Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1793
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8169
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 233
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 752
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2000 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
CANLI HAYVAN İTHALATINDA PİS KOKU
CANLI HAYVAN İTHALATINDA PİS KOKU
ÇAPAR KANAT
 
Koku, parfüm kokusu olunca, onu burnumuzda oluşturan içindeki bitki veya sentetik esanslardır. Kokuyu oluşturan parfüm değilse onu bakteriler oluşturur. Kendimiz biyolog olmasak da ülkenin geçmiş tarihinin son bölümünü yaşadığımız tecrübelerden pis kokuyu oluşturan hayvancılıkta bakterileşmedeki kırk yılımıza bir göz atalım.Gıda güvenliğinden devlet sorumlu.  Devlet bana güvenin üreticiyi zarara sokmayacağız, tüketiciye sağlıklı gıda ulaştıracağız, söz veriyoruz dedi ne zaman; Nisan 2010, İlk et ve canlı hayvan ithalat kararında!

Keşke tüm tüketicilerimiz bilinçlenebilselerdi de Gıda Güvenliğini denetlemede tüketicilerimiz ön alabilselerdi. Liderlik yapabilselerdi.

Tarım Bakanı  Sayın Mehdi Eker bugün gazetelere verdiği demeçte  ‘’ 50 bin tonluk canlı hayvan ithalatı için yeni ihale açılacağını bildiren Mehdi Eker, bu konuda sıranın özel sektörü geldiğini belirterek, şunları dile getirdi: “Önümüzdeki günlerde bu konuda tebliğ çıkaracağız. Ticaret değil, besicilik yapmak üzere özel sektöre ithalat izni vereceğiz. Özel sektör şu anda sadece damızlık canlı hayvan getirebiliyor. Şimdi, ‘300 kiloluk canlı besi hayvcanını getir, 7 ay besle, sonra sat’ diyeceğiz. Yani, getirip, doğrudan satmak olmayacak.” demiş.

Biz bu tür filmlerin aynısını da, benzerini de gördük.

Yıl 1979. Yeni kurulan Süleyman Demirel Hükümeti ülke ‘’ 70 sente muhtaç ’’ açıklaması ile döviz sıkıntısını dile getirdi. O zaman dövizde serbesttiyet yok. Mal ithal edecekseniz Dövizi Merkez Bankasından satın alacaksınız. Merkez Bankası döviz rezervinde sıkıntılı olduğundan  sanayicilerin ithal edilecek sanayi mallarına her bir firma bazında kota verdi. Buna  ‘’ Döviz Tahsis Belgesi ’’dendi . Sanayici ithal edeceği malın ismini, kapasite raporunu Sanayi Bakanlığı’ na veriyor ve tonaj gösteren Döviz Tahsis Belgesi’ ni bir kaç gün sonra bakanlıktan alıyordu. Film işte burada başlıyordu.

O malı ithal etmek için bu evrak  gümrükte lazımdı.

Sanayici bir kendi ihtiyacına bakıyor bir de elindeki evrakta izin verilen miktara. Şaşırıp kalıyor. Çünkü ihtiyaç diyelim ki 100.000 ton, elindeki kota izninde ise 1000 ton yazıyordu. Devlet de haklı. Merkez bankasının kasasında döviz yok. O zamanlar kimse cebinde 100 usd bile taşıyamazdı. Bankadan da satın alamazdı. Ancak ithal edeceği bir mal varsa MB ‘na müraacat ederdi. Döviz sıkıntısı yok iken ithal edeceği mal kadar dövis satın alırdı. MB rezervinde sıkıntı başlayınca isteyen istediği kadar değil kısıtlı bir şekilde döviz tahsis edililiyordu.

Sanayiciler hemen Mutemet İthalatçı Firma (MİF) tayin ettiler. MİF’ in tabiiki büyük yük gemileri ,tanker gemileri de vardı. MİF’ ler , 1000 tonluk ithal kotası ile kendi gemisi ile 1000 tonluk mal yerine 100.000 tonluk malı liman gümrüğümüze getiriyor, gümrükçülere bir kaç kuruş verip gümrükten geçirip sanayicilere malı teslim ediyorlardı. 

