Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1830
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 10052
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 755
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2039 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (149) | Dış Politika (2029) | Ekonomi (227) | Eğitim (87) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (61) | Adalet (71) | Milli Kültür (451) | Gençlik (25) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (747) | Tarım (142) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (18) | Din (1010) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (582) | Türk Dünyası (832) | Şiir (63) | Sağlık (183) | Diğer (3290) |

Görüş bildirebileceğiniz Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız konuları
Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunları nelerdir? (22)
Yurt dışında yaşayanların Türkiye’ye bakışları? (4)
Yurt dışındakilerin bulundukları ülke ile ilgili bilgileri. (2)
Yurt dışında yaşayanlarla ilgili diğer konular (26)


Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız - Yurt dışında yaşayanlarla ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Yagmur Rahmet - (Ziyaretci) 20.07.2014 12:38:36

ADALET HAK HUKUK VE EŞİTLİK İSTİYORUZ BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL ( 1 )

Bir tarafta vatandaşı olduğum ülkenin mevcut Anayasasına göre hakkım olan sosyal haklarımı benden esirgeyen, vatanım ülkem memleketim benim emekli maaşımı ödemekten kaçan Türkiye Devleti, bir diğer tarafta ise şu an yaşamış olduğum ülkede u ülkenin vatandaşı olmadığım halde, burada çalışıyor karnımı doyuruyorum, işte bu devlet beni kendi vatandaşından ayrıştırmadan aynı hakları veriyor olması Rabbimin huzurunda bu devlete Almanya`ya minnettarım.

Başta Almanya değil, Türkiye Cumhuriyeti devleti`de 1978 senesinden beri bizleri sömürdüğünü nasıl görmezlikten gelinir.
Eski 2147 sayılı yurtdışı sigorta sürelerini borçlandırarak, ve daha sonra 1985 senesinde yenisi 3201 sayılı Kanunu getirerek 36 senedir sömürü düzenini nasıl görmezlikten gelinir.

Devlet avrupalı gurbetçilerin yurtdışı sigorta sürelerini 3201 sayılı Kanuna göre borçlanarak SGK ödedikleri paralarla SGK bir başka vatandaşımızın giderlerine finanse etmektedir.

Avrupa`da yaşayan Türkiye`den 3201 sayılı Kanu`na göre emekli hakkını kazanmış, ama kendilerine devletimiz tarafından emekli maaşı yasağı konmuştur.
Türkiye`de sigortalı olarak çalışma olgusunun 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanan aylığın kesilmesini gerektirir bir neden olarak öngörülmediği gibi, Avrupa ülkelerinde sigortalı olarak çalışma olgusunun 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanan aylığın kesilmesi gerektirir nedeni insan haklarına aykırıdır?

Hükümet vatandaşına böyle iki farklı Kanun yaparak uygulamaya koyamaz, bu durum Anayasaya aykırıdır.

Kişi hak ve çalışmak hürriyetine aykırıdır.
Devlet vatandaşına iki grup haline ayırarak birine yurtiçinde çalışabilirsin, ama bir diğerine yurtdışında çalışamazsın diye kısıtlama getiremez.
Vatandaş 3201 sayılı Kanundan borçlanarak emekli hakkını kazanmış olup halen yurtdışında yaşıyor orada çalışıyor olması ikamet ettiği ülkede işsiz kalmış işsizlik parası alıyor olması, başka bir ülkenin sosyal yardımından alıyor olması ülkemiz Türkiye`ye zararı nedir.
Bu durumda olan insanımıza bugün halen emekli maaşı ödemeyen Devletimiz hak ihlali ediyor, yurtdışında yaşayan çok sayıda avrupalı gurbetçi insanımız mağdur.

İnsan onur ve haysiyeti, Temel hak ve hürriyetlerin, özgürlüklerin niteliği ve bütünlüğü, Hayat yaşam hakkı, İnsanın maddi ve manevi varlığı, Bütünlüğü ve korunması, İşkence, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağı, Zorla çalıştırma ve angarya yasağı, Kişi hürriyeti özgürlüğü ve güvenliği, Özel hayatın yaşamın ve aile hayatının yaşamının gizliliği ve korunması, Kişisel bilgi ve verilerin korunması, Konut dokunulmazlığı, Yerleşme ve seyahat hürriyeti özgürlüğü, Çalışma ve sözleşme hürriyeti özgürlüğü, ile tümüyle çelişmektedir.

