Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1828
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 9407
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 755
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2032 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
Türkiye garantör olsun, saldırılar son bulsun! Kudüs-ü Şerif asla yalnız değildir
Türkiye garantör olsun, saldırılar son bulsun! Kudüs-ü Şerif asla yalnız değildir Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Halit Kanak, terör devleti İsrail`in Mescid-i Aksa baskınıyla ilgili açıklama yaptı. Yeniakit Publisher 2021-05-10 17:46:00 - Türkiye garantör olsun, saldırılar son bulsun! Kudüs-ü Şerif asla yalnız değildir Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Halit Kanak, terör devleti İsrail`in Mescid-i Aksa baskınına tepki gösterdi. İşte Kanak`ın yaptığı o açıklama: İsrail, bugüne kadar yaptığı yüzlerce saldırılarından birini daha yaptı. Hedefinde yine Mübârek Mescid-i Aksa vardı. Halbû ki; son 400 yılda Osmanlı sınırları dâhilinde hiç olay çıkmayan bölgede, İsrail kurulduğu günden beri huzursuzluk hâkim. Bunun İsrail`in mütemâdiyen yaptığı saldırılardan kaynaklandığını bilmeyen yok. Son olarak mübârek Kâdir Gecesinde yüzlerce askerle Mescid-i Aksa`ya yapmış olduğu baskınla bir kez daha bunu gördük. İsrail, Mübârek Ramazan-ı Şerif’te yıldırma hareketinden birini daha yapmış, askerlerini kirli postallarıyla Mescid-i Aksa`ya sokarak müslümanlara saldırmıştır. Elbette ki bu saldırının arkasında; gölgelerinden korkan Orta Doğu Ülkelerinin verdiği cesaret vardır. Bu saldırının arkasında; Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal Bin Ferhan`ın "Israil`le normalleşme, tüm bölge için ekonomik, sosyal ve güvenlik açısından fayda sağlayacaktır" sözü vardır.. Bu saldırının arkasında; Bahreyn ile Birleşik Arap Emirlikleri`nin attıkları normalleşme imzaları vardır. Bu saldırının arkasında; 6 arap ülkesinin kendileriyle yaptığı anlaşmaları kastederek "Cam duvar kırılmıştır" diyen MOSSAD Başkanı Yossi Cohen`in beyanatı vardır. (Mescid-i Aksa ile aralarındaki cam duvarı kastetmiştir.) Bu saldırının arkasında; İsrail bayraklarıyla defalarca miting yaparak "Yahudiler bizim amca çocuklarımız onlarla yaşamaya hazırız" mesajı veren Barzani`nin de peşinen kabûl ettiği Büyük İsrail projesi vardır. Ancak, mâsûm ve mağdur müslüman bölge halkının arkasında kimsenin burnu kanamadan 400 yıl bölgeyi yöneten ecdâdımızın torunları asil Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti vardır. Türk Dünyası vardır. Yapılan anlaşmaları ve BM kararlarını hiçe sayan İsrail şunu bilmelidir ki, Kudüs-ü Şerif yalnız değildir. Filistin toprakları sahipsiz değildir. Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği olarak; öncelikle büyük hayranlık duyduğumuz Kudüs Fatihleri Hazreti Ömer (r.a.), Selahaddin Eyyûbi, Yavuz Sultân Selim Hân`ı şükranla yâd ediyoruz. Sonra Kudüs-ü Şerif için ter akıtmış Sultân Baybars`ı, Berke Hân`ı ve Filistin Valisi Atsız Bey ile Artuk Bey`i, minnetle anıyoruz. Kudüs-ü Şerif’in en önemli ilim medresesi olan Selahaddin Eyyûbî Külliye-i Islâmiyyesi`ni 1915 yılında büyük bir törenle bizzat açarak bölgeye kazandıran Enver Paşa ile Cemal Paşa`yı da ayrıca saygıyla anıyoruz.. Sonrada; 1917 yılına kadar 400 yıl Osmanlı Devletinin bir parçası olarak huzur içinde yaşayan, İslâm Beldesi, ilk Kıblemiz, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Mirâç hadisesinde ziyaret ettiği ve namaz kıldığı kutsal mekânımızın olduğu Kudüs-ü Şerif’te neler oluyor ona bakıyoruz. ABD eski Başkanı Trump`ın sözde ilân ettiği barış planıyla Kudüs`ü İsrail`in kontrolüne bırakmaya çalıştığı bir durumla karşı karşıya olduğumuz muhakkak. 5 Haziran 1967`de İsrail Devletinin işgâline uğrayan Kudüs, yine bu devlet tarafından 1980 yılında başkent ilan edilmişti. Her ne kadar Birleşmiş Milletler 478 sayılı kararıyla İsrail`in Kudüs`ü ilhak etmesini ve başkent olarak ilân etmesini geçersiz saysa da, fiili duruma bakmak gerekiyor. Evet, fiiliyatta İsrail`in Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlığı ve Bakanlıkları Kudüs`te bulunuyor. Bu fiili durumu fırsat bilen ABD Başkanı Donald Trump, 6 Aralık 2017 tarihinde Kudüs`ü İsrail Devletinin başkenti ilân etmiş, büyükelçiliğini de Kudüs`e taşıyacağını duyurmuştu. Başta Türkiye olmak üzere pek çok ülkenin itirazı konuyu BM gündemine taşımıştı. 21 Aralık 2017 tarihinde yapılan oylamada BM`ye üye 172 ülke oylamaya katıldı. 128 ülke bu kararın karşısında Türkiye`nin yanında yer alırken, isimlerini çoğunun bilmediği 7 küçük ülke Guetemala, Palau, Togo, Honduras, Nauru, Marshall Adaları, Mikronezya gibi devletler ABD ve İsrail`in yanında yer aldılar. Elbette Trump`ın söylediği "aleyhte oy verenlere mali yardımın kesileceği" sözünden etkilendiler. Belki bu tehditten daha fazla ülke çekinecekti ancak, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan`ın "Sayın Trump siz Türkiye`nin iradesini dolarla satın alamazsınız. Tüm dünyaya sesleniyorum, Dolarlarla demokrasi iradenizi birilerine asla satmayın" sözü etkili olmuştur. Zaten oylama sonucundan sonra gönderdiği Twitter`da şöyle seslenmişti: "Kudüs`lü Muhammed kardeşimiz ile dünyaya mesajımız şudur; Kudüs, kırmızıçizgimizdir." Evet, umulur ki; bu BM üyesi ülkelerin çoğunluğunun aynı görüşte olduğu, Kudüs’ün "KIRMIZI ÇİZGİ" olarak görülmesi, Trump`ın Yahudi damadı Jared Kushner`e hazırlattığı sözde yüz yılın anlaşmasını yeniden gözden geçirmeye sevkeder. Âdil bir anlaşma yapılıncaya kadar da vicdanlar asla rahatlamayacaktır. Bu âdil anlaşmanın içeriğinde Türkiye mutlaka "GARANTÖR DEVLET" olarak yer almalıdır. Taa okyanus ötesinden ABD kendini müdâhil hakkı görüyorsa, öncelik hak kesinlikle bizim kendi coğrafyamızda bizim olmalıdır. Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği olarak diyoruz ki; "TÜRKİYE GARANTÖR OLSUN, SALDIRILAR SON BULSUN."


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.