Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1748
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 7694
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 234
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 756
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1994 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (134) | Dış Politika (1356) | Ekonomi (168) | Eğitim (67) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (35) | Adalet (63) | Milli Kültür (239) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (531) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (832) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (380) | Türk Dünyası (666) | Şiir (45) | Sağlık (94) | Diğer (2827) |

Görüş bildirebileceğiniz Dış Politika konuları
Irak`ın kuzeyinde yapılan sınır ötesi harekat ne olmalıdır? (4)
Barzani mi daha tehlikeli PKK mı? (14)
Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (133)
ABD ve İsrail ile ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (149)
Türk Dünyasıyla ilişkilerimiz yeterli mi ?hedef ne olmalıdır? (5)
Beşli Shangay örgütü ile ilişki kurmalı mıyız? (41)
Dış politika ile ilgili diğer konular (1010)


Dış Politika - Dış politika ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Mehmet KOÇAK - (Ziyaretci) 14.6.2018 10:31:58

Dünya bir felaketin eşiğinden döndü

Dünya bir felaketin eşiğinden döndü
13 Haziran 2018 Çarşamba


ABD ile Kuzey Kore arasındaki kriz, dünyanın bir numaralı gündem maddesiydi.
Sadece ABD ile Kuzey Kore arasında değil, aynı zamanda Güney Kore ve Japonya başta olmak üzere bölge hatta &8216;Nükleer güç savaşı` söz konusu olduğu için tüm dünyayı etkiliyordu.
ABD Başkanı Trump, ``Kuzey Kore`yi tamamen yok etmekten başka çare kalmadı´´ derken, Pentagon:``Kuzey Kore`nin nükleer silahlanma programını tamamen yok etmek için karadan işgal etmekle mümkün olabilir´´ şeklinde görüş belirtmesi fevkalade kışkırtıcı ve savaş daveti niteliğindeydi.
Kuzey Kore`nin ise ABD toprağı olan, hem turizm hem de askeri üs olarak kullanılan Guam Adası`na balistik füze fırlatmayı planladığını söylemesi krizin sıcak çatışmaya dönüşmesi riskini gündeme getirmişti.
İşin özü şu:
Kuzey Kore, kendini Amerika Birleşik Devletleri`nden koruyabilmek için nükleer çalışmalarına son sürat devam ettirmektedir.
ABD ise K. Kore`nin nükleer çalışmalarını durdurabilmek için onu vurmayı planlıyor.
Her gecen gün sertleşen tahdit, hakaret ve suçlamalar ile restleşmelerin bir büyük savaşa yeni bir vahşete dönüşeceği korkusu, çok şükür şimdilik geride kaldı.
Diğer bir ifadeyle, dünya bir felaketin eşiğinden dönmüş oldu.
Küresel diplomatik çabalar sonuç verdi ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong Un, Singapur`da bir araya geldi ve yeni bir dönemi birlikte başlatacak anlaşmayı imzaladılar.
Birbirini ağır hakaretlerle eleştiren iki devletin başkanları ilk kez yüz yüze görüşmesi Çin, Japonya ve Güney Kore başta olmak üzere bölge ülkeleri tarafından da desteklenmesi bölge barışı ve güvenliği için çok önemli bir gelişmedir.
Bu bir ilkti ve geçmişi silecek bir sürece resmen başlanmış oldu.
İkili ilişkilerin normalleştirilmesine adına imzalanan anlaşma metninde, ``kapsamlı´´, ``derinlikli´´ ve ``samimi´´ bir fikir alışverişinde bulunulduğunun belirtilmesi ve Trump, Kuzey Kore liderini ``kesinlikle´´Beyaz Saray`a davet ettiğini onun da bu daveti kabul ettiğini belirtmesi görüşmelerin bundan sonra da devam edeceği anlamına geliyor.
KARŞILIKLI BEKLENTİLER
ABD`nin hedefi, Kore Yarımadası`nın nükleersilahlardan tamamen arındırılması ve Kuzey Kore tehdidini ortadan kaldırmaktır.
Kuzey Kore yöneticilerinin tek bir amacı var, o da rejimi ayakta tutmaktır.
Rejimi devirmeye yönelik herhangi bir saldırı anında yapamayacakları çılgınlık yoktur. Bu gerçeği bilen ABD, K. Kore biyolojik ve kimyasal silah kullanacağından korkuyordu.
Kuzey Kore`nin hedefi ise ekonomik yaptırımların kaldırılması ve tehditlerin son bulmasıdır.
Dünya milletler camiasında dışlanmalara son verilmesini istiyor. Yani K.Kore meşrulaşmayı bekliyor.
Çünkü 25 milyon nüfuslu Kuzey Kore izole edilmiş bir ülke ve halkı gerçekten çok yoksul.
1950 ile 1953 yılları arasında yaşanan ve Türkiye`nin de NATO`ya katılmak için asker gönderdiği Kore Savaşı`ndan bu yana teknik olarak hâlâ savaş halinde olan ABD ve Kuzey Kore arasında sadece bir ateşkes anlaşması bulunuyor. Bu görüşme ile yeni bir dönem başlaması ümit ediliyor.
Bu buluşma ve imzalanan anlaşmaya rağmen ne yaptırımlar kalkmış oldu ne de K.Kore,Nükleer Programından da vazgeçmiş oldu.
Çünkü K.Kore, nükleer ve füze programını rejimlerinin nihai teminatı olarak görüyor. Rejime dış müdahalelerin yapılmayacağı garantisini almadan nükleer programından vazgeçmeyecektir.
Ancak, geleceğe bir kapı aralanması ve karşılıklı tehditler yerine görüşmelerin devamına karar verilmiş olması bakımından bu buluşma tarihe geçmiş oldu.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.