Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1740
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 7597
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 234
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 755
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1989 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Okuyucularımıza Sunduğumuz Temel Bilgiler
KALELERİMİZ

KALELERİMİZ

 

                                     Ahmet ÖZDEMİR

                                   Maliyeci-İktisatçı

                                                     aozdemir2007@hotmail.com

 

Yeryüzünde ve çeşitli Devletlerin hakimiyetinde bulunan yerlerde, birçok kaleler vardır. Bunlar, ya kendi tarihlerine ve geçmişlerine ilişkindir veya kendilerinden önceki medeniyetlerce  tevdi edilen emanetlerdir.

Buralar, bir taraftan; milli ve tarihi duyguların tazelenmesine-yaşatılmasına katkı sağlar iken, diğer taraftan da; turizm sahaları-yerleri olarak gayri safi milli gelire önemli gelir sağlamış olmaktadır. Kaleler için söylenmiş menkıbeler, yazılan yazılar-şiirler-marşlar da az sayılmayacak sayıda olsa gerektir (Meselâ: Ankara Kalesi…). Deniz kenarlarında olan bir kısım kaleler de, deniz feneri ışık yayınıyla, denizcilere kısmen de olsa yol-rota çizmeye vesile olabilmektedir.

Ayni zamanda, mesire yerleri gibi fonksiyonları da vardır. Tabii, buralar; sadece  geziye-görmeye-turizme açılmaktan öteye, orijinaliteyi ve çevreyi bozmayacak diğer tesislerle de (yemek-içmek-gezmek-barınmak-aydınlatılmak…) donatılmış olmaktadır.

Türk tarihi ve şimdiki zaman itibariyle milli sınırlar dışında kalan  Kanije-Estergon-Malta-Kıbrıs kaleleri; iz bırakanlardan bazılarıdır.

Eskiden, piyade savaşları, denizden yakın mesafe top atışları yönüyle kaleler; savunma hattı ve savaş dışı zamanlarda da hakimiyet unsuru olmakta idiler.

Günümüzde, kalelerin böyle fonksiyonları kalmamıştır. Zamanımız, kısa-orta-uzun menzilli füze-top atışlarıyla savaşılabileceği esasını getirmiştir. Uzay teknolojisi-elektronik cihazlar (radar…), bilgisayar hakimiyeti de esaslı destek unsurlarıdır.

O bakımdan ve günümüzde; kalelerin korunmaları, iç-dış turizm yönüyle restore edilmeleri, bakım ve onarımları önemli olmaktadır.

Milletler arası kültür-siyaset ve askeri politikalar bakımından da; buralar bizimdi-sizindi gibi tezlere-anti tezlere, iddialara konu teşkil edebilmektedir.

Tarihte Çin Setti gibi uzun ve İsrail’in Filistin’e karşı inşa ettiği kısa duvarlar da, bu yönde kısmen dahi olsa dikkat çekici unsurlar-varlıklar olarak bilinmektedir.

Bilgisayar kaynaklarından bazılarınca Rehber Ansiklopedisine atfedilen bilgilere göre;

Kale, Stratejik yol üzerinde, geçit ve dar boğazlarda, askeri önemi olan şehirlerde, gerekli askeri kuvveti barındırarak, savunma ve güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapıdır.

Askeri mimari, çerçevesi içine giren kaleyi, benzeri olan hisar ve surdan ayırt etmek lâzımdır. Hisar bir mesken olarak düşünülüp tahkim edilmiş, tek bir kütle halindeki yapıdır. Batı dilerinden dilimize geçen şato kelimesinin karşılığıdır. Sur ise bir şehir veya kasabayı korumak üzere, bu yerin etrafını çeviren kuleli tahkimat duvarına verilen addır.

Kale genellikle stratejik yerlerde, arazinin tabii özelliklerinden faydalanarak inşa edilirdi. Kale yapımında kolay ve az sayıda bir kuvvetle savunulabilmesi, gerektiğinde içeriden dışarıya çıkılabilmesi, uzun süreli kuşatmalara dayanabilmesi, bir veya birkaç tarafın tabii engeller ile emniyette olması gibi özellikler gözönünde bulundurulurdu. Bazı kalelerde uzun süreli kuşatmalara dayanabilmesi için, kale içinden dışarıdaki bir akarsu veya göle inen gizli bir yol da bulunurdu. Ankara Kalesinin Bent Deresine inen böyle bir gizli geçidi vardı. Kalelerin içlerinde umumiyetle yağmur sularını toplayan su sarnıçları yapılırdı. Çok büyük ve mimari bakımdan haşmetli sarnıçlar, Arnavutluk’ta Osmanlı devrinden kalma Berat Kalesinde, Güney Anadolu’da Mersin yolundaki Akkale’ de görülebilir. Çok sarp bir kaya kütlesi üzerinde bulunan Afyonkarahisar Kalesinde su ihtiyacı yağmur ve kar sularının kayalara oyulan pekçok sayıdaki küçük sarnıçlara toplanması suretiyle karşılanırdı.

