Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1763
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 7746
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 234
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 756
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1994 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (135) | Dış Politika (1376) | Ekonomi (169) | Eğitim (67) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (35) | Adalet (63) | Milli Kültür (243) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (535) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (837) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (382) | Türk Dünyası (671) | Şiir (45) | Sağlık (94) | Diğer (2837) |

Görüş bildirebileceğiniz Siyasi Partiler ve Siyasetciler konuları
Siyasetçiler nasıl olmalıdır? (42)
Siyasi Partilerimiz nasıl olmalıdır? (26)
Siyasi partiler ve siyasetçiler ile ilgil diğer konular (467)


Siyasi Partiler ve Siyasetciler - Siyasi partiler ve siyasetçiler ile ilgil diğer konular konusu hakkında görüşler
Mehmet KOÇAK - (Ziyaretci) 9.11.2018 11:31:38

Bana göre Ecevit..

Bana göre Ecevit..


Eski başbakanlardan Bülent Ecevit vefat edeli 12 yıl oldu.
Onu uzaktan takip ederdim. Siyaseten de farklı düşünen biri olmam hasebiyle, zaman zaman da eleştiren biri olarak onun 12 Eylül sonrası ise Demokratik Sol`u yeniden milliyetçi ve özgürlükçü ve demokratik insan hakları çerçevesinde yeniden yorumlaması dikkatimi çekmişti.
Avrupa başkentlerinde gazeteci olarak görev yaptığım dönemde onu yurt dışı gezilerinde daha yakinen tanıma fırsatı bulmuştum.
Onunla buluşmak ve özel sohbet fırsatı buldum. Devamında Ankara`da iki kere ziyaret ederek evinde ağırlandım ve Türkiye ve dünyadaki siyasi gelişmelerini onunla hasbihal etmiştik.

O tarihdeki buluşmalarımızda, fikir özgürlüğü, bireyin özgürlük alanları üzerindeki baskılar kaldırılmalı, insan onurunun korunması, ülkenin bölünmez bütünlüğü ile vatanseverlik konularındaki görüşleriyle sempatimi kazanmıştı.
Bülent Ecevit bana göre, Türk siyasi tarihinde çok önemli yer tutmuş, ülke ve dünya siyasetini iyi takip eden önemli bir politikacıydı.
Siyasilerin muhalefette iken farklı, iktidarda ise daha farklı olabileceğini de her zaman ihtimal dahilinde olduğunu da sürekli hesaba katan bir kişiyim.
Hatta iktidar gücünün bir zehirlenmeye bile insanı sürükleyebileceğini de bilenlerdenim.
Ancak, Ecevit gibi deneyimli bir devlet adamının fikirlerini inkâr edecek derecede bir tavır takınacağını ise doğrusu hiç mi hiç beklemiyordum.
NELER OLMUŞTU
1999 seçimlerinde iki başörtülü kadın aday TBMM`ye girmeye hak kazanmıştı; MHP`den Nesrin Ünal ve Fazilet Partisi`nden Merve Kavakçı.
O dönemde, kamuda başörtüsü yasağı olduğundan, gözler de bu iki milletvekilinin başörtüsü konusunda nasıl bir tavır alacaklarına çevrilmişti.

MHP`li Ünal, Genel Kurul çalışmalarına başörtüsünü çıkararak katılacağını açıkladı. Kavakçı ise, başörtüsüyle milletvekili yemini edeceğini söyledi.
O dönemin Fazilet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan da Kavakçı`ya sahip çıkarak, ``Nasıl isterse öyle hareket edecektir´´ dedi.
OLAYLI GENEL KURUL
Başörtülü vekil tartışmaları sürerken Kavakçı, yemin töreninden önce kalabalık bir destekçi grubuyla birlikte TBMM`ye gitti.
3 Mayıs 1999`da TBMM`deki yemin töreninde, yemin sırası Kavakçı`dan önce olan MHP`li başörtülü milletvekili Nesrin Ünal, başını açarak yemin etti ve Genel Kurul`dan büyük alkış aldı.
Kavakçı ise, yemin töreninin ortasında Meclis Genel Kurul Salonu`na başörtüsüyle girince, Genel Kurul bir anda karıştı. FP sıralarından Kavakçı`nın salona girişi sırasında alkış koparken, DSP`li vekiller ise ellerini sıra kapaklarına vurarak protesto ettiler. MHP, ANAP ve DYP`liler ise olaya seyirci kalmayı tercih etti.

ECEVİT BİZZAT MÜDAHALE ETTİ
Kavakçı, yanında bir başka kadın Fazilet Partisi Milletvekili Nazlı Ilıcak`la birlikte FP`ye ayrılan milletvekili sırasına oturdu.
Bu duruma, DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk bizzat müdahale etti. Üçlü, kürsüye giderek oturumu yöneten geçici başkan Ali Rıza Septioğlu`ndan Kavakçı`yı dışarı çıkarmasını istediler.
Ancak Septioğlu, Bakan Türk`ün, &8216;Laik Cumhuriyete yakışmıyor` uyarısına &8216;Laik Cumhuriyetle ne alakası var` diyerek Kavakçı`yı dışarı çıkarma eğilimi göstermedi.
DYP`li Meclis eski Başkanvekili Kamer Genç de kürsü önüne gelerek Septioğlu`nu uyardı. Ancak Septioğlu elindeki Meclis İçtüzüğü`nü göstermekle yetindi.
ONU DİNLERKEN
KAHROLDUM&8230;
22 Mayıs 1999, milletvekili Kavakçı Meclis Genel Kurulu`nda. Başbakan Ecevit konuşuyor: ``Burası devlete meydan okunacak yer değil! Lütfen bu hanıma haddini bildirin.´´
İşte bu kısa konuşma, ona olan inancımı kaybetmeye ve onu gönlümde bitirmeye yetti.
Anladım ki, politikacılar iktidar gücüne yenik düşer ve kendini bile inkâr edecek dereceye düşerler.
Ve gördüm ki, fikirler güce göre değişirmiş&8230;
Ecevit`in en çok eleştirdiğim bir diğer siyasi tavrı ise, ilerleyen yaşına rağmen iktidar gücünü partisine ve ülkesine zarar verdiği halde devretmeye yanaşmamasıydı.
Yürüyecek mecali kalmamış, ülke ekonomisi çökmüş, saygınlığını kaybetmiş bir iktidarın başbakanı olarak önüne boş para kasası fırlatılan bir başbakan olmamalıydı.
Demek ki, iktidar hırsı insanı bu hallere düşürebiliyor.
Aslında bu iki önemli hatası olmamış olsaydı, ona olan sevgi ve saygım hâlâ devam ediyor olacaktı. İnşallah hayatının son anlarında pişmanlık duymuş ve Allah`tan affını istemiştir.
Ecevit, keşke bu iki olumsuzluğun içine düşmeden bu dünyadan göçmüş olsaydı.
Keşke o iktidar hırsı ve gücüne yenik düşmeseydi ve her kesim tarafından rahmetle anılmış olsaydı&8230;


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.