Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1763
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 7746
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 234
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 756
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1994 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
DAVOS SENARYOSU

 
Davos`ta Şimon Peres`i "paramparça" ettiği için Erdoğan`a, "Helal Olsun" diyor. Milletimiz, "sünepe olmadığımızı gösterdiği" için Erdoğan`a minnettar kalıp, yollarına karanfiller döküyor… Ortadoğu ve İslam alemi ayağa kalkıp, Erdoğan`a "cengaver" unvanı veriyor.

Milletimize bu kadarcık sevinci çok görmekle suçlanma pahasına, zarfa değil, mazrufa bakacağım. Davos, Ergenekon, Deniz Feneri ve bilumum yolsuzluklar, CHP ve Saadet Partisi atakları ile IMF`den köşeye sıkışan Erdoğan`ın, Türk Milleti`nin ayranını kabartmak üzere mahalli seçimler için yaptığı "altın vuruş"tur… Ne kadar çabalasa da, e-muhtıra verecek kimse kalmadığından, yarattığı d-Muhtıra`dır!..

Kimbilir belki bu senaryoda, "Ahmedinejad`dan daha iyi bir sözcüyü hak eden İslam dünyası" için emperyalist yapımı yeni bir "Sünni Lider" hazırlama da vardır!...

Erdoğan`ın ifadesi ile "sallamıyor", işte iddialarımın altını dolduruyorum;


OLMERT`LE FİLİSTİN`İ GÖ-RÜŞ-TÜ

Gazze Saldırısından birkaç gün önce Ankara`ya gelen İsrail Başbakanı Olmert`le tam 5 saat görüşmedi mi? Saldırılar başlayınca, "Bize saygısızlık etti" demedi mi? "Peki kardeşim sen 5 saat ne konuştun" diye sorulunca, "Sadece İsrail-Suriye görüşmelerini" konuştuklarını açıklamadı mı? Hatta muhalefete şöyle çatmadı mı; "Benim söylediğime inanmıyor, maalesef sağda solda yazılan çizilene inanmak suretiyle karar veriyorsun. Bu kararı verdiğin sürece neyi anlatayım sana…"

Bunların hepsi oldu. Ama dün o henagame arasında başka bir şey daha oldu, Başbakan Erdoğan aynen, "Bunu artık açıklamak zorundayım. Olmert`e dedim ki…" cümlesiyle başlayarak, Hamas`ın elindeki askerleri kurtarma, karşılığında İsrail`in elindeki Hamas bakan ve milletvekillerini, olmadı çocuk ve kadın esirleri bırakmalarının pazarlığını yaptığını bir bir anlattı. Aslında geçen hafta Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu da, İstanbul`daki "büyük gazetecilere", o görüşmede Olmert`e "arabuluculuk" teklifinde bulunduklarını, ancak Olmert`in, "Biz Mısır`dan memnunun, siz işinize bakın" falan dediğini açıklamış, ama kimse üzerinde durmamıştı. Eee, şimdi biz Erdoğan`a, "nasıl inanalım"?..

Bunu geçtik, Meclis`te Gazze konulu önergenin görüşmelerinden sonra CHP`nin, "kınama bildirisi" yayınlama teklifini kim reddetti? AKP… Niye; "bunlar hassas dengeler" gerekçesiyle…

Peki, "İsrail`le ilişkileri kesin" çağrılarına, "Biz bakkal yönetmiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti`ni yönetiyoruz" cevabını veren kimdi? Tayyip Erdoğan… Ya, "Sadece belli çevreleri tatmin etmek için ya da bir nevi popülizm adına atılacak bu adımdan bölge zarar görür" diyen? Dışişleri Bakanı Ali Babacan…

O Tayyip Erdoğan ki, 2002`de "Filistin`in mazlum halkıyla dayanışma" adına, İsrail`le yapılan Tank Modernizasyon Anlaşmasının askıya alınması için hükümetin tepesinde boza pişiriyor, "Türkiye`nin anlaşmayı askıya almadığı her gün, bu topraklardaki var oluşumuzun tarihsel dokusunu zedelemektedir" diye feryat ediyordu.

Davos Cenginden sonra ne oldu? Bush`un mitingini kestirip, telefona çağıran Peres, Erdoğan`ı arayıp, özür diledi. Vay bee… Erdoğan da, gururla, "telefon tutanakları da var" açıklamasını yaptı. Madem tutanak üzerinden gidiyoruz, şu Olmert görüşmesinin tutanakları da açıklansın canım!.. Peki Erdoğan`ın, "Benim öfkem Peres`e değil, moderatöreydi" sözleri özür değil mi?

