Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1780
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 7976
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 233
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 752
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1998 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (137) | Dış Politika (1462) | Ekonomi (176) | Eğitim (69) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (37) | Adalet (64) | Milli Kültür (249) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (561) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (846) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (403) | Türk Dünyası (687) | Şiir (45) | Sağlık (98) | Diğer (2885) |

Görüş bildirebileceğiniz Milli Güvenlik konuları
Milli Güvenlik (403)


Milli Güvenlik - Milli Güvenlik konusu hakkında görüşler
Ömür ÇELİKDÖNMEZ - (Ziyaretci) 13.3.2019 10:36:56

ABD`li Exxon-Mobil / Katar Petrolleri konsorsiyumu Mısır Ordusunu, Doğu Akdeniz`de Türkiye`ye karşı savaşa hazırlıyor!

ABD`li Exxon-Mobil / Katar Petrolleri konsorsiyumu Mısır Ordusunu, Doğu Akdeniz`de Türkiye`ye karşı savaşa hazırlıyor!


Ömür Çelikdönmez
13 Mart 2019,

Demirel Başbakan. 12 ada konusunda Yunanistan ile yine sorun yaşanmış, karşılıklı kılıçlar çekilmiş. Ertesi gün kabine toplanmış ve toplantı uzun saatler sürmüş.
Dışarıda gazeteciler merakla yapılacak açıklamayı bekliyor: ``-Sayın Başbakan, Yunanistan Ege Denizi`nin bir Yunan gölü olduğunu iddia ediyor. Cevabınız ne olacak?´´ sorusu üzerine hazırcevaplığı ve nüktedanlığıyla bilinen ve bu hususiyetiyle en politik keşmekeş soruları dahi bir anda boşa çıkaran Demirel, şu ünlü beyanında bulunur; ``- Ege bir Türk gölü değildir. Ege bir Yunan gölü de değildir. Ege zaten bir göl de değildir.´´
O günden bu güne, Türkiye`nin Ege politikası üç aşağı beş yukarı değişmez. Bülent Ecevit romantizmiyle ``aramızda bir mavi büyü / bir sıcak deniz / kıyılarında birbirinden güzel / iki milletiz´´ dizeleriyle Kıbrıs görüşmeleri yapılır, Türk - Yunan bakanlar karşılıklı Zeybek veya Sirtaki oynar.
Uçaklar it dalaşı yapar, sahil koruma gemileri uyarı ateşi açar falan. Yunanistan bu politikasını asla bir adım ileri götürmez.
Neden mi?
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, halen zihinlerde yerini koruyor. Palikarya, Türk askerinin ne yapabileceğini Beşparmak Dağları`na baktığında iyi görüyor.
Doğu Akdeniz`de doğalgaz/petrol rekabetinden savaşa&8230;
AB ile Türkiye arasında neredeyse uluslararası krize dönüşen ``Münhasır Ekonomik Bölge´´ (MEB / Exclusive economic zone); Deniz Hukuku ile ilgili Birleşmiş Milletler Sözleşmesi uyarınca, ``Bir devletin, deniz kaynaklarının araştırılması ve kullanılmasında su ve rüzgar enerjisi de dahil olmak üzere, özel haklara sahip olduğu deniz bölgeleri´´nden oluşuyor.
Bu alanın devletin denize olan kıyı kenarından, denize doğru karasularında 200 deniz mili dışına kadar uzandığı kabul edilmekte.

Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) kavramı 1982 yılında imzalanan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi ile düzenlendi.
Ancak Türkiye, Ege sorununda elini zayıflatacağı gerekçesiyle 31 yıldır bu sözleşmeye imza koymuş değil.
Türk Dışişlerinin, 5 Ağustos 2011 tarih ve 181 No`lu, &8216;GKRY`nin Doğu Akdeniz`de Petrol ve Doğalgaz Arama Faaliyetleri Hk.` açıklaması, konuyla ilgili resmi perspektifi ortaya koyuyor.
Türkiye`ye göre; Uluslararası hukuk, yarı kapalı bir deniz olan Doğu Akdeniz`de kıta sahanlığı veya münhasır ekonomik bölge sınırlandırmalarının, ilgili ülkeler arasında ve tüm tarafların hak ve çıkarları gözetilerek, hakça yapılmasını amirdir.