Kale mimarisi, tarihin ilk devirlerinden itibaren tekniğin ve askerlik ile savaş usullerinin ilerleyişine uyarak gelişme göstermiştir. Hitit, Urartu, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı kaleleri arasında açık farklar olmakla beraber, hemen hemen hepsi aynı gaye ile yapılmıştır.

Kale mimarisinin başlıca özellikleri olan hendek, çifte duvar sistemi, kapıları çifte burç ile korumak gibi bazı esaslar ve çok eskiden olduğu gibi yakın tarihlere kadar kulanılagelmiştir.

Kale duvarları bir veya iki kat halinde, yüksek tahkim edilirdi. Bazı kalelerin duvarları dışında su dolu hendek bulunurdu. Duvarlar kulelerle takviye edilirdi. Kuleleri birbirine bağlayan kale duvarları son derece kalındı. Kale duvarlarının üzerinde ve dış tarafında insan boyundan yüksek “barbata” denilen bir duvar yapılırdı. Buradan düşmana ok, taş atmak, kaynar su ve kızgın yağ dökmek için mazgallar, arka taraflarında, ok atanları korumak için mazgal siperleri bulunurdu. Bunların arkasında da nöbetçilerin ve askerlerin dolaşmalarına ve bir siperden diğer bir sipere gitmesine yarayan “seğirdim” denilen yol, düzlük kısım vardı. Bazı kalelerde duvarın üst kısmından sur dibine yaklaşan düşmana ateş ve ok atmaya yarayan, şerefe gibi ahşap çıkmalar da yapılırdı. Bunlara “sengendaz” veya “metris” denirdi. Duvarlar dik olarak kireç ve öğütülmüş kiremit karışımı bir harçla birbirine tutturulan, büyük moloz taşlarla örülürdü. Mazgal siperlerinin üst kısımları, yağmur sularının iki yana akmasını sağlayacak şekilde, eğimli taş döşemelerle veya kiremitle örtülürdü. Kale kuleleri saldırılara karşı korunmak ve savunmak için düzenli aralıklarla yapılırdı. Bu kuleler kışla ve askeri cezaevi olarak kullanılırdı.

Kale kapısı, savaş esnasında askerin dışarıya saldırı yapmasına yarar ve tehlikeli zamanlarda kapatılırdı. Kale kapıları çift olarak sağlam ve kalın ağaçlardan yapılırdı. Üzerine madeni levhalar çivilenerek kuvvetlendirilirdi. Her kapının, iki yanında burayı korumaya yarayan kule yapılırdı. Kapıların yanlarına dönerek açılanları olduğu gibi, yukarıdan aşağıya inerek kapanan ve istenildiğinde zincirle kaldırılan asma kapı biçiminde olanları da vardı.

Kalenin en son sınırına kadar dayanması gereken kale burcu, iç istihkam veya merkez yuvanın temelini teşkil ederdi.

Kale bedeninin üzerinde, seğirdim yolunun kenarında, ok atım ve etrafı gözetlemede kullanılan diş biçimindeki duvara “kale mazgalı” denirdi.

Kale mimarisinde en büyük değişiklik topçuluğun gelişmesi ile oldu. On dokuzuncu yüzyılda ateşli silahların önem kazanması üzerine yeni bir gelişme gösterdikten sonra, içinde bulunduğumuz yüzyılın savaş usullerinin ve silâhlarının inanılmaz gelişmesi karşısında değersiz kaldı. Bugün hiçbir devlet askeri savunma maksadıyla kale inşa etmemektedir. Eski kalelerin tamirinde ise tarihin canlanması eski hatıraların ayakta kalması gibi bir gaye hedef alınmaktadır, herhalde.

Günümüzde, Giresun Kalesi kısmen mesire alanı haline getirilmiş, Ankara Kalesi bazı eski evlerin restorasyonu ile turizme açılmıştır. Afyonkarahisar Kalesi ise insanların rahat bir şekilde çıkabileceği-inebileceği, mesire yeri kullanılabileceği evsaflarından uzak kalmıştır. Estergon Kalesinin bir benzeri olabilecek yapı tarzı Ankara-Keçiören’ de ilgi duyanların istifadesine sunulmuştur.

Şüphesiz, Vatan genelindeki diğer kalelerimiz (İstanbul, Erzurum, Kars, Amasya, Tokat, Trabzon, Diyarbakır, Antalya, İzmir, Sinop…) için de söylenebilecek nice hususlar mevcuttur. 

Görüldüğü gibi kaleler; ayni zamanda mesire yeri olma özelliği itibariyle insanlara gezip-görmek-istirahat etmek-hoş vakit geçirmek- geçmişe olan tarihi ve milli hasretleri gidermek yönüyle, önemli mahallerdendir.

Öyle olunca, bütün kalelerimizin de bakımları-düzenlemeleri ve buralar için emniyet tedbirlerinin alınması ve devam ettirilmesi icap etmektedir.

 

 

 



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.