Demek, Davos`ta Peres`i, "paramparça ettiği" ha?.. İcraat yok ama durmak da yok, seçime kadar bağırmaya devam Tayyip Bey!..

Hele millet, "diklenmeye" bu kadar hasret kalmışken!.. Necip milletimizin aklına gelmez ki, Kıbrıs meselesinde, Ermenistan meselesinde, Barzani, Talabani ile ilişkilerde "monşerlik" yapıyorsunuz da, "şimdi ne oldi" diye sorsun. Hele o "Süleymaniye çuval"ı, hatırlar mısınız; "Böyle aklınıza estiğiniz zaman nota verilmez. Müzik notası mı bu?" dediğinde, nasıl da "monşer" olmuştu!..


AVRUPA MUSEVİ KONGRESİ`NİN PLANI NEYDİ?

Erdoğan, Davos`a giderken, çıngar çıkarmayı kafasına koymuştu. Nereden biliyorum? "Peres`e birkaç sözüm olacak" demedi mi?

Toplantıdan önce kiminle görüştü? Al Gore ve Tony Blair… Yorum yok!..

Ama bu olanlar nedense beni Ocak 2007`ye götürdü. Türkiye dahil 36 Avrupa ülkesindeki Yahudi toplumlarını çatısı altında toplayan Paris Merkezli Avrupa Musevi Kongresi`nin Başkanı Pierre Besnainou-Erdoğan görüşmesine. O günlerde İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, "Yahudi soykırımı efsane" demiş, buna öfkelenen Besnainou da, Avrupalı liderlere, İran ve Ahmedinejad`a, gerekli tüm yaptırımları uygulamaları çağrısında bulunmuştu. Kısa bir süre sonra da Türkiye`ye gelip, Başbakanlığın personelin kullandığı yan kapısından girerek, Erdoğan`la görüşmüştü. Görüşmeden görüntü dahi alınmasına izin verilmemişti ama Besnainou, "Çok ilginç bir görüşmede bulunduklarını" açıklamıştı. Besnainou-Gül görüşmesi ise tamamen gizli tutulmuştu.

İşte bu görüşmelerden sonra Besnainou, 15 Şubat 2007`de İsrail Haaretz Gazetesi`nde bir yazı yazar. Ve bu yazıda, Türkiye ziyaretinde, "Başbakan Erdoğan`a, Ortadoğu`da lider rolü oynayabileceğini" söylediğini açıklar, "İslam dünyası Ahmedinejad`dan daha iyi sözcüyü hak ediyor… Erdoğan`ın, İslam dünyasının sözcüsü olması gerekiyor" diye de ekler. Daha önemlisi Besnainou`nun iddiasına göre, "Erdoğan da bu analizleri" onaylıyordu!..
Davos fethinden sonra İslam dünyası ayakta, Gazze`de Erdoğan`a destek mitingi düzenleniyor… "Hoş geldin İslam dünyasının yeni sözcüsü" diyelim mi?..


DÜNÜRÜ, ERDOĞAN`I "CİBİLİYETSİZ" DEDİĞİ MUSTAFA KEMAL`E BENZETTİ

Erdoğan, Davos`u yakıp, yıkarken, dünürü Sadık Albayrak, anında ve gururla HaberTürk`e bağlanıp, O`nu, Lozan`daki Mustafa Kemal ve İnönü`ye benzetti.

Pes!.. Erdoğan`ın "idolüm" dediği o Sadık Albayrak, "Şeyhülislam Mustafa Sabri" adlı kitabında Mustafa Kemal, arkadaşları ve topyekün Türkler için "cibiliyetsiz-milliyetsiz" dememiş miydi? Mustafa Kemal ve Ankara hükümetini, "kahpelikle, sahtekarlıkla" suçlamamış mıydı?.. Yok, ben ağzımı bozmayacağım!..

Sonuç; Emperyalist güçler Davos senaryosunda var veya yok, ama şu kesin ki Erdoğan, mahalli seçimlere kadar "suratlarına tükürse" kendisine bir şey demeyeceklerini, hatta Peres gibi özür dileyeceklerini biliyor. Bunun verdiği rahatlıkla yağmasa da, esip-gürlüyor. Onların bu mülayimliğinin sebebini herhalde anlamışsınızdır… Türkiye`nin derisini yüzmüş, yüzmüş kuyruğuna getirmişler, ya AKP mahalli seçimleri kaybederse, bütün "emekleri" heba olmaz mı? Gıcırtıları buradan duyulsa da, dişlerini sıkıp, AKP`ye desteğe mecburlar… Sonrası?.. Tabii Türkiye için tufan… Belki Erdoğan için de!..
                                                 Meyyal UYGUR




 
__._,_.___

 




Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.