Dolayısıyla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi`nin yaptığı bu anlaşmalar ve petrol/doğal gaz arama faaliyetleri Kıbrıs sorununun çözümünü olumsuz etkilemekte ve ayrıca bölge ülkeleri arasında yeni ihtilaflara neden olmaktadır.
Bu duruma ilişkin olarak, gerek ülkemizin gerek KKTC`nin görüşleri ve ikazları bölge ülkeleri ve BM nezdinde zamanında kayda geçirilmiş, Kıbrıs Adası`nın güneyinde geçerliliği bulunmayan ruhsatlara dayanarak petrol/doğal gaz arama-çıkarma faaliyetlerine ilgi duyan şirket ve ülkelerin sorumluluk ile hareket etmelerini beklediğimiz belirtilmiştir.
Akdeniz`de Türk düşmanlığının yeni taşeronu Araplar&8230;
ABD`nin zaman zaman Doğu Akdeniz`de savaş gemilerini konuşlandırmasıyla vermek istediği mesaj, ``ABD, Rumların tek yanlı Münhasır Ekonomik Bölge ilanını ve bu bölge üzerindeki egemenlik haklarını tanımaktadır ve 10. Parsel`de Exxon-Mobil-Katar Petrolleri (Qatar Petroleum) konsorsiyumunun yapacağı işlemleri de desteklemektedir. Türkiye`nin müdahalesi olursa da gerektiğinde 6. Filo, söz konusu arama ve sondaj gemilerini koruma görevini yapacaktır. Exxon-Mobil-Katar Petrolleri (Qatar Petroleum) sondaj gemilerine ve personeline yönelik her türlü müdahale savaş sebebidir.´´
Exxon-Mobil-Katar Petrolleri (Qatar Petroleum) CEO`su Donald Trump`ın dışişleri eski bakanı Rex Tillerson kim?
Rex Tillerson kim?
Donald Trump`ın eski dışişleri bakanı petrol devi Exxon Mobil`in CEO`su Rex Tillerson.
Diplomatik hiçbir deneyimi olmamasına rağmen Tillerson, aynı zamanda ABD`de, Rusya lideri Putin`e en yakın isimlerden biri.

Rex Tillerson`ın dışişleri bakanlığına getirilmeden önce CEO`su olduğu, ABD`nin çok uluslu petrol ve doğalgaz devi Exxon Mobil`in merkezi, Texas eyaletinin Dallas kentinin banliyölerinden Irving`te.
Şirket, John D. Rockefeller tarafından kurulan dünya petrol endüstrisinin ilk büyük şirketi Standard Oil firmasının en büyük mirasçısı.
1952 yılında Teksas`ta dünyaya gelen Rex Tillerson, 1975 yılında katıldığı Exxon`da 2006 yılında CEO oldu. 1998 yılında Exxon, Hazar denizi havzası ve Rusya`daki yatırımlarının sorumlusu olduğu dönemde Rusya ile ilişkileri derinleşti.
Dolayısıyla Türkiye`ye yönelik düşmanca tutumun mimari bu adam.
Suriye ve Gazze / Filistin sorununun arka planında, doğalgaz yatakları var; din yok!

Doğu Akdeniz havzasında önemli miktarda petrol ve doğal gaz yataklarının keşfiyle bölgedeki kıyı devletlerinin (Mısır, Türkiye, Kıbrıs (GKRY ve KKTC), Lübnan, Suriye, İsrail ve HAMAS`ın kontrol ettiği Gazze Şeridi) yüzlerce kilometrelik kıyı şeridi, son derece değerli alana dönüştüğünden beri bölge hallaç pamuğu gibi atılıyor.
ExxonMobil`i anladık da ``Katar Petrol´´e ne oluyor?
Güney Kıbrıs hükümeti ile el sıkışan ExxonMobil ve Qatar Petroleum, geçen yıl imzaladıkları anlaşma ile 10`uncu parselde 2018`de sondaj yapmak için mutabık kalmıştı.

