Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1725
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 7473
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 234
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 755
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1989 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (126) | Dış Politika (1302) | Ekonomi (152) | Eğitim (62) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (35) | Adalet (62) | Milli Kültür (229) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (512) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (808) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (370) | Türk Dünyası (645) | Şiir (44) | Sağlık (90) | Diğer (2779) |

Görüş bildirebileceğiniz Ekonomi konuları
Türkiye’nin ekonomisi iyiye mi gidiyor? (66)
Bankacılık sistemimiz nereye gidiyor? (3)
Vergiler adil mi? Hangi vergiler değişmelidir? (6)
Küçük işletmelerin ve esnafların temel sorunları nelerdir? (3)
Ekonomi ile ilgili diğer konular (74)


Ekonomi - Ekonomi ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Ömer ÖZKAYA - (Ziyaretci) 7.6.2018 23:38:29

Radikal dönüşümler zamanı

Radikal dönüşümler zamanı
Sanal para, sanal zeka, sanal savaşlar, animasyon ve sanal filmlerin sanal kahramanları, sanal ekonomi ve sanal dünya... Gündemde olan bu konulara bakınca artık tümü ile sanal bir dünya, sanal bir kişilik olduğumuzu düşünebiliriz. Bu sanallıkla beraber aynı dalga boyunda bir sürrealizm de yaşıyoruz. Kastamonu`da hayvanlarını çalmak için girdikleri köy evindeki aileyi öldürüp yok eden insanlar, parçalara ayırdıkları cesetleri valizlere koyup sokaklarda gezdirenler, sokağa atılan yeni doğmuş bebekler, anneleri ve babaları tarafından öldürülen çocuklar, eşleri tarafından, sevgilileri tarafından katledilen kadınlar, sanal para ve sanal zekâ kadar doğal ve günümüzün bilim, kültür, akıl, eğitim, toplum ve aile yapısı ile açıklanamayacak olaylar dizisi...
Dinle açıklanamayacak dinsel eylemler ve terör olgusu, ekonomi ile açıklanamayacak sanal para çılgınlığı ve siyaset ile açıklanamayacak siyasal olaylar serisi... Kanlı Fransız Devrimi veya Bolşevik Devrimi sahnelerini aratmayacak vahşet tabloları... New York Çeteleri filminin bir iki basamak daha kötüsü... Bütün bunların hepsini; modanın, kitle iletişim araçlarının ve modernliğin tavan yaptığı, kültür, sanat, edebiyat, bilim ve matematiğin zirvelere tırmandığı bir zaman diliminde yaşıyoruz.
``Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler´´ diyen çıldırtıcı kayıtsızlığın yeniden dirilişi, bir sürü sosyal duyarlılık projesi uygulamasına rağmen, sosyal sorumluluk projelerine rağmen veya onlara inat yükselen duyarsızlık, sorumsuzluk, izansızlık ve vicdansızlık ikliminde en yakın olan şey New York Çeteleri filmindeki sahnelerin daha ağırlarının yaşanacağı bir devrimler, katliamlar ve vahşetler kuşağıdır.
Böyle durumlar büyük dönüşümler, büyük devrimler üretirler. Bölgesel ve küresel çapta gerçekleşen vahşet, dehşet ve insan dışı davranışlar silsilesi, büyük acıların yaşanacağı dönemlerin alarmını veriyor.
Heva ve heves ekonomisi, efsaneler ve mitler siyaseti, televole kültürü, plaj televizyonculuğu, ``seyahat et, denize koş, tatile git´´ çılgınlığı ile desteklenen bir toplumsal çözülmeden insanlık için umut verici bir tablo çıkmayacaktır.
Habiller ve kabiller savaşı olanca hızıyla daha da çirkinleşerek ve tiksindirici bir hal alarak devam etmektedir.
Vicdanlar körelince, akıllar iptal olunca, merhamet buharlaşınca, muhasebe, ölçme ve değerlendirme yok olunca herkes birbirinin celladı olur. Gidilen yer bu yoldur ve bu yolda tüm insanlık, insanlığını yitire yitire yürümektedir. Yitirilen insanlık bilinci ve kaybedilen akıl, mantık ve duyarlılık sonucu televizyon haberleri kan ve gözyaşı dizilerine dönüşmektedir. Ne yazık ki bu tablo küresel bir nitelik taşımaktadır ve ne yazık ki insanlık rehberlerini kaybetmiş ve unutmuştur. Gerçekten düşünülmesi ve araştırılması gereken en acil konu, kitleleri insanlıktan neyin çıkarmakta olduğudur ve bunun üstesinden nasıl gelineceğidir. Bunun yolu bulunamaz ise, üstelik bilimin, aklın ve kültürün, kitle iletişim araçlarının bu kadar yaygınlaştığı, üniversitelerin köylere kadar indiği bu çağda bu sorunun cevabı bulunamaz ise yazıklar bu insanlığa. Bu küresel sorunu görmezden gelmek, canavar olmak, vahşi olmak ile eşanlamlıdır.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.