Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1831
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 10310
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 755
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2043 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Okuyucularımıza Sunduğumuz Temel Bilgiler
ERMENİSTAN BAŞBAKANI KAÇAZNUNİ`NİN İTİRAFLARI

Sözü edilen bu kitap Ermenistan`ın ilk Başbakanı Kaçaznuni`nin 1923`te
parti konferansında sunduğu tebliğ metni olarak Mehmet Perinçek
tarafından Rus arşivlerinde bulunmuş ve Kaynak Yayınları tarafından
kitap olarak yayınlanmıştır. Bildiğim kadarı ile su anda İngilizce ve
Fransızca olarak ta yayınlanmış, Almanca çevirisi de bitirilmiş
olabilir. Daha bir kaç dile çevrileceğini de biliyorum. Hatta İsçi
Partisi bu kitabi Avrupa`da parlamenterlere gönderiyor. Umarım
devlette ya da sivil toplum örgütlerinde birileri akıl eder de böyle
bir kitabı her dilde çevirip tüm dünya yayın organlarına, AB meclisi
üyelerinin ev adreslerine, sivil toplum kuruluşlarına, kitapçılara,
kütüphanelere gönderirler. Önemli olan dünyanın bilmesi.

Türklere biz savaş açtık
Uluslararası faaliyet gösteren Ermeni lobilerinin sözde soykırım
iddiaları, Ermenistan`ın ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni tarafından
yalanlandı. Kaçaznuni`nin 1923 yılında Bükreş`te yapılan Ermeni
meselesi ile ilgili Taşnak Partisi toplantısında sunduğu rapor
gerçekleri bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Kaçaznuni`nin
Osmanlı döneminde yaşananları anlattığı kendi imzasını taşıyan rapor,
Türk Hava Kurumu (THK) tarafından Rusça`dan Türkçe`ye tercüme edilerek
kitap haline getirildi. Kitapta yer alan bilgiler Türkler`in Ermeni
soykırımı yaptığı iddialarını kesin bir dille yalanlarken, kitap
Türkiye genelindeki bütün kütüphanelere ulaştırıldı. Kaçaznuni`nin
yakın tarihe ışık tutan belge niteliğinde sözlerinin yer aldığı kitap,
Ermenilerin Osmanlı İmparatorluğu`na karşı nasıl bir ihanet içinde
olduklarını da gözler önüne serdi. Yıllarca sözde soykırıma
uğradıklarını iddia eden ve dünya kamuoyunu baskı altına almaya
çalışan Ermenilerin bütün tezlerini çürüten ilk başbakanları, 128
sayfalık raporunda şu çarpıcı ifadelere veriyor:

Operasyona katıldık
1914 sonbaharında, Türkiye henüz savaşan taraflardan birine
katılmadığı dönemde, Güney Kafkasya`da büyük gürültü içinde ve enerjik
biçimde Ermeni gönüllü birlikleri oluşturulmaya başlandı. Sadece
birkaç hafta içerisinde Ermeni devrimci Taşnaksutyun Partisi hem bu
birliklerin kurulmasına hem de Türkiye`ye karşı gerçekleştirdikleri
askerî operasyonlara aktif biçimde katıldı.

Barışı sabote ettik
Türklere karşı ayaklandık. Barışı sabote etmek için savaştık bile.
Artık hepimiz Türklerin düşmanı olan İtilaf devletlerinin
kampındaydık. Türkiye`den "denizden denize Ermenistan" talep
etmekteydik. İtilaf devletlerinin ordularını Türkiye`ye göndermeleri
ve hâkimiyetimizi temin etmeleri için Avrupa ve Amerika`ya resmî
çağrılar yaptık. Nihayet şu da var ki, var olduğumuz sürece aralıksız
olarak Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük. Artık, Türklere ne gibi
bir güven telkin edebiliriz ki?

Gerçekleri göremedik
Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya`ya bağlandık.
Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi
biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve
silahlanmamız büyük bir hataydı. Türklere karşı ayaklandık ve
savaştık. Sevr Antlaşması gözümüzü kör etmişti. İsyanımızın temelinde
İtilaf devletlerinin bize vaat ettiği büyük Ermenistan hayali vardı.
Ama biz hiç bir zaman devlet olamadık. Türkiye Ermenistan`ı diye bir
devletin hayalden öte olmadığı gerçeğini göremedik.

Aklımız dumanlanmıştı
Biz Ermeniler kayıtsız şartsız Rusya`ya yönelmiş durumdaydık. Herhangi
bir gerekçe yokken zafer havasına kapılmıştık. Sadakatimiz,
çalışmalarımız ve yardımlarımız karşılığında Çar hükümetinin
Ermenistan`ın bağımsızlığını bize armağan edeceğinden emindik. Aklımız
dumanlanmıştı. Biz kendi isteklerimizi başkalarına mal ederek,
sorumsuz kişilerin sözlerine büyük önem vererek, kendimize yaptığımız
hipnozun etkisiyle, gerçekleri anlayamadık ve hayallere kapıldık.