Kıbrıslı Rumların 10`uncu parsel olarak kabul ettiği bölgede Rex Tillerson`ın ABD Dışişleri Bakanı olmadan önce CEO`luk ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığı ExxonMobil şirketi ile Katar devletine bağlı Qatar Petroleum ortaklığında doğalgaz aranmaya başlandı.

Daha önce de Kıbrıs Rum Kesiminin Münhasır Ekonomik Bölge`sine İtalyan petrol şirketi ENI`nin göndermek istediği Saipem 12000 adlı sondaj gemisi, Türk savaş gemilerince engellenmişti. Türk Deniz Kuvvetleri tarafından engellenen -İtalyan petrol şirketi ENI`nin kiralamış olduğu- Sapien 12000 adlı sondaj gemisi, Güney Kıbrıs`ın tek taraflı olarak ruhsatlandırdığı 3 numaralı parselde hiçbir çalışma yapamadan 2018, 23 Şubat`ta Kıbrıs`tan ayrılmıştı.
ABD`nin Exxon Mobil şirketinin Kıbrıs Adası açıklarında arama faaliyeti başlatmasına Türkiye tepkili.
``Kıprıslı" Rumlar, kimvurduya gitmekten korkuyor&8230;
Exxon Mobil, daha birkaç gün önce, Güney Kıbrıs`ın özel ekonomik bölgesinin 10. blokunda büyük bir doğalgaz sahası keşfetti.
Bulunan doğalgaz rezervlerinin 142 ila 227 milyar metreküp olduğu tahmin ediliyor.
Ankara`nın Exxon Mobil`in keşfine tepkisi ile ilgili endişeleri olup olmadığı yönündeki soruyu yanıtlayan Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı Nikos Hristodoulodis, "Türkiye ile açık bir çatışma oyununa dahil olmayacağız" dedi.
Türkçesi; ``Bizi Türklerle karşı karşıya getirmeyin. Aradan siz sıyrılırsınız ama olan bize olur, kim vurduya gideriz.´´
Yeni taşeron ABD/AB kuklası Mısır Firavunu Sisi`nin İsrail askerlerinin önünden kaçan ordusu!
Mısır`da ordu, 1950`lerden beri en önemli politik ve ekonomik aktör konumunda.
Ordu, politikadan, ekonomiye ve sivil topluma kadar hayatın her alanında aktif ve etkin. Mısır ordusunun gücü, ancak kendi gariban halkına yetiyor. Tahrir meydanında binlerce insanın katili Sisi, şimdi kalkmış petrol şirketlerinin tetikçiliğine soyunmuş.
Avrupalılar Mısır`ı gaza getiriyor&8230;

Şubat 2019`da Avrupa Birliği (AB) ve Arap Birliği liderlerinin Mısır`daki zirvesinde taraflar işbirliği konusunda "yeni bir dönem" başlatma sözü verdi.
Mısır`daki zirvenin ana gündem maddeleri göç, Arap ülkelerindeki iç karışıklıklar, güvenlik ve ticaret konularıydı. Gizli ajanda, tabii ki Doğu Akdeniz ve Türkiye.
Mısır`ı silah obezi yaptılar&8230;
Avrupa ülkeleri Mısır`a silah satışını hiç aksatmadan sürdürdükleri gibi birlikte askeri tatbikat da yapıyor.
Uluslararası Af Örgütü`nün, AB ülkelerini Mısır`a silah ve mühimmat satışını durduran düzenlemeye rağmen ihracatı sürdürmekle suçlaması maalesef bu satışları durdurmadı.
Fransa, Mısır`a savaş gemisi ve uçak satıyor&8230;
Diktatör Sisi yönetiminin Fransız Naval Grubuyla 2014 yılında imzaladığı 1 milyar avroluk anlaşma çerçevesinde Mısır Donanması için yapılan Gowind korvetleri suya indirildi.
Mısır, Fransız Dassault firmasının ürettiği Rafale savaş uçaklarından 12 adet daha almak için Fransa ile anlaşma imzaladı. Fransa, 2015 yılında Mısır`a, 5,2 milyar euro karşılığında 24 adet Rafale savaş uçağı teslim etmeyi kabul etmişti. Mısır, 2017`de 3 Rafale savaş uçağını, Temmuz 2017`de ise 2 Rafale EM avcı uçağını teslim almıştı.
Almanlar da Mısır`a silah satışında Fransızlar`dan geri kalmıyor!
2002, 2004, 2006, 2008 ve 2009 yıllarında Alman silah üreticilerinin, devrik cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek rejimine en az 32,9 milyon Euro değerinde makineli tüfek, otomatik tüfek, tabanca ve cephanenin satışını gerçekleştirdiği biliniyor.
Almanya, bunlardan başka, Mısır`a 2 adet Class 209 denizaltı satmıştı. Almanya`nın silah ihracatı listesine bakıldığında 2014 yılında Mısır`a yapılan satışlarda ciddi oranda donanma ve deniz kuvvetleri mühimmatının yer aldığı görülebilir.
Mısır tatbikatları artırdı, ordusu savaşa hazırlanıyor&8230;
Aralık 2018`de Mısır Deniz Kuvvetleri farklı ülkelerle üç ayrı tatbikat düzenledi.
Mısır Deniz Kuvvetleri önce İtalya ve İngiltere`nin katılımıyla Akdeniz`de ortak deniz tatbikatı gerçekleştirdi.
Tatbikat; Mısır Silahlı Kuvvetleri Genel Komutanlığı planları ve kardeş devletlerin askeri işbirliğinin desteğiyle yapıldı. Eğitim amaçlı tatbikata Mısır donanmasından gemiler ve İtalya`nın ITS Marceglia fırkayetni ve İngiltere`nin RFA fırkateyni katıldı.