Ülkede döviz yok ama sanayicilerimizin parası var! olduğundan mutemed firmanın alacak teşkil eden 900 tonluk farkın parası yurt dışındaki hesaplardan hesaplara transfer ediliveriyordu.

1980 12 Eylül Sıkıyönetim mahkemeleri bu mutemet ithalatçı kaçakçıları tek tek tutukladı. Bunlardan bir tanesi hakim önünde haykırıyor: Sayın hakimler, ben kaçakçılık yaptı isem sattığım malın evraklarında şu kişiye sattığım bellidir. ‘’ Ben buradayım, Onlar nerede ’’, ‘’ K.Bilmem ne (sanayici) Nerede!’’ Diye haykırıyor. Bu işte gemilere usulsüz geçit veren sanık gümrük Müdürü  AGK’ de sessizce dinliyor  olmalı. Hakim, yaz kızım: Bilmem kaç yıl hapislerine! Ama hiç bir sanayici tutuklanmadı. İfadeleri bile alınmadı. Piyonlar tutuklandı, ceza aldı. Kaçak mallar müsadere bile edilmedi. Mafya tutuklandı ama mafyaya iş yaptıran anlı şanlı iş adamımız ve diğer iş adamları tutuklanmadı.! Süleyman Demirel Hükümetinden önceki Ecevit Hükümetinin Gümrük Bakanı Tuncay Mataracı müdür

 

AGK’ yi atamıştı. 12 Eylül Yönetimi Tuncay Mataracı’ yı yargılamasaydı yukarıdaki olaylarda açığa çıkamazdı.

Yıl: 1994-95’ ler: Et fiyatları fırladı. Damızlık hayvan ithalatı açıldı. Gemilerde 1000 adet hayvan var ise 500 gösteriliyor, damızlık yerine, kasaplık danalar, 6-7 aylık buzağılarda gümrüklerden sallamalar! oldu.  İthali serbest ülkede pahalı olan canlı hayvanlar o ülkeden değil ucuz ama yasak ülkeden getirildi, gemilerin seyir defterine bakan gümrükçü yok. Romanya’ dan ithalat serbest idi. Bizim hayvan ithalatçılar Romanya’ da fiyatları yükseltince yasak olan Ukrayna’ dan ithal ederek kaçakçılık yaptılar!

Armatörler de ne yaptılar bilinmez!  Sahte Menşeei şahadetnameler (malın orjinini gösteren belgeler) bolca oluşturuldu.

Ve Gümrük bürokrat+ gemiciler+ özel sektör sahtecilik yaptı. Gümrüklerden bir hayvan yerine bir çok hayvan geçirildi. Bir kaç kişi yargı önüne sevk edildi.  Atı alan Üsküdarı geçmişti. Besicilerimizin hazin ve ağır iflası gerçekleşti.  Sonra ülkemizde bolca çeşidinden hayvan hastalıkları!  O gelen hayvanlardan geçen Deli Dana hastası ülkemizde insanlar var! 1994-2010 arası deli dana hastalığına yakalanan insan sayısını, unutmaz isek Sağlık Bakanlığına soracağız.

Bu yıl şap önce Kars, Ardahan daha sonra Adana ve iç Anadolu’ da bir ilimizde görüldü. Diğer illeri de Tarım bakanlığı duyurmuyor ki öğrenebilelim. Ermenistan, Gürcistan’ dan kaçak canlı hayvan kervanına bu sefer gümrüklerden kaçak geçiş mi yaşanacak? Göreceğiz.

Yıl Sanırım 2003’ lü yıllar. Ülkede Mısır sıkıntısı başgöstredi. Mısır ithal kapısı aralanıyor haberleri basında yer alınca yem üreticilerinden duyuyoruz ki Sayın Buğdayaktaran, Dış Ticaret Müsteşarlığı’ nın bağlı olduğu Sayın Bakan’ a oğlu için ricada bulunuyor: Nasıl yardımcı olabilirsiniz? Sayın Bakan, Mısır ithal Kotasının ihale ile dağıtılacağını söyleyince Buğdayakıtan’ ın boğazı düğümlenip yutkuna kalıyor. Mısır ithal kotası partiler halinde ithalatçılara satıldı. Bu kota miktarlarında mısır ithali için  basına yansıyan bir yargılama işitmedik.