Türkler doğru yaptı
1915 yaz ve sonbahar döneminde Türkiye Ermenileri zorunlu bir tehcire
tâbi tutuldu. Türkler ne yaptıklarını biliyorlardı ve bugün pişmanlık
duymalarını gerektirecek bir husus bulunmamaktadır. Bu yöntem en kesin
ve uygun olanıydı. Kızgınlık ve korku içinde bulunan biz Ermeniler,
`suçlu` arıyorduk ve bu suçluyu Rus Hükümeti ve onun kalleşçe
politikaları olarak belirledik. Siyasal açıdan olgunlaşmamış ve
dengesiz insanlara özgü bir şaşkınlık içinde, bir uçtan diğerine
savrulmaktaydık. Rus Hükümeti`ne karşı dünkü inancımız ne denli körü
körüne ve temelsizse, bugünkü suçlamalarımız da o denli körü körüne ve
temelsizdi. Siyasal bir parti ( Taşnaksutyun) olarak biz, meselemizin
Rusları ilgilendirmediğini ve onların gerektiğinde cesetlerimizi
çiğneyerek geçip gidebileceklerini unutmuştuk.

Barış teklifini reddettik
1914-1918 yıllarında emperyalistlere karşı savaşlarında bozguna
uğrayan Türkler, direnerek iki yıl içerisinde tekrar kendilerine
geldiler. Yeni genç ve milliyetperver duygularla hareket eden bir
nesil ortaya çıkarak, Anadolu`da kendi ordusunu yeniden organize
etmeye başlamıştı. Türkiye`de millî bilinç ve kendisini savunma
içgüdüsü uyanmıştı. Onlar küçük Asya`da istiklâllerini hiç olmazsa bir
şekilde temin edebilmek için Sevr Antlaşması`na askerî güçle karşı
koymak zorundaydılar. Bizim bu dönemde barışı reddetmemiz ve
silahlanmamız büyük bir hataydı. Çok geçmeden sınırlarımıza askerî
operasyonlar başladığında, Türkler bizimle bir araya gelmeyi ve
görüşmelere başlamayı teklif ettiler. Biz ise onların bu teklifini
geri çevirdik. Bu büyük bir hataydı. Bu, görüşmelerin kesinlikle
başarıyla sonuçlanacağı anlamına gelmezdi ama bu görüşmelerde barışçı
bir sonuca ulaşma ihtimâli vardı.

Herkes bizi kandırdı
"Kaderden şikayet etmek ve felaketlerimizin sebeplerini kendi
dışımızda aramak acıklı bir durumdur. Bu bizim (hastalıklı) millî
psikolojimizin karakteristik bir özelliğidir ve Taşnaksutyun Partisi
de bundan kaçamamıştır. Sanki uzak görüşlü olmamız bir kahramanlıktı,
çünkü isteyen herkes, Fransızlar, İngilizler, Amerikalılar, Gürcüler,
Bolşevikler tek kelimeyle bütün dünya bizi kolayca aldattı, atlattı ve
ihanet etti. Oysa bizler safça bu savaşın Ermeniler için yapıldığına
inandırılmıştık."

Barışı sabote ettik
Osmanlı`dan, Akdeniz`e uzanan bir Ermenistan talep ettik. Derhal
gönüllü birlikleri oluşturduk, Türklere karşı ayaklandık ve savaştık.
İsyanımızın temelinde İtilaf Devletlerinin bize vadettiği Ermenistan
hayali vardı, gerçeği göremedik.

HALAÇOĞLU: Bu itiraflar gerçeğin ta kendisidir
Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Türk Tarih Kurumu Başkanı
Prof. Dr. Yusuf HALAÇOĞLU, Ermenistan`ın ilk başbakanı Kaçaznuni`nin
itiraflarının gerçeğin ta kendisi olduğunu söyledi. Halaçoğlu,
"1923`te başbakanlık görevine gelen Kaçaznuni , aynı yıl Bükreş`te
Ermeni meselesinin ele alındığı Taşnak Parti Konferansı`nda, şimdi
Türk Hava Kurumu tarafından kitap hâline getirilen 128 sayfalık raporu
tebliğ olarak sunmuştur. Bu konferansa katılan SSCB ve Avrupalı
delegasyonun huzurunda Kaçaznuni , bütün gerçekleri açıklamıştı.
Kaçaznuni, buradaki konuşmasında, `İtilaf devletleri bizi hep
Anadolu`da bir Ermenistan hayaliyle kandırdı. Bu boş hayale kapılarak
Taşnak çeteleri kurup, 7 cephede savaşan Osmanlı ordularına silah ve
mühimmat götüren birliklere saldırdık. Sonuçta İtilaf devletleri
verdiği sözü tutmadı. Biz de Osmanlı`ya ihanetimizin bedelini tehcir
ile ödedik. Böyle yapmasaydık belki de bu tehcir olayı başımıza
gelmezdi` diyerek bugünkü sözde soykırım iddialarını ortaya atanlara
tokat gibi bir cevap vermiştir. Türk Hava Kurumu`nun bunu kitap hâline
getirmesi sözde soykırım iddialarını savunan devletlere de ibret
olacak bir harekettir. Bunda emeği geçenleri takdir ediyorum ve
kendilerini destekliyorum" diye
konuştu.
-----------------------------------------------------------


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.