Tatbikat kapsamında Mısır askeri personeline navigasyon düzenlemeleri, sinyal ulaşım faaliyetleri ve sualtı sesli iletişimde eğitimlerin uygulanmasına ek olarak, helikopterlerin kalkışı ve inişi, gemilere yakıt tedariki ve tehlikeli bölgelerden geçerken deniz birimlerini nasıl koruyacakları konusunda eğitimleri verildi.
Ayrıca tatbikatlarda katılımcı güçlerin ortak kolektif eylem yürütme kapasitesini ve yüksek verimliliğe sahip olma derecesinin yanı sıra planlanan tüm eğitim görevlerinin uygulanmasındaki koordinasyon ve uyumun göz önünde bulunduruldu.
İngiliz, İtalyan ve Mısır donanmasının ortaklaşa düzenlediği tatbikat, Mısırlı yetkililere göre; dost ülkelerle yapılan askeri işbirliği ilişkilerinin derinliğini göstermekle kalmıyor ayrıca bu tatbikat; Akdeniz`deki çeşitli tehditler ve potansiyel düşmanlıklar karşısında (mesela Türkler) kuvvetlerin hazır olduğunu ortaya koyuyor.
Mısır, ikinci tatbikatını Afrika ülkelerinin katılımıyla düzenledi.
Mısır, Muhammed Necib Askeri Üssü`nde, Sahel ve Çöl ülkelerinin katılımı ile terörle mücadele için yapılan tatbikata ev sahipliği yaptı. Muhammed Necib Askeri Üssü`nde yapılan tatbikat, 14 Aralık`ta sona erdi.
Tatbikat, terör tehditlerine karşı mücadele, rehine kurtarma operasyonları gibi çeşitli konularda yeterliliği artırma amaçlıydı. Mısır, sadece kendi ordusunu değil çevresindeki uydu Arap ülkelerini de savaşa hazırlıyor.
Sahel/Sahil ve Çöl devletlerini bir araya getiren tatbikat, Mısır, Sudan, Nijerya ve Burkina Faso`dan özel kuvvetler personelinin katılımıyla Mısır`da ilk kez düzenlendi.

