Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1534
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 3816
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 226
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 733
Toplam 781 Bilgi Makalesi ve toplam 1840 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (82) | Dış Politika (428) | Ekonomi (105) | Eğitim (32) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (19) | Adalet (45) | Milli Kültür (81) | Gençlik (20) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (236) | Tarım (128) | Sanayi (11) | Serbest Meslek Mensupları (4) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (9) | Din (275) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (52) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (106) | Türk Dünyası (174) | Diğer (1995) |

Görüş bildirebileceğiniz Diğer konuları
Görüş bildirmek istediğiniz diğer konular (1995)


Diğer - Görüş bildirmek istediğiniz diğer konular konusu hakkında görüşler
METİN HACIMUSTAFAOĞLU - (Ziyaretci) 17.06.2009 15:28:09

JUDONUN 30 YIL ÖNCESİ 30 YIL SONRASI

JUDONUN 30 YIL ÖNCESİ 30 YIL SONRASI

Değerlere sahip olmakmı, kadar Sahip Çıkmakmı; Zor...

Hollanda`nın 1970 li yıllarda düzenleyeceği turnuvaya katılmak üzere Türkiye Judo Federasyonu en iyileri götürmek amacı ile turnuva düzenlemişti. Rahmet olsun Beylerbeyi Judo Kulübü Başkanı Köşk Emin lakaplı hocamızda üç aylık judocu olmama rağmen tecrübem olsun diye Burhan Felekte yapılan müsabakalara beni de yazdırmıştı.71 kg da pul usulü olan müsabakalarda on maç yapmış hepsini kazanmış ve finale kalmıştım.

Büyük bir sürprizdi ve herkes şaşkındı. Bazıları benim beyaz kemer olduğuma inanmamıştı. Çünkü rakiplerim arasında milli judocular vardı. Bölge, İstanbul, Türkiye Şampiyonları, dönemin en kuvvetlileri; Erdallar, Mehmetler, Mustafalar vardı. Neyse final maçı öncesi rahmetli hocam büyük bir mutluluk ile ikinciliğimi tebrik edip birincilik için çıkacağım maçta rakibim Mehmet`in kırma boğma ve yer tekniklerinde çok kuvveli olduğunu kendimi sakatlamamamı ikinciliğin fevkalade bir derece olduğunu kendime dikkat etmem gerektiğini söyledi ve beni mindere final maçına çıkardı. Maç çok çekişmeli ve zorlu geçmesine rağmen rakibimi yendim ve 11 galibiyetle hiç yenilmeden birinci oldum.


Maçları yarım yamalak teknikler ve güç ile aldığım için beni Hollanda ya götürmediler. Gayet makul. Milli olan birisinin her yönüyle temsil kabiliyeti olması gerekirdi. Fakat birincilik kürsüsüne çıkarmadıkları gibi madalya da vermediler. Daha da kötüsü dönemin görevlileri ``Aferin, büyük bir başarı gösterdin, seni tebrik ediniyoruz´´ dahi demediler. Neyse ki rahmetli hocamın tebriki ve Beylerbeyinde Kazımın Pastanesinde ısmarladığı sıcak süt en büyük teşvik olmuştu.


Aradan otuz küsür yıl geçti. Camiamızın tanıdığı Aydın Susuz un teşviki ile 15 Kasım 2008 de Prag Masterlar Avrupa Şampiyonasına katıldım. Ağır Sıklette dereceye girdim. Müsabıklık heyecanı yine beni sardı.27&8211;31 Mayıs 2009 da Almanya Sindenfingen de yapılan uluslararası dünyanın ilk resmi Judo Masterlar Şampiyonasına katılmak için Federasyona aralarında eşimin de bulunduğu 7 sporcu müracaat ettik. Sağ olsun Federasyonumuzda Pasaport Şubesine yazı yazdı ve Almanya ya intikal etik. Almanya dan da Şampiyonaya katılan 3 Türk sporcu vardı. Ama bir Türk sporcusu ise Almanya adına müsabık idi. Biz dokuz sporcu sıkletlerimizde inanılmaz mücadele verdik.