Bir açıklama ile kişinin Türkiye’de fiili çalışması üzerinden Emekli Sandığı, Bağ-Kur veya SSK tarafından emekli edilenler veya emekliliği hak edenler. Yaş şartını da doldurmuşlarsa Avrupa ülkelerinde çalışsalar veya her türlü sosyal yardımı alsalar dahi, Türkiye’den emekli aylığını almaya devam edebilirler veya aylık almıyorlar iseler, aylıklarını derhal bağlatabilirler.

Türkiye’deki emeklilik mevzuatına tabi olarak emekli olanlar için, hiçbir şekilde çalışamazlar diye hiçbir hüküm yoktur, ancak SGK bu durumda olanların işverenlerinden –yurtdışı firmaları olduğu için- sosyal güvenlik destek primi kesemediğinden dolayı, doğrudan bu kişilerin aylık tahsislerini iptal etmektedir. Bunu da yasaya değil, yönetmelik ve genelge hükümlerine dayandırmaktadır.

Bu durumda olan kişiler, yurtdışı borçlanması da yapmadıkları için hiçbir şekilde “yurtdışında çalışmamak ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım almamak” şartına tabi değillerdir. Bu şartlar sadece ve sadece 3201 Sayılı Yasa’ya göre yurtdışı borçlanması yaparak emekli olanlar içindir.
Kaldı ki buda biz yurtdışında yaşayan oralarda çalışanlar vatandaşımız için bir başka haksızlık ve adaletsizliktir, oysa Yasalar her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de tüm vatandaşlar için yapılır, ama bizim devlet bölük bölük parçalayarak Kanunlar yapmış, yurt içinde ve yurt dışında yaşayanlar çalışanlar diye ayrıştırmıştır, bu dava AİHM gider.

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Bakanları, Milletvekilleri, Valisi, Amiri, Memuru, Polisi, Belediye Başkanı, Doktoru, Avukatı, Mühendisi, İşçisi, Çiftçisi, Esnafı herkes gerek serbest meslekte olsun, gerekse bir işverenin yanında çalışarak emekli maaşları kesilmeksizin çalışabiliyorlar, bu çalışanları görmeyen devletimiz, bir avuç avrupa ülkelerinde yaşayan orada çalışan Türkiye`deki istihdama zararı olmayan, ülkemizde işsizlik ordusuna katılmayan bu azınlıktan oluşan insanımız niçin göze batıyor.

Devletin yurt dışında yaşayan bu bir avuç insanımıza gücü yetiyor.
Hükümet senelerden beri bu insanımıza karşı böyle uygulamalar yaparak bu şekilde tavır alması bir garabet değilde nedir, bumudur demokrasi hak ve hukuk adalet.

Yani Devletimize karşı, gerek Anayasa Mahkemesi, veya gerekse Yargı`nın, yurtdışında yapılan çalışmaları borçlanan vatandaşlarımıza, aynı zamanda yurtdışında halen çalıştıkları veya alınan yardımlar sebebiyle, Türkiye’den emekliye ayrılanların yaşlılık aylıklarının iptal edilemeyeceğine hükmetmesi lazım gelirken, devletimizin sebepsiz zenginleşmesine göz yummaktadır.
Bu uyuşmazlık SGK’nun kişinin yurtdışında çalışıyor olması ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım almamak şartına bağlaması, Hak ihlal edildiği kasıtla ortaya çıkmaktadır.
Avrupa´da yaşayıp Türkiye’de emekli olan vatandaşlarımız SGK’ya yük mü?
Avrupa’da yaşayan ve Türkiye’de emekli olmaya başlayan vatandaşlarımız SGK’ ya yük mü olmaktadır?
2008 yılında değişiklikleriyle yürürlüğe giren 5510 sayılı kanuna göre Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşı ile Türkiye’de yaşayan vatandaş aynı miktarda prim yatırarak emekli olmaya başladı. Bu uygulamadan sonra birçok kişi bunun SGK’ ya bir yük olduğu görüşünü savunmaya başladı. Gerçekte ise durum iddia edildiği gibi değildir.
Şöyle ki: Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız ülkede yaşayan vatandaşlarımız gibi aynı miktar parayı üstelik peşin olarak kuruma yatırmaktadır. Buna karşılık bu hizmetten yararlanıyorlarmış gibi emekli aylıklarından sağlık sigortasına kesinti yapılmaktadır
Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız sağlık hizmetlerinden; uzun dönemli Türkiye’de yaşamadıkları için Türkiye’de yaşayanlar kadar yararlanamamaktadırlar. Bu da gösteriyor ki yurtdışında çalışıp borçlanarak emekli olan vatandaşlarımız, SGK’nın üzerine yük değil aksine büyük destekçisidir.
Avrupa`da yaşayan Türkiye`den 3201 sayılı Kanu`na göre emekli hakkını kazanmış, ama kendilerine devletimiz tarafından emekli maaşı yasağı konmuştur.
Türkiye`de sigortalı olarak çalışma olgusunun 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanan aylığın kesilmesini gerektirir bir neden olarak öngörülmediği gibi, Avrupa ülkelerinde sigortalı olarak çalışma olgusunun 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanan aylığın kesilmesi gerektirir nedeni insan haklarına aykırıdır?

