oluşturulan, kültür ve medeniyetin izlerini taşıyan sayısız eserler yanında toplum hayatı, devlet hayatı, ordu, teşkilat vb. alanlarda tarihe malolmuş birçok uygulamalar bulunmaktadır.

Osmanlı İmparatorluğundan devreden tüm borçları son kuruşuna kadar ödeyen Türkiye Cumhuriyeti mirasa sahip çıkma konusunda tüm dünyaya anlamlı bir mesaj vermiştir.



NOT; Bu 16 Türk devletinin kısa tarihlerini bu yazımızda yayınladık. Amacımız ileride tarihte kurulmuş bütün Türk Devletlerini birbirinin devamı olarak daha teferruatlı bir şekilde yayınlarken, günümüzdeki Türk Devletlerini de sitemize dahil edeceğiz.

                                     HAZIRLAYAN: Atila Şimşek


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.