Samsun Bölgesinden Hasan İmamoğlu ve Mustafa Balcı adeta destan yazdırdılar minderlere. Mustafa Balcı ilk gün bronz madalyayı kazanırken dünya üçüncülüğü bile bizleri çok mutlu etti. Ayın otuzunda ise İmamoğlu ve ben güçlü Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında dereceye girmiş, şampiyonlarla yaptığımız maçlarda her ikimiz de dünya yedincileri olmuştuk. Ama en büyük sürpriz ise Bayanlar Ağır Sıklette eşim Aynur (Akgün) Hacımustafaoğlu Dünya ikinciliğini gümüş madalyayı Türkiye ye kazandırmıştır. Aldığımız bu dereceler ile 50 ülke arasında bayanlarda ülkemizi 10. sıraya, erkeklerde 29.sıraya ortalamada ise ülkemizi 27.sıraya oturttuk. Türkiye ye döndük.

Havaalanı pasaport çıkışında daha evvel aradığım televizyoncu haber müdürü arkadaşımın gönderdiği muhabir Aynur Hanımın ve benim açıklamalarımın ardından soru soruyor; ``İyi ama efendim, evde bir problem olunca nasıl çözüyorsunuz?´´ Dünya çapında dereceye girmenin ülkemiz açısından önem ve ehemmiyetini, göndere bayrağımızı çekmenin uluslar arası camiada ne anlama geldiğini anlatmaya çalışıyoruz. Yine soruyor. ``Problemleri evde mi, spor salonunda mı çözüyorsunuz?´´ Aynur Hanım anlatıyor. ``Anlam ve ehemmiyeti olan madalyasını gözü yaşlı Türk analarına, öksüz yetim kalmış şehit çocuklarına, toprağın bağrında yatan şehitlerimize ve Türk Milletine armağan ettiğini&8230; Ve O hala röportajı magazinleştirmeye çalışıyor. Yine aynı şeyleri soruyor. Sonraki gün bekliyoruz haber çıksa da görsek diye&8230; Birinci gün yok, ikinci gün yok ve hiç yok&8230;

İzliyoruz spor programlarını, haberleri&8230; Filanca ülkede kupanın ismi ve ülkenin ismi dahi Türkiye yi ilgilendirmeyen amatör tenis maçlarını tüm detaylarıyla öğreniyoruz. Merak ediyorum Türk Milletini mutlu edecek bir haberden insanımız neden mahrum ediliyor? Dünya Şampiyonluğu bu Çelik Çomak ta olsa Cam Kırma yarışması da olsa bir dünya şampiyonası ve olimpiyatlarda kabul edilmiş bir spor branşı ve Türkiye`de de federasyonu var. Eş dost akraba bu başarıyla ilgili bir şeyler diyor. En enteresanı ise çok yakınımızın Aynur Hanım ın dünya ikinciliğini öğrendiğinde söylediği veciz sözdü.´´iyi iyi zaten sıkılıyordun sana da bir değişiklik oldu gittin Almanya ya hangi şehirleri gördün kızım? Hiç tanıdık bizden kimseleri gördün mü?´´ Takdir yok. Neyse! O bu işin önemini kavrayamamış olabilir Ya Federasyon? Açıp bir tebrik etmez mi? Vazgeçtik her şeyden Dünya Şampiyonasındaki Masterları Ödül Yönetmenliğinde yer verilmemesinden Türk Judosu adına Bir teşekkür, takdir yok mu? Bu kadar ucuz mu? Dünya Şampiyonluğunda 2.lik 3.lük 7.lik&8230; Onurlu bir sporda Türkiye yi literatüre geçirenlere Aferin demek yok mu?

Demek ki hala 1970 li yıllarda kalmışız. O anlattığım gibi. Sağlıcakla kalın Kara kuşaklılar.

Metin Hacımustafaoğlu


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.