Ben bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olarak Sosyal ve Hukuk Devletinin Kanunlarına saygı duyan vatandaşları arasında eşit yasalar yapan bir devlete boynum kıldan ince olduğuna belirtmek isterim.

Ancak, ülkemizdeki emeklilik sistemindeki olumsuzluklar getirdiği ardı ardına sorunlar kesilmezken, beceriksizliğin bu kadarına da dik dörtgeni olmayan ucu başı belirsiz çapsız üçgen piramit şekline almış olması her halde herkes görmektedir, fakat ne varsa hiç kimse çıkıpta adam gibi adam delikanlı gibi itiraf etmek şöyle dursun, tam aksine kendileri için övgüler üstüne övgüler yağdırarak biz şunu şöyle yaptık bunu böyle yaptık demekten vaz geçmiş değiller.
3201 sayılı Kanuna göre borçlananlar yurt içinde emekli maaşı kesilmeden çalışmaya Hak tanıyan devlet, aynı Kanundan borçlanmasını yapmış emekli hakkını kazanmış bir başka ülkede yaşıyorsun orada çalışıyorsun ve o ülkenin yardımından faydalanıyorsun diyerek bu insanlara emekli maaşı almaya yasak koyuyor.
Adama sormazlarmı bu durumdan ülkemizin zararı nedir?

Kaldıki bu ülkeler bu durumdan hiç rahatsız olmazken, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan biz herkese sosyal yardım almamıza kendi vatandaşından ayrıştırmadan yasak koymadan, sağlık hizmetinden de yararlanmak bu haklara yasak getirmezken, bu devletler bizim ülkemizin SGK`na ben sizin vatandaşınıza sosyal yardım ediyorum sağlık giderlerine karşılıyorum, aş veriyorum iş veriyorum giderlerinin yarısını talep ediyorum demezken,
ama Türkiye Devleti sigortalı olan emekliye hak kazanmış kendi vatandaşının emekli maaşını dahi ödemiyor.
Oysa avrupa ülkeleri Türk vatandaşına midesini aç koymuyor karnını doyuruyor, sağlıkta hasta ortada bırakmazken bu ülkelere karşı haksızlık olmuyormu.

Şimdi adama sormazlarmı, devletimiz Türkiye Cumhuriyeti bir koskoca devlet olarak niçin bugün halen bu avrupalı insanımıza karşı devletimiz kendi üstüne düşen görevinden kaçıyor rahatsız oluyor bu durumdan gocunuyor.

Vatandaşın bir başka ülkede iş bulmuş çalışıyor karnını doyuruyor, o ülkeden ülkemize para döviz getiriyor, devletimize problemi yükü olmuyor, üstelik bu adamın parasını da almışsın, ama emekli maaşına gelince yok sana emekli maaşı vermem sana yasak diyorsun adama deli derler deli.

Avrupalı gurbetçilerin hakları şimdiye kadar tüm gelmiş geçmiş Hükümetler tarafından nasıl gasp edildi haklarımız neden verilmedi.
Yurt içindeki emekli olmuş 12 milyon insanın tümüne emekli maaşları kesilmeksizin çalışabilir hakkı tanınırken, ülkemizdeki istihdamı bozmayan, işsizlik ordusuna katılmadan, devlete yük olmadan, üstelik halen ülkemize döviz getiren yurtdışında çalışan bir avuç işçilerimize çalışma yasağı getirmek yurtdışında çalışırsan emekli maaşını keserim ha demenin ne kadar yanlış olduğunu, devletin böyle yasa çıkararak amacının sıcak para toplamak olduğunu, sebepsiz zenginleşmek olduğunu, devlet avrupalı gurbetçiler için gerçekten ne düşündüğünü anlamak mümkün değil.





Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.