Yıl 2010- Özel sektör Tarım Bakanlığığı EBK’ nu devreden çıkartıp özel sektöre besi danası ithal izni verme kararı alıyor. Güya ithal edilecek besi danalarını satmak yasak olacak, güya besleyecek. Tarım Bakanlığı besi danası ithal edecek firmalar için bir Tebliği (Sayı : 27643-16.10.2010) yayınlıyor. Besi ithal edeceklerden bunları satmayacaklarına dair bir taahhütname istiyor. Taahhütnamenin firmayı zorlayacak hiç bir zorlayıcı yanı yanı yok. Banka Teminat Mektubu da istenmiş değil! Satmayacağını taahhüt edipte satanlar çarmıha filan da gerilecek değil.  

Tebliğin 6. Maddesinde ithal besi hayvanları için karantina şartı konulur iken madde:5’ de kasaplık ithal canlı hayvanlar gümrüklendikten sonra hemen kombinalara sevki öngörülüyor. Yani Kasaplık ithal hayvanlar için Karantina şartı istenmiyor. Kamyonlardan indirilir indirilmez kesim!

Tebliğde ithal besiye çekilecek hayvanların mesela ayakları ithalatçı tarafından kırılıp bu beslenemiyor keseceğim dese gayet makul. Bir de bakıyoruz ki bir çoğunun ayakları kırılmış!

Ey damızlık üreticisi! Senin ineklerinin yavruladığı buzağılar da para etmeyecek. Besicilere senin besi danaların satın aldırtılmıyor, ithal ettiriliyor.

 Damızlık hayvan ithalatı, ahır kapasitesi boş olan firmalara açık iken damızlık hayvan ithalatında istekliler yok. Ama besilik canlı hayvan ithal izni özel sektöre verildiğinde ithalata hücüm edecekler.

EBK, 50 bin tonluk ihale yaptı. Bir 50 bin tonluk ihale daha yapacak ve 100.000 ton edecek.  İthalatçı firmanın kendi besleyeceği besi danası için için hazırlayanacak Bakanlık tebliğini gördük.  Özel sektöre besilik canlı hayvan ithal

 

tebliği ne kadar mükemmeliyet arz etse etsin kaçakçılık; gümrükler, Armatör, ithalatçı, sahte menşeei şahadetnameleri ekseninde olması muktemel!

EBK’ zaten besilik de canlı hayvan ithal ediyor. Bu işin EBK’ dan alınıp özel sektöre tebliğlerle devrettirilerek gümrük kaçakçılığına, insan ve hayvan sağlığının riske edilmesine niçin çanak  tutuluyor.?

Şimdi soruyoruz: Besilik canlı hayvan ithalatında özel sektörün önünün açılma sebebi nedir? EBK’ nun ithal ettiği besi danalarından satın almayan büyük özel sektör niçin EBK’ dan satın almayacak da kendisi ithal edecek? Kamuoyundan saklanan nedir?

Özel sektöre toplam verilecek canlı besi hayvan miktarı nedir. Ülke içinde et fiyatlarını kaç liraya düşürme hedefi var? Tüketicilere kaç liradan et yedirilecek, Damızlık Üreticileri cevap bekliyor.

Ülkedeki hayvan sayısının toplam rakamını kamuoyuna verince hayvan sayımız yeterli, spekülasyon var diyorsunuz. Spekülatörlerin üzerine niçin gidilmiyor? Ya hayvan sayısı yetersiz ya da spekülatör yok. Et ithalatı için at, eşşek eti yaygaraları kopartanlar spekülatörlerdir. Et, sucuk, pastırma işleyenler, ihraç edenler spekülatörlerdir.

Ya spekülatörleri kulağından tutup yargı önüne koyun, ya da hayvan sayımızın az olduğunun itirafını yapın da hayvancılığın yeniden nasıl ayağa kaldırılacağının projesini elinize verelim.

Pis koku önce üreticileri sonra tüketicileri vuracak!



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.