Mısır`ın üçüncü tatbikatı &8216;Red Wave 1` (Kızıl Dalga) adını taşıyordu. Bu ortak deniz tatbikatı, Somali`den gelen gözlemcilerin yanı sıra Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır, Sudan, Cibuti ve Yemen gibi Kızıldeniz sınırındaki ülkelerin katılımıyla yapıldı.
Tatbikatla, Kızıldeniz sınırındaki ülkeler için deniz güvenliğinin arttırılması, Kızıldeniz`e önemli bir ekonomik koridor olarak önem verilmesi nedeniyle, katılımcı ülkeler arasında askeri işbirliğinin güçlendirilmesi, sahip olunan deneyimlerin paylaşılması ve savaş kuvvetlerinin hazır olma halinin arttırılması hedeflenmişti.
Mısır ve dostları, bunları yapıyor Doğu Akdeniz`de savaşa hazırlanıyor da Türkiye`nin eli armut mu topluyor?
Cumhuriyet tarihinin en büyük deniz tatbikatı `Mavi Vatan 2019` Doğu Akdeniz`de Türk varlığını tescilledi&8230;
Türkiye, bölgesinde olup biteni yakından izliyor. Her duruma karşı farklı seçenekleri masada tutuyor.
Milli birlik ve bütünlüğe yönelik dış tehditlere karşı cevabını Mavi Vatan 2019 tatbikatı ile verdi.

Cumhuriyet tarihinin en büyük deniz tatbikatı `Mavi Vatan 2019`a; 13 fırkateyn, 6 korvet, 16 hücumbot, 7 denizaltı, 7 mayın avlama gemisi, 17 yardımcı sınıf gemi, 14 karakol gemisi, 22 çıkarma gemisi, 1 eğitim gemisi olmak üzere toplam 103 gemi katıldı.
Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz`deki 462 bin kilometrelik `Mavi Vatan`da aynı anda icra edilen tatbikat kapsamında donanma envanterine son eklenen yeni silahları test etti, özel operasyonlara hazırlık ve birlikler arasında koordinasyonu sağladı.

Bu tatbikatta karargahlar arasındaki uyum, filoların diğer silahlı kuvvetlerin acil müdahale birlikleriyle işbirliği, düşman denizaltıları tespit ederek yok etme çözümleri denendi.
Genelkurmay Başkanlığı Yıllık Tatbikat Programı çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı`nca planlanan ve Deniz Harp Merkezi Komutanlığı`nda kurulan 165 kişilik ekip tarafından sevk ve idare edilen Mavi Vatan 2019 Tatbikatı`yla jenerik senaryo ve jenerik coğrafyaya istinaden Deniz Kuvvetleri Komutanlığı`na bağlı birlik, gemi ve deniz hava vasıtalarının harekata hazırlık seviyesinin arttırılması ve diğer kuvvet komutanlıklarıyla müşterek çalışabilirlik usullerinin geliştirilmesi gerçekleştirildi.

Tüm denizlerde çok yüksek harekat temposuyla faaliyetlerine devam eden Deniz Kuvvetleri, bu tatbikata da dünyanın gelişmiş deniz kuvvetlerinde bile nadir görülen gemi, deniz karakol uçağı ve deniz helikopteri katılım yüzdesiyle iştirak etti.
Mavi Vatan 2019 tatbikatının, batılı ülkelerin Akdeniz`de ki askeri yığınaklarını artırdıkları ve batılı şirketlerin Doğu Akdeniz`de yeni doğalgaz keşiflerine dair açıklamalarına denk gelmesi rastlantı sayılmaz.

Türkiye`nin Doğu Akdeniz`de kendisine biçilen kefeni yırtıp atması yeni bir bölgesel deniz savaşının kapıda olduğunu gösteriyor. Kim ne derse desin `Mavi Vatan Tatbikatı` dosta güven verdi düşmana korku saldı.
Velhasıl eli kanlı petrol tüccarları ve kiralık tetikçilerin hesabı Doğu Akdeniz`de uzun süreli çatışma değil. Zaten Türk ve Mısır ordusu kara savaşı yapabilecekleri bir coğrafi düzlemde yer almıyor.

Küresel emperyalist odakların hesabı başka.
Süfli niyetleri, sömürgeci çıkarları için Mısır ve Türkiye`yi çatıştırarak bölgeye uluslararası müdahalede bulunacakları zemini hazırlamak.
Hani bazı siyasi liderler ``Beka meselesi´´ diyorlar ya!.. Boşuna değil bundan dolayı&8230;
.
Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com
Twitter`da bizi takip edin: @oc32oc39 , @dikgazete



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.