Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1833
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 10296
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 756
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2055 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (155) | Dış Politika (2318) | Ekonomi (236) | Eğitim (92) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (63) | Adalet (72) | Milli Kültür (439) | Gençlik (27) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (858) | Tarım (149) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (19) | Din (545) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (14) | Milli Güvenlik (629) | Türk Dünyası (894) | Şiir (77) | Sağlık (186) | Diğer (3449) |

Görüş bildirebileceğiniz Diğer konuları
Görüş bildirmek istediğiniz diğer konular (3449)


Diğer - Görüş bildirmek istediğiniz diğer konular konusu hakkında görüşler
Prof. Dr. Salih Şimşek - (Ziyaretci) 29.06.2024 21:50:54

PROF. DR. HARUN TAŞKIN ÜZERİNE

PROF. DR. HARUN TAŞKIN ÜZERİNE
Prof. Dr. Salih Şimşek

Ben İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde öğrenci iken o da İşletme Fakültesi’nde öğrenci idi. Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) çatısı altında dörder yılımızı (1970-74) geçirdik. Mezun olduktan sonra, ben de o da askere gittik. Dönüşte o Çalışma Bakanlığı’nda Müfettiş Yardımcısı, ben de Sümerbank Genel Müdürlüğü’nde Müfettiş Yardımcısı olarak çalışmaya başladık. 1977 yılı sonunda (SDMMA) Sakarya Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’nde araştırma görevlisi olan (Prof. Dr, Eski Osmaniye milletvekili), MTTB Turizm Müdürlüğü’nde birlikte çalıştığımız İbrahim Mete Doğruer’den bir mesaj aldım. Akademiye asistan alınacakmış, gelip gelemeyeceğimi sordu. Bir süre sonra asistan olmak için müracaat ettim. Harun Taşkın da müracaat edenler arasındaydı. Süreç tamamlandı ve tayinlerimiz yapıldı. Artık yeni bir rotaya girdik. Akademik hayatın akışı, ikimizi de Asistan, Araştırma Görevlisi, Öğretim Görevlisi, Doktor Öğretim Görevlisi, Yardımcı Doçent Dr. ve Prof. Dr. olarak her safhada yoğurdu. Yaklaşık 20 yıl geçtikten sonra o zaman alınan elanlar akademik çalışmalarını tamamlayarak hep Profesör oldular. Bir kısmı ihtiyaç duyan başka üniversitelere transfer oldu. O dönem mühendis arkadaşlardan da çok sayıda araştırma görevlisi alındı. Yanılmıyorsa 30 civarında, her birisi bir kurumda müfettiş, Şube Müdürü, Daire Başkanı ve hatta Genel Müdür Yardımcısı gibi arkadaşlar seçildi. Demem o ki, alınan elemanların hiçbiri ‘açıktan’ atanmadı.

Akademide bir odada 6 kişi oturuyorduk. Kışın soba yakılıyordu. Hepimiz başka üniversitelerde Master ve Doktora yapmak zorundaydık. Çünkü bulunduğumuz akademinin böyle bir faaliyet yürütecek yeterli ve vasıflı kadrosu yoktu…

YÖK’ün kurulmasından sonra Akademinin adı İstanbul Teknik Üniversitesi Sakarya Mühendislik Fakültesi olarak değiştirildi, bizler de Öğretim Görevlisi unvanı aldık.

1992 yılına gelindiğinde kurumumuz Üniversite statüsüne kavuşturularak Sakarya Üniversitesi oldu. Bu karardan sonra her yıl yeni fakülteler açıldı. Akademi döneminde istimlak çalışmasına başlanan Sapanca Gölü kenarındaki şu andaki kampus alanı sürekli geliştirildi, her yıl yeni binalar yapıldı ve fakülte ve yüksek okullar açıldı. Bu fakültelere önceden yetişmiş olan arkadaşlarımız tayın edildi.

Asistan olarak girdiğimde 350 civarında öğrencimiz varken 2018 yılında 100.000 civarında öğrenciye ulaştık. Daha sonra üniversitemiz bölünerek 2 üniversite haline getirildi. Süreç içinde eskiden yetiştirilmiş olan elemanlar yeni kadrolar geliştirdiler.

Yukarıda zikrettiğim hususlar, içinden geçtiğimiz zaman tünelin bir özetidir. Akademik çalışmalar dışında benim için çok kalıcı hatıralar bırakan, Harun Hoca ile yaptığımız yurt içi ve yurt dışı seyahatlerde yaşadıklarımızdır.

Kendisiyle farklı yıllarda yaptığımız iki İspanya Seyahati notlarımı Hüzün Medeniyeti Endülüs adıyla yerel bir gazetede yayınladım. Ama henüz kitap haline getiremedim. Bir diğer seyahatimiz Gürcistan Seyahati idi. ‘Ahıska Diyarına Yolculuk Günlüğü’ ve Tüm Karadeniz sahilini takip ederek Kırım’a gittiğimiz “Tuna’dan Kırım’a Seyahat Günlüğünü”, ’30 Şubat’ta Doğdum Yerimde Duramıyorum’ isimli, 2008 yılında basılmış kitabımda anlattım. Gerek bahsettiğim seyahatlerde ve gerekse yurt içinde yaptığımı seyahatlerde (Hoca ile) yaşadığımız ilginçlikleri anlattığım örnekler ‘Benim Gözüm Hep Yollarda’ olan kabımda yer aldı. Ancak bu kitabımı da henüz basılı hale getiremedim.

Yukarıda bir zaman tüneli seyahati daha yaptığım Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Taşkın’ı, bir süredir devam eden rahatsızlığı akabinde, 23 Haziran 2004 günü ebedi yolculuğuna yolcu ettik. Rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun. Kalan dostlarına da hayırlı ve huzurlu ömürler diyorum.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.